MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2468 E., 2025/1355 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/138 E., 2023/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezince ... sicil sayılı iş yeri ile ilgili 19.04.2022 tarihli ve 2022/14876, 2022/14877, 2022/14878 takip no.lu ödeme emirleri düzenlendiğini, ödeme emrine konu borcun kaynağının, dava dışı ... ve Bilim Eğitim Hizmetleri A.Ş’nin 2019/09- 2020/02 dönemleri arasında tahakkuk eden prim, prim gecikme cezası, damga vergisi ve damga vergisi gecikme cezası olduğunu, davacının bu şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olduğunu ancak 10.02.2020 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlanan 04.02.2020 tarihli Genel Kurul kararı ile davacının ... Şirketindeki yetkisinin ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, borcun doğumuna sebep olan hukuki işlemlerin tamamının davacının yetki ve üyelik sıfatını kaybettikten sonra doğduğunu, bu sebeplere davacının sözkonusu borçlardan sorumluluğu olmadığını, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini, ödeme emri zarfında davacının hakları, itiraz süresi ve itiraz merciinin belirtilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının dava dışı şirketi tek imza ile temsil yetkisinin bulunmadığını, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca borcun şirketten tahsili yoluna gidilmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere söz konusu dönemde bu borcun ödenmemesi için haklı sebepler olduğunu, dava konusu ödeme emirleri ve borçların zamanaşımına uğradığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle sözkonusu işlemlerin tedbiren durdurulmasına, 2019/9, 2019/10, 2019/11, 2020/01, 2020/2 ay dönem borçları için düzenlenen 2022/14876, 2022/14877, 2022/14878 takip numaralı ödeme emirlerinin davacı yönünden iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, Kurum tarafından yapılan incelemede, davacı ...’in 28.11.2017 tarih ve 9461 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 473. sayfasında bahse konu iş yerinin önceki iş yeri unvanı Zülal Teknoloji Anonim Şirketinin Yönetim Kurulu Üyesi seçildiğinin anlaşıldığını, görev süresince oluşan borçlardan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince sorumlu olduğunu, davacıya gönderilen ödeme emirlerinde hukuki uyuşmazlık bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya Ulucanlar SGM tarafından gönderilen 2022/14876-14877-14878 takip no.lu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, davanın 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, ödeme emirlerine konu borçların dava dışı ... Öğretim Kurumları A.Ş.'nin prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçlarına ilişkin olduğu, davacının 03.02.2020 tarihine kadar ... ve Bilim Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, ... Öğretim Kurumları A.Ş.'nin 06.10.2020 tarihinde ... ve Bilim Eğitim Hizmetleri A.Ş.'ye devredildiği, davacının devir öncesinde şirketin yönetim kurulu üyeliğini bıraktığı, devir alınan şirketin devir tarihi öncesi borçlarından sorumlu olmadığı anlaşıldığından kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte müvekkili Kurumun mevcut yasal düzenlemelere uygun davrandığını, ancak davacının dava açıldıktan sonra verdiği itiraz dilekçesine göre müvekkili Kurumun yaptığı işlemleri geri aldığını, bu durumun davanın konusuz kalması anlamına geldiğini, bu durumda ise müvekkili Kurumun dava açmaya sebebiyet vermediği dikkate alınarak müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bu durumun aksine davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.