MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2835 E., 2025/518 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 50. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/158 E., 2023/248 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 12.09.1994 tarihinde ... Müşavirlik Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirkette çalışmaya başladığını, bu şirkette 04.08.2014 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, çalıştığı dönemde işveren tarafından sigorta girişinin yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini haklı olarak düşünmekte iken sonradan sürekli olarak giriş çıkış yapılmakla uzun dönemler sigortasız olarak çalıştırıldığını, çalışma süresi boyunca maaşının asgari ücret üzerinden hesabına yatırıldığını, bankaya yatan kısım dışında kalan ücretin elden verildiğini, davalının bu davranışı ile SGK'ya primlerinin eksik yatırıldığını, en son aldığı maaşın (Kasım 2013) net 1.800 TL olduğunu belirterek, Kuruma bildirilen fakat primleri yatırılmamış ya da eksik yatırılmış dava konusu çalışmalarının tespiti ve tescili ile bu çalışmalara ait yatırılmayan ya da eksik yatırılmış primlerin işverenden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, davacının asgari ücret ile çalıştığını, davacının çalıştığı dönem boyunca müvekkili şirket tarafından sigorta girişinin yapıldığını, sigorta primlerinin ödendiğini, davacıya ödenen ücretlerin ödendiği şekli ile prime esas kazanç olarak SGK'ya bildirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden ve esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne,
1-Davacının davalı işyerinde 15.04.1995-09.07.1995, 10.07.1995-15.04.1998, 03.01.2000-30.04.2000, 11.11.2000-23.05.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespitine,
2-Davacının prime esas kazancının 2011/1. dönem 1.994,84 TL, 2011/2. dönem 1.994,84 TL, 2011/3. dönem 1.994,84 TL, 2011/4. dönem 1.994,84 TL, 2011/5. dönem 1.994,84 TL, 2011/6. dönem 1.994,84 TL, 2011/7. dönem 1.954,34 TL, 2011/8. dönem 1.954,34 TL, 2011/9. dönem 1.954,34 TL, 2011/10. dönem 1.954,34 TL, 2011/11. dönem 1.954,34 TL, 2011/12. dönem 1.954,34 TL, 2012/1. dönem 1.904,84 TL, 2012/2. dönem 1.904,84 TL, 2012/3. dönem 1.904,84 TL, 2012/4. dönem 1.904,84 TL, 2012/5. dönem 1.904,84 TL, 2012/6. dönem 1.904,84 TL, 2012/7. dönem 1.850,84 TL, 2012/8. dönem 1.850,84 TL, 2012/9. dönem 1.850,84 TL, 2012/10. dönem 1.850,84 TL, 2012/11. dönem 1.850,84 TL, 2012/12. dönem 1.850,84 TL, 2013/1. dönem 1.812,74 TL, 2013/2. dönem 1.812,74 TL, 2013/3. dönem 1.812,74 TL, 2013/4. dönem 1.812,74 TL, 2013/5. dönem 1.812,74 TL, 2013/6. dönem 1.812,74 TL, 2013/7. dönem 1.769,84 TL, 2013/8. dönem 1.769,84 TL, 2013/9. dönem 1.769,84 TL, 2013/10. dönem 1.769,84 TL, 2013/11. dönem 815,93 TL, 2014/6. dönem 975,76 TL, 2014/7. dönem 1.657,34 TL, 2014/8. dönem 221,18 TL eksik bildirildiğinin tespitine,
3-Fazlaya ilişkin isteklerin reddine, “ karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1.Müvekkilin asgari ücretin ortalama 2,5 katı maaş aldığının, bordro, banka kayıtları, tanık anlatımları ve noter ihtarnamesi ile ortaya konmuşken, yalnızca eksik banka ödemeleri üzerinden değerlendirme yapılmasının hakkaniyete ve delillerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesine aykırı olduğunu,
2.Müvekkile maaş ödemesi sadece şirket hesabından degil, zaman zaman şirket yetkilisi ... tarafından da gönderildiğini,
Davalı Kurum vekili özetle;
Yeterli inceleme yapılmadan ve dava sübut bulmadan dosyanın karara bağlandığını, kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu,
Davalı şirket vekili özetle;
