MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1029 E., 2025/1124 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Isparta 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/63 E., 2024/294 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 13.06.2000 tarihinde davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adlı işyerinde iplik imalatı işi ve boyama işçisi olarak çalışmaya başladığını, işyerinde boya, kimya sanayi malzemeleri, hidrojen peroksit - amonyak - hidrosülfid ve asetik asit gibi kimyevi maddelerin kullanılarak hazır yün iplik, polyester, akrilik, pamuk türü, konfeksiyon, dokuma ve triko malzemeleri üretildiğini, davacının sağlam bir kişi olarak başladığı işinden bronş astımı hastalığına yakalanması sonucu işten çıkarıldığını, davacının sürekli olarak astım tedavisi gördüğünü, bu anlamda davacının Isparta İş Mahkemesinde 2009/482 Esas sayılı dosya ile maddi-manevi tazminat istemli dava açtığını, Mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2013/39 10... /10461 Karar sayılı ilamı ile bozularak dosyanın 2013/245 Esas sırasına kaydedildiğini, Isparta İş Mahkemesinin 2013 / 245 Esas sayılı dosyasının ara kararı ile meslek hastalığı ile ilgili tespit davası açmak üzere süre verildiğini, işbu sebeple davanın açıldığını beyan ederek, davacıda meydana gelen bronş astım rahatsızlığının davalı işyerinde çalışırken oluşmuş meslek hastalığı olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının maddi-manevi tazminat istemli açtığı davanın yargılamasında; Mahkeme heyeti ve bilirkişilerce teknik ve tıbbi incelemelerin yapıldığını, davacının iddia ettiği hastalığı ile ilgili bütün tıbbi veriler ve işyerinin teknik donanımı incelenmek sureti ile davanın reddine karar verildiğini, davacının iddia ettiği gibi işveren tarafından işten çıkarılmadığını, davacının 31.01.2009 tarihli dilekçesi ile kendi istemi ile işten çıktığını, davalı şirketin her türlü sıhhi ve teknik önlemlerin alındığı bir işletme olduğunu, davacının davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının davasını açmakta hukuki yararının olmadığını, davacının Isparta İş Mahkemesinin 2009/482 Esas sayılı dosyasında açılan maddi-manevi tazminat istemli davasının reddine karar verildiğini, kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2013/39 10... /10461 karar sayılı ilamıyla usuli bir eksiklik olan SGK'ya bildirimin yapılması gerektiğinden bozulduğunu, davalı Kurumun yasal mevzuat doğrultusunda işlem yaptığını, yapılan tespitle verilen kararların hukuka, usule ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Yargılama aşamasında, İzmir SGM 29/01/2020 tarihli rapor ile meslek hastalığı olmadığını, SSYSK 14.11.20 22... /22919 sayılı ikinci raporu ile 31.08.2022 tarihli ilk raporu teyitle meslek hastalığı olmadığını bildirmiştir. Bu aşamada dosya İstanbul ATK 3. İhtisas Dairesine gönderilmekle 08.06.2023 tarihli ön rapor ile bir kısım testlerin yaptırılarak ve tıbbi kayıtların kazandırılarak gönderilmesinin istendiği, bu amaçla davacının ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine sevkinin yapıldığı, davacı tarafından evrak kaydının yaptırıldığı fakat davacı muayene olmadığından rapor düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında adli yardım konusunda bir talep ve değerlendirme bulunmamaktadır. Yargılamanın mahiyeti gereği taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu, 7. ve 8.celse ara kararları ile de davacının aksi durumda SSYSK raporuna karşı itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı ihtarında da bulunulduğu görülmekle hükmün dosyadaki yazılara, Dairece benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Gerekçeli kararda da belirtildiği üzere davacının hastaneye sevki sonrasında evrak kaydını yaptırdığını, ancak kendisinin sağlık güvencesi olmaması sebebiyle muayene olamadığını, zira kendisinden ciddi anlamda muayene parası talep edildiğini, sosyal bir devlette sağlık güvencesi olmadığından, bu eksikliğin giderilememesinden dolayı davanın reddinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini,
2. Zira böylesi bir durumda Mahkemece muayene masrafının ileride davacıdan tahsil edilmek üzere adli yardım ödeneğinden karşılanmasına karar verilmesi gerekirken bu şekilde kolaya kaçılarak davanın ispat edilemediğinden bahisle reddedilmesinin, anayasal haklar olan yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkı çerçevesinde kesinlikle kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.