MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/404 E., 2025/543 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samandağ 3. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/23 E., 2024/338 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin ... adresinde faaliyette bulunan ... Toptan Tekel Satışı iş yerinde 01.03.1995 - 31.12.2000 tarihleri arasında sekreter, satış elemanı, muhasebe elemanı olarak kesintisiz olarak çalıştığını, SGK'nın denetim eksikliği nedeniyle işe giriş bildiriminin geç yapıldığını, sürekli çalıştığı ancak çalışmaya devam etmesine rağmen işten çıkış bildiriminin yapıldığı, 17.07.2018 tarihinde SGK'ya müvekkiline yaşlılık aylığı bağlanması amacıyla başvuruda bulunulduğu, SGK cevabında 5075 günlük sigortalı olma şartının yerine getirilmediğini ve talebin reddedildiğini iddia etmiş, müvekkilinin 17.07.2018 tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti yönünden kurumlarının fer'i müdahil konumunda olduğundan bu talep yönünden kurumun davalı konumundan çıkarılarak fer'i müdahil konumuna alınmasını talep ettiklerini, davacının ... işyerindeki çalışmalarının 02.06.1995 tarihli işe giriş bildirgesi işe başladığının bildirildiği, 1995/2. dönem 65... /3. dönemde 86 gün bildirim yapıldığı, bu sürenin gelecek şekilde boşlukları dolduracak şekilde 01.08.1995 tarihine kadarki süre için doğum borçlanması yaptığı, aynı işyerinden 1996/1. dönemden itibaren 27.02.1998 tarihli işten çıkış bildirgesi verilene kadar çalışmalarının bildirildiği bildirge ve bordrolara göre hizmetlerinin tespit edildiği, hizmetler için davanın hizmetin sona erdiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerektiğini, davanın açılma tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığını, çalışma olgusunun hizmet akdine dayanıp dayanmadığı, hizmet akdinin unsurlarından ücret, süreklilik ve bağımlılık unsurlarının varlığının araştırılmasını, ücret bordrolarında adının, imzasının bulunup bulunmadığının incelenmesini, vergi kayıtlarından davacıya stopaj yatırılıp yatırılmadığının tespit edilmesini, işe giriş bildirgeleri üzerinde imza incelemesi yaptırılmasını, işyerinde yapılan işin niteliğinin araştırılmasını, bordrolarda kayıtlı ismi geçen çalışma arkadaşları ile işyerinde müdür, şef konumundaki kişilerin tanık olarak dinlenmesini, tahsis talebini takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemi de yasalara aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının belirttiği tarihler arasında iş yerinde çalışmadığını, müvekkilinin işletmesinin tekel ürünlerinin satışı yaptığını, işletmede tüm çalışanların sigortalı olarak çalıştırıldığını, sigortasız işçi çalıştırmadıklarını, tüm çalışan bilgilerinin Tekel'e bildirildiğini, iddia edilen dönemin tekel kayıtlarının getirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın çalışmalarına ilişkin çok eski tarihli olduğundan herhangi bir kayda rastlanamadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1-Davacının 02.06.19 95... .09.2000 tarihleri arasında davalının iş yerinde kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine,
2-Davacıya tahsis talep tarihini takip eden 01.08.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
3-Fazlaya ilişkin isteklerin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 2025/404 Esas sayılı dosyasından verilen 28.02.2025 tarihli ara karar ile davacının taleplerinden yaşlılık aylığı bağlanması talebi yönünden tefrik kararı verilmiş, davaya hizmet tespiti talebi yönünden devam edilerek Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili dilekçesinde özetle; hizmet tespiti yönünden talep hakdüşürücü süre olduğunu, 5 yıllık hakdüşürücü sürenin başlangıcının, çalışmaların sona erdiği yılın sonu olan 31.12.2000 tarihinde başlamış olup 5 yıllık hak düşürücü süre 31.12.2005 tarihinde dolduğunu, dosyada tanık beyanı dışında çalışmayı ispat edici bir belge veya bir bilgi bulunmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin ve İstinaf Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık konusu; hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1-Dava, 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde Mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
2-Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce Hâkim, m. 31... /1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır.
Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3-İncelenen dosyada; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davacının 02.06.19 95... .09.2000 tarihleri arasında davalının iş yerinde kesintisiz ve tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiş ise de hüküm eksik araştırmaya dayalıdır. Davacının beyanı somutlaştırma yükü kapsamında alınmalı, davacının hangi adreste kimlerle çalışmaya başlayıp, ne zamana kadar çalışmasını sürdürdüğü, iş yerinin taşınıp taşınmadığı, adresi, komşu iş yerlerinde çalışanlar sorulmalı, davacının iş yerinin ... Şubesi'nde çalıştığını iddia ettiği dikkate alınarak bu iş yerinin açılış-kapanış ruhsatları Belediye ve Vergi Dairesinden sorularak araştırılmalı, iş yerinin taşınma adresinden de komşu iş yerleri tespit edilerek, burada çalışanlar tanık olarak dinlenilmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde tereddütsüz şekilde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.