MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2613 E., 2025/1507 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/130 E., 2023/225 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kurumuna bağlı ... Çankaya/Ankara adresinde bulunan ... Öğrenci Yurdunun D Blok kantinini işleten işverenin yanında, 1998 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarında, asgari ücret alarak çalıştığını, 2022 yılında EYT düzenlemelerinin gündeme gelmesi üzerine Kuruma başvurduğunu, Kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini, CİMER'e dilekçe yazdığını, başvurusu üzerine SGK Başkanlığı tarafından verilen cevapta, "tescil kayıtlarının tetkikinde 4/1-a sigortalı tescilinize ve sigorta sicil numaranıza rastlanamamış olup, isimleri yazılı olan şahısların da 1998 yıllarında herhangi bir çalışmasına rastlanılmadığından hakkınızda yapılacak herhangi bir işlemin bulunmadığı" şeklinde cevap verildiğini belirterek ... Öğrenci Yurdunun D Blok kantinini işleten işveren yanında, 1998 yılı Ocak-Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın beş yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, Kurumca tesis edilen işlemlerin kanuna ve mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile hizmet tespiti davalarının, kural olarak bu ödevi yerine getirmeyen iş verene karşı açılması gerektiği, davalı iş verenin isim ve adresini bildirmesi için davacıya bir hafta kesin süre verildiği, verilen süreye rağmen iş verenin isim ve adresinin bildirilmediği, bu durumda HMK'nın 119/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet süresinin tespiti için dava açtığı, ancak dava dilekçesinde işverenin davalı olarak adını ya da unvanını bildirmediği, verilen kesin süre içerisinde de söz konusu eksikliğin tamamlanmadığı anlaşıldığından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı asilin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı asil temyiz dilekçesinde özetle; işverenle ilgili bilgilerin Kurum tarafından bilinmesi gerektiğini, işverenin isim adresinin Kurumdan sorularak tespit edilmesi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı asilin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İşveren, 5510 sayılı Kanun’un 12. maddesinde; ...sigortalıları çalıştıran... kişiler...” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesi, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin kendisine yöneltilmesi zorunlu olan kişidir. Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Subjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Subjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır.
Açıklamalar ışığında eldeki dava incelendiğinde, Mahkeme tarafından Kuruma yazılan müzekkere cevaplarının olumsuz dönmesi nedeniyle, davacı asile, davalı işverenin isim ve adresini bildirmesi için davacıya bir hafta kesin süre verildiği, davacı asil tarafından verilen dilekçe de "... Kurumuna bağlı ... Çankaya/Ankara adresinde bulunan ... Öğrenci Yurdunun D Blok kantinini işleten işveren" olarak bildirdiği ancak Mahkeme tarafından kabul edilmemesi nedeniyle HMK'nın 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de bu karar usul ve yasaya aykırıdır.
Somut olayda; Mahkemece yapılacak iş, davacıya, fiilen hangi adreste çalıştığı, bu adresteki işverenin kim olduğu, işyerinin veya şirketin ünvanı gibi hususlar HMK'nın 31.maddesi kapsamında açıklattırılmalı, davacı asilin açıklamaları doğrultusunda davaya konu dönemde, bildirdiği adreste faaliyet gösteren gerçek kişi veya şirketin eksiksiz isim veya ünvanı, tüm ortakları SGK ile ... Kurumuna bağlı ... Öğrenci Yurdu Yönetiminden sorulmalı, ilgili yerlerden Ticaret Sicil kayıtları, vergi kayıtları getirtilmeli; işveren tespit edildikten sonra yöntemince husumet yöneltilerek taraflarca gösterilecek deliller ile kamu düzenine ilişkin davada davacı asilin çalışmasına ilişkin yeterli ve gerekli araştırma yapılmalıdır. Bütün deliller toplandıktan sonra, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilerek, yapılacak inceleme ile hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı asilin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.