MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/111 E., 2025/488 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/237 E., 2024/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının uzun süreden beri Türk vatandaşı olduğunu, davalının ise doktor olduğunu ve Büyükçekmece'de villa konumlu konutta oturduğunu, müvekkilinin 05.11.2004 tarihinden 16.01.2012 tarihine kadar sigortasız olarak davalının konutunda hizmet verdiğini, davacının kısa bir süre davalı yanında sigortalı olarak davalının villasında hizmetli/ev içi personel olarak çalıştığını, evin temizlik, bahçe temizliği ve çamaşır işlerini düzenli olarak yerine getirdiğini, ilk işe başladığı 2004 yılında 400 TL ayılk ücret ödendiğini, 2009-2010-2013 yıllarında ise net 750-TL aylıkla çalışmasının sürdüğünü, davacının çalışmasının sürekli olduğunu, yalnızca Pazar günleri ve dini bayramlarda izin kullandığını ileri sürerek, davacının 05.11.2004-16.01.2012 tarihleri arasında davalıya ait konut işyerinde hizmetli ev içi personel olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.01.2012-31.07.2013 tarihleri arasında davalının evinde sürekli ev hizmetlerinde çalıştığını, işten çıkarıldığında tüm tazminat ve ücret alacaklarının kendisine ödendiğini, ibraname verdiğini, davacının günde 4 saat çalıştığını, ancak sigortasının tam gün üzerinden ödendiğini, davacının 16.01.2012 tarihi öncesine ilişkin iddialarının doğru olmadığını, o dönemde davacının davalıya ait eve haftada 1 gün davacıya uygun olan değişik günlerde geldiğini, günde 4 saat olmak üzere 20 10... yıllarında çalıştığını, bu dönemlerde de geldiği her gün için o günkü asgari ücret düzeyinde ücretler ödendiğini, davacının çalıştığı bu sürelerin 4857 sayılı Kanun'un 63.maddesinde belirtilen haftalık 45 saatlik çalışma süresinin çok altında olduğunu, diğer yandan ev hizmetlerinde süreksiz olarak çalışanların 5510 sayılı Kanun'un sigortalı sayılmayanlardan olduğunun belirtildiğini, davacı işten ayrılırken imzaladığı ibranamede işe giriş ve işten çıkış tarihlerinin belirtildiğini ve davacının buna itirazının olmadığını, davacının aralıksız davalı nezdinde çalıştığını ileri sürdüğü tarihlerde başka yerlerde de sigortalı çalıştığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı iş yerinin 16.01.2012 tarihinde Kanun kapsamına alınıp faal olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği ve ücret konusunun titizlilikle araştırılması gerektiğini, Kurum'un resmi kayıtlarının incelenmesi, salt tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesinin gerekmesi halinde işi bilen, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmalarına dikkat edilmesi gerekiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı ... 10.08.2022 tarihli cevap dilekçesinde: davacıyı ismen tanıdığını, 2010 yılında kendisine dükkanında sigorta yaptığını, ancak gelip çalışmadığını, kendisini hiç görmediğini, bildiği kadarıyla davacının o dönemde Büyükçekmecede bir evde hizmetli olarak çalıştığını, kendi iş yerinde hiç çalışmadığını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, Davacının davalı ... nezdinde;
05.11.2004- 31.12.2011 tarihleri arasında (hükümde belirtilen sürelerde ve ücretle) çalıştığının tespitine, fazlaya yönelik istemin reddine, davacının ... sicil sayılı dahili davalı ... unvanlı iş yerinden bildirilen 09.02.2010 - 18.02.2010 tarihleri arasındaki bildirimlerinin iptaline, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili
Kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespit davasında eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.