MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3269 E., 2025/693 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/52 E., 2022/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılara ait kuaför salonu iş yerinde 1998 yılında işe başladığını ve bu çalışmasının 2011 yılının 10. ayına kadar devam ettiğini, en son haftalık olarak net 300,00 TL ücret almakta olduğunu, bu çalışma süreci içinde 2003 yılında ... Eğitim Merkezinde çıraklık kalfalık ve ustalık eğitimi aldığını ve müvekkiline ait işçilik alacaklarının tahsili için davalılar aleyhine Bakırköy 29. İş Mahkemesinin 2013/437 Esasına kayden açmış oldukları davalarının derdest olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 19 98... .10.2011 tarihleri arasında hizmet akdi ile en son haftalık 300 TL ücretle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkilleri arasında hizmet mukavelesinin hiç bir zaman uygulanmadığını, her türlü sözleşmeler bakımından olduğu gibi iş sözleşmesi açısından da sözleşmenin varlığını iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerektiğini, davalı müvekkillerinden ... ile davacı arasında herhangi bir hukuki ilişki mevcut olmadığı gibi herhangi bir iş sözleşmesinin varlığının da söz konusu olmadığını, müvekkillerinden ... ile davacı arasında 01.09.2004 tarihli yazılı adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığını ve bu sözleşme ile tarafların müvekkilinin yürüttüğü ticari faaliyetten elde ettiği kar ve zarara eşit katılım sağlandığını, diğer yandan davacının kardeşi ... tarafından Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2013/314 Esasına kayden açılan işçilik alacakları davasında ...'ın da işveren sıfatıyla davalı olarak gösterilmiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerinin varlığının ve Kanun kapsamına girip girmediğinin araştırılmasını, davacının tespitini talep ettiği döneme ilişkin davalı işverene ait iş yeri kayıtlarının incelenmesini, hizmet akdiyle davalı işverene bağlı olarak fiilen çalışıldığının ispatlanmasını, çalışmanın niteliği ve ödenen ücretin somut delillerle kanıtlanmasını, asgari ücretten daha yüksek bir ücretle çalışıldığı iddiası karşısında bu iddianın yazılı deliller ile ispatlanmasının gerektiğini, kurumun resmi kayıtlarının incelenerek sadece tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmemesini, mutlaka tanık dinlenilmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki işi bilen ve davacıyı tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında kayıtlı kişilerden olması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişinin raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, müvekkilinin Kuruma sigortalı olarak bildirilen günlerinin olduğunu, kendisinin tüm eşyalarına el konularak işten çıkartıldığını, ortaklığa dair herhangi bir belge düzenlenmediğini ve tüm çalışma süresinin hangi döneminde hangi hukuki ilişkinin bulunduğunun irdelenmediğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.