MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/324 E., 2024/256 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı Kurum ve davalılar ... ... A.Ş., ..., ... Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; .... Tic. Ltd. Şti. iş yeri işçilerinden...’nın 06.08.2005 tarihinde 31... plakalı servis aracı ile işe giderken meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalının yakınlarına gelir bağlandığı bu kazadan dolayı toplam 86.562,76 TL Kurum zararı oluştuğunu, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/1 E. sayılı dosyasında açılan davada olayın meydana gelmesinde maktül sürücü ...’ın 1. derecede asli kusurlu, sanık ...’in 1. derecede asli, dolumu yapan ... Firması adına ...’ın 2. derecede tali kusurlu olduğu, tankerin ... sertifikasının bulunmadığı, ... belgesi olmadığının belirlendiğini, ...’ın kullandığı 73... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, taşıma işini yüklenen ...... Şirketinin taşeronu ...... Şirketinin standartlara uygun olmayan tankerlerle taşımacılık yaptığını, ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir raporu olmayan şoför çalıştırdıklarından müştereken sorumlu olduklarını beyanla, Kurum zararı olan 14.205,97 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesini talep etmiş ve bilahare verdiği islah dilekçesiyle de bu talebini 86.562,76 TL'ye çıkarmış ve bu miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılardan ... ... A.Ş. ve ... vekili; müvekkili şirket ile sigortalının vefatı ve Kurumca yapılan giderler arasında illiyet bağının bulunmadığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
... ... Sigorta... Şirketi vekili; kazaya karışan aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalandığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçedeki limit ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 11.02.2008 tarihli kararıyla; davanın kabulüne, 86.562,76 TL Kurum zararının, 80.393,43 TL'lik gelire 15.12.2006 tarihinden, 5.039,05 TL iş göremezlik ödeneği ile 1.127,28 TL hastane masrafının sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına uygulanacak yasal faizin 11.12.2007 tarihinden itibaren yürütülmesine) karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2008 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili, ... Sigorta A.Ş., ... A.Ş., davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin, Mahkemece, kimya, makine ve maden mühendisi bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş ise de; öncelikle anılan iş kazası sonucu hak sahiplerince açılan tazminat davalarının bulunup bulunmadığı ve akıbeti araştırılarak, Gaziantep 2. Ağır ceza mahkemesinin 2012/248 Esas sayılı ceza davasının kesinleştiği anlaşılmakla, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile mahkum olanlara herhalde bir miktar kusur verilmesi gereği gözetilerek, dava dışı işverenin de iş kazasında kusurunun bulunup bulunmadığını irdeleyen, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden iş kazasındaki tarafların sıfatları ve kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi bozma nedenidir, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın dahili davalı ... mirasçıları; ..., ..., ... yönünden usulünce açılmış bir dava bulunmadığından işbu mirasçılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile tazmini gereken 77.906,49 TL Kurum zararının; 72.356,79 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... mirasçıları dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitindeki teminat miktarı ile sınırlı) 1.014,55 TL tedavi giderinin sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... mirasçıları dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitindeki teminat miktarı ile sınırlı) 4.535,15 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin her bir ödeneğin ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile ... mirasçıları dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (sigorta şirketi yönünden poliçe limitindeki teminat miktarı ile sınırlı) fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı Kurum vekili;
Kusur oranına itiraz etmemekle birlikte davalı Sigortalı ...’ın kusur oranının tenzilinin hatalı olduğunu, alacağın %100'üne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
2-Davalılar ... ve ... ... ... A.Ş. vekili;
Kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini,
Tazminat davasındaki ödenecek miktarın dikkate alınmadığını,
3-... (... Sigorta A.Ş.) A.Ş. vekili;
Sigortalının açtığı tazminat davasına ödeme yapılması durumunda sigorta şirketinin ödeyeceği poliçe limiti kapsamında tazminatın aşılabileceğini, bu durumun araştırılmadığını,
Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.