MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2713 E., 2024/2076 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/205 E., 2022/399 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdine dayalı olarak dava dışı 83262... sicil sayılı Rekabet Ticaret ünvanlı sicil numaralı "... Çarşısı 2. Blok 30/A Konya" adresinde 01.10.1992 tarihinde çalışmaya başladığını ve işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiğini, işe giriş bildirgesine istinaden 1 günlük hizmet verilmesine ilişkin talebe Kurumca cevap verilmediğini beyanla 01.10.1992 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine ve aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtları incelendiğinde davacı ...'in, 01.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, ancak işvereni tarafından verilen dönem bordrolarında adı bulunmadığından, sigortalı adına bildirilen herhangi bir hizmete rastlanılmadığını, Kurum işleminin usul ve kanuna uygun olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı adına düzenlenmiş Kurum kayıtlarına 02.11.1992 tarihinde intikal eden 01.10.1992 işe başlangıç tarihli dava dışı 83262 sicil sayılı işyerince bildirilen işe giriş bildirgesi esas alınarak davacının dava dışı işyeri nezdinde 01.10.1992 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitine, aksine 29.04.2009 tarih 4973228 sayılı Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 6., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı Rekabet Ticaret-M.... . ünvanlı işverenin 83262 sicil. no.lu ... çarşısı 2. Blok No:30/A Konya adresli işyerinden işe giriiş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin 05.02.1992-12.06.1992 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerine ait 1992/3. dönem bordrosunun dosyaya geldiği, 8 sigortalının bildirilmiş olduğu, bunlardan 4 ünün dinlendiği, davacının ve tanık anlatımlarından işverenin poşet imalatına ilişkin Organize Sanayi Bölgesinde bir imalat yerinin bir de ... Çarsşısında ayrı bir işyerinin olduğunu belirttikleri, ayrıca davacı beyanında kendisinin ... Çarşısındaki işyerinde tek işçi olarak kendisinin çalıştığını beyan ettiği, öte yandan dinlenen tanıklardan ..., ..., ...'ün imalat yapılan yerde çalıştıklarını beyan ettikleri ve davacıyı hatırlamadıklarını beyan ettikleri, davacı tanığı ...'nın ise işyerindeki ilk çalışmasının 01.03.1993 tarihinde başladığı, komşu işyeri araştırması yapılmadığı, anılan tanık ile işyerinden çalışması olmayan diğer davacı tanıklarının beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, dinlenmeyen diğer bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının çalışmasının geçtiğini beyan ettiği, işe giriş bildirge adresinde yer alan işverenin .... Çarşısı 2. Blok No:30/A Konya adresine dava konusu dönemde komşu işyeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, emniyet, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, öte yandan davacıyı tanımadığını ancak davacıdan önce aynı adresli işyerinde çalıştığını beyan eden bordro tanığı ...'nin anılan işyerine dava konusu dönemde komşu işyerleri olarak belirttiği işyerleri ve çalışanları da tespit edilerek sigorta, vergi kayıtları getirtilerek dinlenmeli, komşu işyeri ve çalışanları ya da diğer işyeri çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
5. Kabule göre de davacının (1) gün süre ile çalışmasının tespitinin yanı sıra sigorta başlangıcının tespitine ilişkin de talebinin bulunmasına karşın sigorta başlangıcına ilişkin hüküm tesis edilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.