MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1766 E., 2025/1087 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/21 E., 2024/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle ve temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ...Metal isimli işyerinin ... Şubesinde Haziran 2010 tarihinde satış nezaretçisi olarak işe başladığını, 02.02.2011 tarihinde işveren tarafından görev tanımında yer almadığı halde .../... mevkinde tamirat ve tadilat işi yapmak üzere görevlendirildiğini, inşaattan çıkan molozu kamyonetten çöpe atarken iş kazası meydana geldiğini ve bu kaza neticesinde %18 maluliyetinin meydana geldiğini, kanun maddesi uyarınca işverenlerin işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç gereçleri noksansız bulundurmak, işçileri de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü olduklarını, işverenlerin işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorunda olduklarını, şahsının söz konusu iş kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların davalı işveren tarafından söz konusu kanun hükmü kararı gereği tazmin edilmesini sağlamak amacıyla işbu davayı açtıklarını talep ve beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde hiçbir şekilde görev tanımında yer almamasına rağmen tadilat işi yaptığını ve molozu kamyonetten çöpe atarken kaza geçirdiğini ikrar ettiğini, somut olayda, küçük bir tesisat neticesinde ortaya çıkan 1 kova moloz, kapalı araç starex model araç içerisinde tüm teçhizatla işletmeye geçmesi talimatıyla davacıya teslim edildiğini, davacının kendi hür iradesiyle, hiçbir zorlama ve talimat altında olmaksızın araçla seyir halindeyken aracı durdurup kovayı atma gereksinimi duyduğunu, davacının biten iş neticesinde araçta bulunan 1 kova molozu, müvekkilinden talimat almaksızın kendi hür iradesiyle araçtan atmak istediğini, müvekkilinin ya da yetkilinin, davacıdan moloz dökmesi yönünde bir isteği talebi hiçbir suretle bulunmadığını, bu bağlamda, müvekkil veya bir yetkili tarafından davacıya, araçta bulunan 1 kova molozu dökmesi yönünde talimat, emir verilmesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, hiçbir şekilde kendisine talimat verilmeyen davacının kendi hür iradesiyle yaptığı 1 kova moloz dökme faaliyeti ile müvekkili arasında illiyet bağı kurulmaya çalışılmasının objektif hukuk nezdinde mümkün olmadığını, davaya konu somut olayda müvekkilinin ya da çalışan tarafından, davacıya araçta bulunan 1 kova molozu dökme görevi verilmediğini, bu realite ışığında vuku bulan olayın iş kazası olarak addedilmesinin objektif hukuk nezdinde mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Meydana gelen iş kazasında davalının kusurunun bulunmadığını,
b. Maluliyet oranının hatalı belirlendiğini,
c. Tazminata esas ücretin hatalı belirlendiğini beyan etmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından; davacı vekilince dava dilekçesinde kazalının ücretine yönelik beyanda bulunulmadığı, yine kayıtlardaki ücretin inkar edildiğine dair beyanın yer almadığı, hükme esas alınan 28.11.2023 tarihli hesap raporunda davacının ücretinin asgari ücretin 1.24 katı olduğu tespiti ile hesaplama yapıldığı, ancak bu tespite nasıl varıldığının anlaşılamadığı ve raporda bu yönde açıklama bulunmadığı, dosya içerisinde yer alan ücret bordrolarında davacının ücretinin asgari ücret olduğunun anlaşıldığı, davacı vekilince rapor gibi maddi tazminat talebinin arttırıldığı, Mahkemece anılan raporun hükme esas alınması suretiyle davacı lehine 658.069,56 TL maddi tazminata karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş kazasına maruz kalan sigortalının veya ölümü halinde desteği altında bulunanların maddi zararlarının hesabında gerçek ücretin esas alınması koşuldur.
Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda davacının ücretinin inkar ve itiraza uğramayan ücret bordrolarına göre asgari ücret olarak yer aldığı anlaşılmakla ücretin asgari ücretin 1.24 katı olduğu tespitine ilişkin açıklama ve tespit yer almayan hesap raporuna itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı itirazları ve dosya kapsamındaki tüm delil ve belgeler değerlendirilerek davacı kazalının ücretini tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlemek suretiyle belirlenecek ücreti davacı vekilinin temyiz isteminin bulunmadığı gözetilerek hükme esas alınan 28.11.2023 tarihli rapora uygulayarak (bu rapordaki verileri dikkate alıp, bu raporda işlemiş (bilinen) devre sonu tarihi dâhil bu verileri değiştirmeden, bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki değişiklikleri de rapora yansıtmamak) davacının maddi zarar miktarını belirlemek ve sonuç olarak taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeten bir karar vermekten ibarettir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.