MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/297 E., 2025/592 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/70 E., 2024/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.09.1998 tarihinden 31.05.2013 tarihine kadar aralıksız olarak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı birden fazla okulda temizlik işçisi olarak aralıksız çalıştığını, 15.09.1998 tarihinden 15.06.2004 tarihine kadar ... İÖO'da sigortasız olarak, 15.09.2004 - 15.06.2008 tarihleri arası ... İÖO'nda sigortasız çalıştırıldığını, 15.09.2009 tarihinden itibaren sigorta kaydı yapılarak çalıştırıldığını belirterek; 15.09.1998 tarihinden 15.06.2004 tarihine kadar hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı MEB vekili cevap dilekçesinde; davacı çalışmalarına dair talebin 5 yıllık hak düşürücü süresi geçtikten sonra açıldığını belirterek, hak düşümü nedeni ile davanın reddini reddini savunmuştur.
2.Feri müdahil SGK vekili, davayı kabul etmediğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile
Davacının davalı MEB'e ait Bahçelievler ... İlkokulu işyerinden,
25.09.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 95 gün,
01.01.1999-01.07.1999 tarihleri arasında 181 gün,
13.09.1999-31.12.1999 tarihleri arasında 107 gün,
01.01.2000-01.07.2000 tarihleri arasında 181 gün,
11.09.2000-31.12.2000 tarihleri arasında 109 gün,
01.01.2001-01.07.2001 tarihleri arasında 181 gün,
10.09.2001-31.12.2001 tarihleri arasında 110 gün,
01.01.2002-01.07.2002 tarihleri arasında 181 gün,
16.09.2002-31.12.2002 tarihleri arasında 104 gün,
01.01.2003-01.07.2003 tarihleri arasında 181 gün,
15.09.2003-31.12.2003 tarihleri arasında 105 gün,
01.01.2004-15.06.2004 tarihleri arasında 165 gün,
Yasal asgari ücretle 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
Davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız olup, hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 01.09.1998-31.05.2013 tarihleri arası davalı işyerlerinde sigortalı olarak çalıştığını gösterir yazılı belge olmadığını, davacı tanıklarının salt beyanları esas alınarak tespit talebinin kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın reddi gerektiğini, Kurumun işbu davada feri müdahil olduğundan kurum aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1-Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
2-Dosyanın incelenmesinde; davacının hizmet cetveline göre 01.11.2004-14.12.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 15.12.2009-30.06.2010 tarihleri arasında ... Ortaokulundan, 16.09.2010-30.06.2011 tarihleri arasında ... Temizlik Ltd. Şti.'nden, 10.09.2011-15.06.2012 tarihleri arasında yine ... Ortaokulundan, 18.09.2012-31.05.2012 tarihleri arasında ... Profesyonel Ltd. Şti'nden sigortalı bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacının 15.09.1998-15.06.2004 tarihleri arasında ... İlkokulu nezdinde hizmetlerinin tespiti talebiyle açılan davada Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, 2004 yılından itibaren davacının çalışmalarına ara verdiği açık olup, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşıldığından, davanın hak düşürücü süreden reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetlerine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla,
24.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava 15.09.1998-15.06.2004 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığına ait okullarda hizmet aktine dayalı olanak çalıştığının tespitine yönelik olup; mahkemece davacının yaz tatilleri haricinde çalıştığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce yapılan temyiz incelemesinde Sayın Çoğunluk tarafından, davacının çalışmalarına 2004 yılında ara verdiği, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuş olup aşağıdaki nedenlerle bozma gerekçesine katılmıyorum.
Davacı dava dilekçesinde 15.09.1998 tarihinde başlayan çalışmasının 15.06.2004 tarihinden sonra da devam ettiğini ancak bu tarihten sonra 15.09.2004-15.6.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bildirilerek çalıştığını, aynı işi yaptığını belirtmiştir. Davacının bu dönemde bildirilen sigortalılığı bulunduğundan bu dönem yönünden hizmet tespiti davası açmak zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu durumun davacı sigortalı aleyhine değerlendirilmesi ve bu dönemdeki fiili çalışmalarının sırf dava açılmadığı için yok sayılması da mümkün değildir. Mahkemece dava açılsın açılmasın fiili çalışmaları ve fiili çalışmalarının kesintili geçip geçmediği belirlenip, hak düşürücü süre buna göre değerlendirilmelidir. Mahkemece bu ara dönem 2926 sayılı Kanun kapsamındaki araştırma eksiksiz olarak yapılmadan, fiili çalışma olgusu ortaya konulmadan davacının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde yeniden davalının başka bir işyerinde yeniden işe girdiği gerekçesiyle hak düşürücü sürenini geçmediğine yönelik kabulü de bu nedenle hatalıdır.
Karar eksik araştırmaya yönelik olarak, davacının 2004 sonrası 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının araştırılarak gerçek bir sigortalılık olup olmadığı, bu dönemde hizmet akdine dayalı fiili çalışması olup olmadığı, varsa hangi işyerinde geçtiğinin tereddütsüz bir şekilde ortaya konulması, çakışan sigortalılık ortaya çıkmış ise irdelenip, davalı MEB işyerinde geçen geçerli bir çalışma kanıtlanmış ise 5 yıl içinde işverenin başka işyerinde yeniden işe girdiğinden hak düşürücü sürenin geçmeyeceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulması kanaatinde olduğumdan; Sayın Çoğunluk tarafından kesin bozma yapılması görüşüne katılmıyorum.