MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1032 E., 2025/1188 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/160 E., 2023/221 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı ...Ş.- ... İnş.... Ortaklığı yeraltı ... maden ocağında çalışmakta iken 21.05.2021 tarihinde iş kazası geçirdiğini, ilgili iş kazası sonucu müvekkilinin çalışma gücünün büyük bir kısmını yitirdiğini, kazanın meydana gelmesinde ve oluşumunda müvekkilinin hiçbir ihmali ve kusuru bulunmadığını, iş kazasına maruz kalmakla çalışma gücünü büyük ölçüde kaybederek bu güne kadar olduğu gibi geleceğe yönelik olarakta zararlara uğradığını beyanla maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.08.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini arttırmış ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, işbu davayı ... A.Ş. - ...... Ortaklığına karşı yönelttiğini, Türk Borçlar Kanunu 620 ve devamı maddeleri gereğince adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığını, öncelikle adi ortaklık aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacıların iş bu davayı belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açmakta hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu alacak, kesin ve tam olarak belirlenebilir bir alacak olduğunu, bu nedenle; davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, bundan başka; dava iş kazası nedeniyle maddi tazminat talebinden ibaret olup, dava açılmadan önce SGK'ya başvuru zorunluluğu dava şartı olduğunu, SGK başvuru şartını yerine getirmeyen davacının davasının reddi gerektiğini, davacı tarafın, ... A.Ş. - ...... Ortaklığı tarafından ... Mh, ... Sk, N:2 .../Manisa adresinde bulunan yer altı kömür madeninde tahkimatçı-enjeksiyoncu olarak çalışmakta iken 21.05.2021 tarihinde geçirdiği kaza sonucunda yaralandığını, işbu tazminat davasına bakmaya yetkili Mahkeme kazanın meydana geldiği yer mahkemesi olan ... İş Mahkemesi olduğunu, bu nedenle Mahkemenizin yetkisine itiraz ettiklerini; vekil eden şirketlerin davacının kazalanmasında kusuru bulunmadığını, SGK iş kazası teftiş tutanakları ve raporları, gerek kusur gerekse de kalıcı iş gücü kaybı oranı yönünden Mahkemeniz için bağlayıcı olmadığını, söz konusu tutanak ve raporlar ne yazık ki işverenler aleyhine olumsuz ön yargılar ile hazırlanmakta ve ortaya çıkan sonuç maddi gerçeği açıklamaktan uzak kaldığını, mahkemenin görevinin şüphesiz ki maddi gerçeğe ulaştığını, bu amaç doğrultusunda Mahkeme tarafından kaza mahallinde keşif yapılabilecek, kapsamlı bilirkişi raporları aldırılacağını, davacı işçinin, kalıcı işgücü kaybı (maluliyet) oranına ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen veya yargılamanın ilerleyen aşamalarında ibraz edilecek olan tüm tespit ve raporlara şimdiden itiraz ettiklerini, davanın ihbarını talep ettiklerini, vekil eden şirketlerin mevzuat gereği yaptırmış olduğu "maden yeraltı zorunlu ferdi kaza sigortası" ile mali ... sigortası poliçeleri kapsamında dava sonucundan doğrudan etkilenecek olan ..., ... Mahallesi ... Caddesi No:1 .../İstanbul ... .../İstanbul adresinde faaliyet gösteren... A.Ş.'ye davanın ihbarını ve davanın reddi talebinde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle;"..Davanın kısmen kabulüne,
1-Davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle talep ettiği 1.868.695,40 TL maddi tazminatın (taleple bağlı kalınarak) 21.05.2021 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının talep ettiği 200.000,00 TL manevi tazminatın 150.000,00 TL'sinin kabulü ile 21.05.2021 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Söz konusu iş kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını,
-Maddi tazminat hesabı için alınan veri ve donelerin hatalı olduğunu,
-Maddi tazminatın hatalı hesaplandığını, maddi miktarına itiraz ettiklerini,
-Müvekkilinin % 39,2 malüliyet için verilen 150.000,00 TL manevi tazminatın düşük kaldığını, manevi tazminat miktarı açısından da itiraz ettiklerini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararın aksine; davalı şirketlerin davacının kazalanmasında kusuru bulunmadığını, davalı işverenler tarafından kazanın meydana geldiği alanda, yeterli iş güvenliği tedbirleri alındığını,
-Davacı işçinin kaza esnasında koruyucu gözlüğünü takmadığının sabit olduğunu, davacının, koruyucu gözlük kullanmadığı için yaralandığını, davacı işçinin asli ve tam kusurlu olduğunu,
-Davacının kalıcı işgücü kaybı (maluliyet) oranına ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen tespit ve raporları kabul etmediklerini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı ... ... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararın aksine; davalı şirketlerin davacının kazalanmasında kusuru bulunmadığını, davalı işverenler tarafından kazanın meydana geldiği alanda, yeterli iş güvenliği tedbirleri alındığını,
-Davacı işçinin kaza esnasında koruyucu gözlüğünü takmadığının sabit olduğunu, davacının, koruyucu gözlük kullanmadığı için yaralandığını, davacı işçinin asli ve tam kusurlu olduğunu,
-Davacının kalıcı işgücü kaybı (maluliyet) oranına ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen tespit ve raporları kabul etmediklerini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 544.470,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin hükmedilen maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
3. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.