1.Davanın hizmet tespiti hükmüne ilişkin bölümü yönünden davacının kesintili çalışmaları dikkate alındığında, her bir çalışma dönemi açısından hak düşürücü sürenin geçtiğini,
2.Davanın 17.06.2019 tarihinde açıldığı dikkate alınarak 17.06.2014 tarihinden önceki prime esas kazanç tespitine ilişkin taleplerin de hak düşürücü ve zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini,
3.Esasa ilişkin olarak, davacının, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen çalışma süresi dışında herhangi bir çalışmasının bulunmadığını,
4.Davacıya ilişkin sigorta hizmet dökümü kayıtlarının incelenmesinde, davacı yönünden 1995 yılının 2. döneminde 45 gün ve 3. döneminde 75 günlük hizmetin diğer davalı SGK'ya bildirildiğinin görüldüğünü, bu dönemin Mahkemece tespit hükmü kurulan dönemin içerisinde kaldığını, bildirim bulunan süreler yönünden mükerrer tespit yapıldığını,
5.Mahkemece davacının 11.11.2000-23.05.2000 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiğini, bu hükümden davacının hangi tarihler arasındaki hizmetinin tespit edildiğinin anlaşılamadığını,
6.Mahkeme kararında, davacının prime esas kazancının tespitine yönelik herhangi bir gerekçeye yer verilmeden bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulduğunu,
7.2011/1. dönem bordrosunun incelenmesinde, davacı yönünden brüt 796,50 TL ücret tahakkukuna yer verilmiş olup, prime esas kazanç olarak da bu miktarın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiğini, davacının prime esas kazancının 2.791,34 TL olarak tespit edilmesini gerektirecek herhangi bir yazılı belge bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.
A.Hizmet tespitine ilişkin olarak:
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada davacının hizmet talebine yönelik olarak kabul kararı yerinde ise de, infaza elverişli bir hüküm kurulmamış, hüküm fıkrasında bazı tarihlerin de (11.11.2000-23.05.2000) sehven yanlış yazıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, mükerrer tespite yol açılmaksızın, bildirilen süreler dışlanmak suretiyle tam olarak kaç gün hizmetin geçtiği belirtilerek karar verilmesi gerekmektedir.
B.Prime esas kazanç tespitine ilişkin olarak:
1.Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas-2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas-2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas-2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas-2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas-2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Bunun yanında; 6100 sayılı HMK.'nın "senede karşı tanıkla ispat yasağı" başlıklı 201. maddesinde ise "Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz" hükmü yer almaktadır.
2. Yukarıda belirtilen ilgili hukuk kuralları uyarınca somut olaya dönüldüğünde, prime esas kazanç tespitine ilişkin yapılan araştırma eksiktir. Mahkemece, 2011 yılının 1.ayına ait bordro esas alınmak suretiyle kabul kararı verilmişse de, bu belge yalnızca ait olduğu ay için hüküm ifade eder. Bu nedenle, sonraki süreler yönünden ayrıca araştırma yapılması gerekir. Kaldı ki, belge içeriği ile davacının son aya ilişkin olarak bildirdiği net 1.800 TL ücret arasında çelişki bulunmaktadır. Mahkemece, davacının son ücretinden daha yüksek bir miktar, 3 yıl öncesi için belirlenmiştir. Bu durum çelişkiye yol açtığı gibi, kabule göre de talep miktarının aşıldığı dikkate alınmamıştır.
3.Mahkemece yapılacak iş; dosya kapsamında yer alan banka kayıtları, yazılı deliller, yukarıda açıklanan yasal mevzuat, Yargıtay uygulamaları ve ispat sınırı da gözetilmek suretiyle değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.