MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2294 E., 2025/1205 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/384 E., 2023/818 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 22.11.20 04... .12.2013 tarihleri arasında dönemsel olarak davalı ... Bakanlığına bağlı ... ilçelerindeki ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında sınıf öğretmeni olarak çalıştığını, ancak çalışmalarının SGK'ya eksik olarak bildirildiğini, bu nedenle de eksik bildirilen prim günlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ders karşılığı ücretli öğretmen olarak haftalık 30 saate kadar olan sürede çalıştığını ve haftalık çalışmasının da 45 saatin altında olduğunu, 5510 sayılı Yasa'nın 80/h bendi gereğince de, davacının kısmi süreli çalışan olarak aylık toplam çalışma süresinin bir günlük çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesi suretiyle aylık çalışma gününün tespit edildiğini ve primlerinin de buna göre kuruma bildirildiğini, davacının eksik bildirilen prim gününün bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ilgili iş yerleri tarafından davacı ... adına aylık prim hizmet bildirgelerinde bildirilen gün ve kazançlar hizmet cetvelindeki gibi olup; davacı ...'a ait hizmet döküm cetveli ve iş yeri ünvan listesi dilekçeleri ekinde olduklarını, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğunu ve aksi ancak eşdeğerde bilgi ve belge ile ispat edilebileceğini, resmi belgelerin aksinin tanık ifadeleri ile ispatı mümkün olmadığını, fiilen çalışma olgusunun davacı tarafça ispatı gerektiğini, bunun ispatının ise yasaya uygun olarak hazırlandığı dönem bordrolarının verilmiş olması ve primlerin yatırılmış olması ile mümkün olacağını, bu nedenle davacının iddiasının resmi belgeler ile ispat etmesi gerektiğini, bununla birlikte davacının çalışma iddiasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ancak iddia tarihinde aynı iş yerinde çalışmış olan ve bordroda görünen tanıklarla kanıtlayabileceğini, bunun dışında tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığını, davacının resmi SGK kayıtlarına göre çalışmasının mevcut olduğunu, kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını, aksinin eşdeğere yazılı belge ve kayıtla ispatının mümkün olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde yapılan incelemede; davacının SGK kaydında olduğu gibi, 22.11.2004-02.12.2013 arasında davalı ... Bakanlığına ait ... ilindeki İlköğretim ve ortaokullarda hizmet akdi ile ek ders ücreti karşılığında ücretli sınıf öğretmeni olarak çalıştığı tespit edilmiştir. Bu tespit dahilinde de, davalı bakanlık tarafından dosyaya sunulan puantaj kayıtlarının ve aylık ücret ödeme bordolarının incelenmesinde de, davacının puantaj kayıtları ile ücret bordrolarının uyumlu olduğu ve davacının aylık ders çalışma süresine göre de, ücret bordolarındaki aylık ücretin değişkenlik arz ettiği, yine kadrolu öğretmenlerin haftalık 30 saat çalışmada bulundukları, davacının ise haftalık çalışma saatlerinin değişkenlik arz ettiği, bu kapsamda da davacının kısmi zamanlı çalışan ücretli öğretmen olarak, puantaj kayıtlarına göre aylık çalışma süresinin, günlük çalışma süresi olan 7,5 saate bölümü neticesinde de davacının aylık prim günlerinin 5510 sayılı Kanun'un 80/h bendine göre (Sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmi süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir) hesaplanarak, Kuruma bildirildiği anlaşılmış, yine 5510 sayılı aynı Kanun'un 80/j bendinde ise, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar dikkate alınmaz. Şeklinde düzenleme mevcut olup buna göre davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmiş olduğu tespiti ile davacının çalışma dönemi boyunca 506 sayılı Kanun'un dönemine isabet eden 01/10/2008 tarihine kadar olan dönemde, bir günlük çalışmanın 7,5 saat olduğu nazara alınarak davacınım kısmi zamanlı çalışan olarak aylık puantaj kayıtlarına göre yapmış olduğu çalışmasına göre bildirilmeyen eksik günler tespit edilmiş ve 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden itibaren ise, 80/j bendi gereğince, davacıya aylık ek ders ücretleri ödenen ücret bordolarındaki aylık brüt tutarlar, dönemsel günlük asgari ücret tutarına bölünmek suretiyle, davacının eksik bildirilen prim günleri aylık 30 günü aşmamak üzere tabloda tespit edilmiş ve buna 2004/11- 2008/5 arasındaki dönemde 2005/10. aya ilişkin bildirilen 15 gün dışında 4 günlük daha eksik bildirilen çalışmasının bulunduğu ve 2008/11-2013/11 arasındaki dönemde ise Kuruma bildirilen 414 gün dışında eksik 245 gün çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davacının davalı ... Bakanlığına ait İlk ve Ortaöğretim kurumlarında 22.11.2004-02.12.2013 arasında SGK'ya bildirilmeyen 249 gün eksik gününün olduğunun ve sigortaya bildirilen süreler dışında 249 gün daha sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal nitelikte Erzurum BAM 6. HD 07.10.2020 tarih ve 2019/1739E, 2020/1309K)" gerekçesiyle
"Davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı ... Bakanlığına ait İlk ve Ortaöğretim kurumlarında 22.11.2004-02.12.2013 arasında SGK'ya bildirilmeyen 249 gün eksik gününün olduğunun ve sigortaya bildirilen süreler dışında 249 gün daha sigortalı sayılacak şekilde çalıştığının tespitine,
26.12.2023 tarihli bilirkişi raporu ekindeki 2 sayfalık hesap tablosunun kararın eki sayılmasına," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre, davacının 02.11.2004-02.12.2013 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ... ilinin çeşitli ilçelerinde bulunan ilk ve orta öğretim kurumlarında ücretli öğretmen olarak çalıştığı, davacının çalıştığı süreye ilişkin olarak puantaj kayıtları ile ücret ödeme belgelerinin getirtildiği, buna göre davacının eksik bildirilen günlerinin tespiti edildiği anlaşıldığından kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin diğer kadrolu öğretmenler gibi çalıştığını, eksik günlerinin düşük tespit edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik ve hatalı olarak hazırlanan bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.