MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3505 E., 2025/701 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/574 E., 2022/361 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı iş yerinde 08.01.20 11... .10.2016 tarihleri arasında depo sorumlusu olarak çalıştığını, son ücretinin net 3.650 TL olduğunu, ücretinin asgari kısmının SGK'ya bildirildiğini, kalanının elden ve banka üzerinden ödendiğini, banka kayıtlarının dosyaya alınması ile durumun tespit edileceğini belirterek, müvekkilinin sigorta primine esas kazançlarının son net ücreti üzerinden tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, yapılan yasal düzenlemeler gereğince fer'i müdahil olduklarını, dava sonunda aleyhe hüküm kurulmaması gerektiğini, 2500 TL'nin üstündeki kazanç iddialarında yazılı delil aranmasını, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiasının HMK'nın 200 maddesi kapsamında yazılı deliller ile ispatlanmasını, sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmemesini, tanıkların özenle seçilmesini, davalı işverenliğin kapsam tarihlerinin dikkate alınmasını ve celp ve ibraz olunacak belge ve delillere göre davanın esası hakkında cevap verme hakları saklı kalmak üzere davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davanın kısmen kabulüne,
Davacının davalı ... San. Tic. Ltd. Şti nezdinde;
-2011 Şubat ayında günsüz ve brüt günlük 99,85 TL kazanç üzerinden,
-2011 Mart ayında günsüz ve brüt günlük 86,47 TL kazanç üzerinden,
...
-2016 Eylül ayında günsüz ve brüt günlük 62,68 TL kazanç üzerinden,
-2016 Ekim ayında günsüz ve brüt günlük 62,68 TL kazanç üzerinden,
Çalıştığının tespitine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı işveren ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"Eldeki davada davacının ücretlerinin gönderildiği banka hesaplarının dosyaya alındığı, davacı adına 31.01.20 11... .08.2011 tarihleri arasında aktif olan ... Bankası, 13.03.20 14... .05.2017 tarihleri arasında aktif olan ... ve 07.08.20 15... .03.2017 tarihleri arasında da aktif olan QNB bankalarında açılmış bulunan hesaplara davalı şirketin resmi banka hesabı üzerinden iddia ile örtüşen ve SGK'ya yapılan sigorta primine esas kazançları karşılayan miktarlarda gönderilen ücretlerin yanı sıra, davalı şirket çalışanları tarafından davacının hesabına periyodik olarak gönderilen ya da aynı miktarda teselsül eden bir kısım meblağların da yatırıldığı görüldüğünden, Kuruma bildirilen tutarları aşan ödemelerin SPEK olarak kabulünün yerinde olacağı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince ilamında belirtildiği şekilde (davacı tarafından dosya kapsamına hizmet başlangıcının 08.01.2011 tarihi olduğunu ortaya koyan 02.02.2011 tarihli iş sözleşmesinin aksini gösterir aynı nitelikte herhangi bir yazılı delil sunulamadığı da dikkate alınarak) davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı herhangi bir yön görülmediği" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili özetle,
Davacının tüm mali ve sosyal haklarının ödendiği imzalı ücret bordroları, SGK bildirimleri ve banka kayıtları ile sabit olup, davacının çalışma süresince her türlü ödemeleri ve diğer yasal kesintilerinin eksiksiz bir şekilde Müvekkili Şirket tarafından SGK’ya bildirildiğini, işbu davada yazılı ve imzalı kayıtların aksine davacı iddialarını destekler yazılı bir kayıt sunulamadığını,
Müvekkili Şirket ile herhangi bir ilgisi olmayan ödemelerin hesaplamaya dahil edilmesinin kabulünün mümkün olamayacağını,
Davacının müvekkili şirket bünyesinde “depo sorumlusu” olarak çalışmış olduğunu, depo sorumlusu olarak çalışan davacının asgari ücretle çalışıyor olmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğunu,
Hal böyle iken bilirkişi raporunda yer alan haksız ve hukuka hesaplamaların hüküm kurmaya elverişli olmayıp yerel mahkeme tarafından söz konusu raporun dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu,
Davacı tarafın yazılı kayıtlara aykırı ve gerçek dışı ücret iddiası bakımından işbu davada ücret hususunda ihtilaf bulunduğundan, emsal ücret araştırması yapılması gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili özetle,
Yerel mahkemece hizmet tespit davalarında gösterilmesi gereken inceleme ve araştırma titizliği gösterilmeden hüküm tesis edildiğini,
Karara esas teşkil eden bilirkişi raporu yetersiz olup yoruma dayalı değerlendirme ve tespitler yer aldığından, ayrıca hatalı ve eksik inceleme içerdiğinden bu rapora dayanılarak davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.