MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3836 E., 2025/379 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/589 E., 2023/688 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 05.07.1999 tarihi ile 01.11.2001 tarihleri arasında davalı bünyesinde işçi sıfatı ile çalıştığını, müvekkil davalı işveren yanında kesintisiz olarak çalışmasına rağmen, davalı tarafından müvekkilin 05.07.19 99... .11.1999 tarihleri arasındaki SGK primlerinin hiç ödenmediğini, müvekkilin primlerinin eksik ödenmesinden dolayı müvekkilinin emekliliğe hak kazanamadığını, müvekkilin davalı firmada ofisteki günlük işleri yapmakla görevlendirildiğini, davalı firmada çalışmaya başladığı 05.07.1999 tarihinden itibaren birçok tahsilat makbuzunda imzası bulunduğunu, ayrıca müvekkilin 15.11.1999 tarihinden önce davalı firmada çalışmaya başladığını gösterir kasa defterleri de mevcut olduğunu, bu kasa defterlerinde müvekkilin adının yazılı olduğu ne kadar maaş ödemesi yapıldığının belli olduğunu, 01.08.1999 tarihli kasa defterinde "... maaş" açıklaması ile 30.000.000 lira maaş ödemesi yapıldığının açıkça görüldüğünü, 05.07.1999 tarihinde davalı firmada çalışmaya başlayan müvekkilin 01.08.1999 tarihinde 1 aylık ücrete hak kazanması sebebiyle 01.08.1999 tarihli kasa defterinde yapılan maaş ödemesi görüldüğünü, ayrıca 16.08.1999 tarihli kasa defterinde müvekkilin adı bulunduğunu, müvekkilinin imzasını taşıyan 16.08.19 99... no.lu tahsilat makbuzunda .... A.Ş.'den 600.000.000 lira tahsilat yapıldığı 16.08.1999 tarihli kasa defterinde "..." açıklamasının karşısına müvekkilin tahsil ettiği 600.000.000 lira yazıldığını, bu durum da müvekkilin davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 15.11.1999 olmadığını gösterdiğini, müvekkilinin 15.11.1999 tarihinden önce davalı firmada çalıştığını tahsilat yaptığını, evraklarda imzasının bulunduğunin görüldüğünü, bu nedenlerle müvekkilinin Kuruma bildirilmeyen ve primleri yatırılmamış olan ve davalı işveren bünyesinde sürekli çalışmış olmasına rağmen 05.07.1999-15.11.1999 tarihleri arası çalışmaların tespiti ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı işyerinde çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının tespiti istemi ile açılan dava usul ve kanuna aykırı olup reddedilmesi gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından müvekkil Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddiaları müvekkil Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlarının olmadığını, bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine karar verilmesini, yukarıda sunulan dosya ve belgelerin huzurda görülen davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkeme tarafından re'sen celp edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hizmet tespiti talep ettikleri dönemin 05.07.19 99... .11.1999 tarihleri arası olduğunu, müvekkili için işe giriş bildirgesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiğini, hak düşürücü sürenin işlememesi gerektiğini, kararda atıf yapılan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.04.2023 tarihli 2022/10-213E-2023/356K sayılı ilamının 15.11.2022 olan dava tarihinden sonra verilmiş bir karar olduğunu, dava açıldıktan sonra Yargıtayın içtihat değişikliğine gittiğini ve işe giriş bildirgesinin sonra verilmesi durumunda hak düşürücü sürenin işleyeceği görüşününün benimsendiğini, söz konusu kararın sürpriz karar olduğunu, derdest olan dava için uygulanmaması gerektiğini, davacının davalı firmada yaptığı çalışmaların Kuruma 15.11.1999 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek bildirilmeye başlandığını, bu tarihten önce çalıştığına dair kasa defteri ve tahsilat makbuzlarında davacının adının yer aldığını, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.