MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/437 E., 2025/1045 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/264 E., 2024/386 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 1993 Eylül ayından 28.02.2001 tarihine kadar kesintisiz davalı ...’in işçisi konumunda sıva işçisi olarak çalıştığını, davacının hatırladığı kadarıyla sırasıyla inşaatlarında çalıştığı Ankara Mamak ilçesinde bulunan apartmanların, “... Mah. ... Sok. No: ...”, “... Mah. ... Cad. No: ...”, “... Mah. .... Sok. No: ...”, “... Mah. .... Sok. No: ...”, “... Sok. ... Sok. No: ...”, “... Mah. .... Sok. No: ...” adreslerinde bulunan apartmanlar olduğunu, davalı işverenin 2000 Ocak ayından sonra bir kısım çalışmaları SGK’na bildirmiş ise de 1993 yılından itibaren kesintisiz süren çalışmaların büyük bir çoğunluğunun Kuruma bildirilmediğini ve primlerinin yatırılmamış olduğunu, davacı yönünden hak düşürücü sürenin sözkonusu olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının Eylül 1993 ayı ile 28.02.2001 tarihleri arasındaki Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının olduğunun tespitine ve davalı Kurum kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde özetle, kendisinin yap sat müteahhitliği yaptığını, her yaptığı binayı ruhsat aşamasından itibaren olağan şartlarda 12 ay ile 18 ay arası bir sürede bitirdiklerini, sıva işçisinin işin büyüklüğüne göre birkaç ay çalışabildiğini, tam yıl çalışma olmadığını, iş bittiğinde işten ayrıldıklarını, işyerinin sıva işçisine sürekli iş verecek kapasitede olmadığını, sıva işçilerinin geçici çalışan işçiler olduğunu, ayrıca hava sıcaklığı eksi derecede olduğunda sıva işi yapılmadığını, buna göre de Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart, Nisan aylarında sıcaklığın eksi derecede olduğunda sıva işi yapılamadığını, Ankara’da sıva işçinin 1 yıl boyunca aralıksız çalışamayacağını, davacıyı 1993 yılında değil yıllarca sonra tanıdığını, çalıştığı süreleri de SGK’ya bildirdiğini, aralıklı olarak kısa çalışmaları olduğunu, davacının kendisinin söylediğine göre iki yıl süre ile Yozgat’ta münibüs ile yolcu taşımacılığı yaptığını, başka inşaatlarda çalıştığını, Mart 2004 yerel seçimlerinde ... beldesinde belediye meclis üyesi olarak seçildiğini, belediye meclis üyesi olarak yurt dışına gittiğini ve orda kaçak işçi olarak çalıştığını, yakalanarak Türkiye’ye iade edildiğini, davacının Türkiye’ye döndükten sonra 1 adet inşaatında sıva işinde çalıştığını, çalışmasının Kuruma bildirildiğini, başkaca çalışmasının olmadığını, davacının kendisine emekli olmak için geriye dönük çalışmaları ile ilgili dava açmayı, kendisinin de kabul etmesini teklif ettiğini, ancak kendisinin bu teklifi reddettiğini, iddialarının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... sicil sayılı davalıya ait işyerinden bildirilen 2000/3 dönemi 30 günlük ve ... sicil sayılı davalıya ait işyerinden bildirilen 2000/2 dönemi 120 gün hizmet yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer süreler yönünden talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından ve dinlenen kamu tanık beyanlarından, kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin ve davalı ...'in istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.