MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/602 E., 2025/882 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2024/159 E., 2024/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının Düzce ili ... ilçesinde ... Müdürlüğünde 1962 tarihi ile 1969 tarihleri arasında çalıştığını, 1969 tarihinde 18 yaşını doldurduğunu ve bu tarihten sonra 1 yıl 7 ay 14 gün daha ... Müdürlüğünde çalıştığını, daha sonra emeklilik için müracaat ettiğini, 2012 tarihinde emekli olduğunu, kendisinin emeklilik süresi ve hizmet tespiti süresi hesap edilirken ... Müdürlüğünde çalıştığını, toplam 972 gün süre tespit edildiğini, fakat 18 yaş üstü çalıştığı toplam 1 yıl 7 ay 14 gün hizmet süresine eklendiğini, daha önceki toplam 383 gün hizmetin 18 yaş altı olduğu için kabul edilmediğini, bu hususta tarafından davalı Kuruma başvuru yapıldığını, fakat 18 yaş altı hizmet süresi Kurumda gözüktüğü halde kabul edilmediğini, bunun yanı sıra ... Müdürlüğünde çalıştığı bütün sürelerin çıkarılarak taraflarınca davalı Kuruma ibraz edildiğini, sonuç olarak davalı Kurumda 15.09.1962 tarihi ile 15.09.1969 tarihleri arasında 1 günlük sigortalı olarak çalıştığının tespitiyle yargılama giderlerinin davalı Kuruma bırakılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuş, 12.06.2019 tarihli ıslah dilekçesinde davalılardan ... ... Müdürlüğünde 01.05.1965-01.05.1969 tarihleri arasındaki çalışmasının Emekli Sandığındaki hizmet sürelerine saydırılması isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, Sosyal Güvenlik Kurumunun fer'i müdahil olarak davada yer alması gerektiğini, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, bu sebeple hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, Mahkemede açılan davanın Kurum işleminin iptali olarak kabul edilecek ise Kuruma başvuru yapılmadan açıldığından dolayı davanın reddi gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... Genel Müdürlüğünün istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b.2 gereği, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davada iş mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ... Müdürlüğü nezdinde geçen çalışmalarının Emekli Sandığındaki hizmet sürelerine eklenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.