MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/648 E., 2025/856 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/66 E., 2023/183 K.
Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile müvekkilinin, davalıya ait işverendeki maden ocaklarında çalışmakta iken meslek hastalığına yakalanarak %60 oranında malul kaldığını, davalı işverenin iş yeri maden ocağında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili tedbirleri almadığını, hastalığın ortaya çıkmasını ve ilerlemesini önleyici teknolojik ve tıbbi koşulları gerçekleştirmediğini, periyodik muayeneleri zamanında yaptırmadığını, taş ve kömür tozu intişarını önleyici, yeraltı rutubet, gaz ve hava cereyanlarından koruyucu tedbirleri almadığını, davacının bu maluliyet artışı nedeniyle maddi ve manevi zararlara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın maluliyetin tespit tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile %60 oranındaki meslek hastalığı fark maluliyeti nedeniyle 58.154,15 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zamanaşımı olduğunu, maluliyet tespitinin SGK tarafından tek taraflı yapıldığını, meslek hastalığı tespitlerinin 506 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığı gibi müvekkili Kurum açısından da bağlayıcı olmadığını, meslek hastalığı oluşumunda müvekkili Kurumun herhangi bir kusuru bulunmadığını, maddi tazminat hesabında PMF cetvelinin esas alınmaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacıya ait mesai listesi, SGK'dan sağlık kurulu raporu, maluliyetle ilgili PSD ve ilgili evraklar dosyamız içerisine getirtilmiştir.
III- MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesince 20.06.20 23... /66 E., 2023/183 K. sayılı kararı ile "... tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı Kurum tarafından işletilen madende yeraltında çalıştığı ve birbiriyle tam uyumlu olan SSGM ve YSK raporlarında açıkça tespit edildiği üzere meslek hastalığına yakalandığı ve % 60 oranında maluliyeti bulunduğu tartışmasızdır. Maden işi yapılan işin niteliği gereği riskler içermekte olup, iş yerinde maruz kalınan kömür ve silis tozları meslek hastalığına yol açmaktadır. Bunların azaltılması sağlanmakla tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir. İş Güvenliği Uzmanı ve Maden Mühendisi Bilirkişi tarafından verilen raporda maluliyetin oluşumunda % % 88,43 davalı Kurum kusuru ile %11,57 kaçınılmazlık tespit edildiği anlaşılmıştır. Meslek hastalığı madende çalışanlar için ciddi bir tehlike olmaktadır. TBK 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılamaz veya azaltılamaz.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/15324 E. - 2017/1123 K. sayılı 20.02.2017 tarihli içtihadında TBK 55. maddesi gereğince, Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin rücu edilebilecek kısmının tazminat alacağından tenzil edilmesi gerektiği kabul edilerek belirtilmiştir. Yine, TRH-2010 tablosunun esas alınarak maddi tazminatın hesaplanması gerektiğine ilişkin, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 08.03.2023 tarih ve 2023/119 Esas-2023/599 Karar sayılı kararı kapsamında, (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.02.2021 tarih ve 2020/9717 E.-2021/2003 K. sayılı ilamı da bu yönde olup) Mahkememizce aldırılan ve denetime elverişli olup, dosya kapsamına da uygun bulunan hesap raporu ile davacının 405.670,10 TL maddi zararı tespit edilmiş olup bu tespit yapılırken zarardan TBK 55. maddesi uyarınca davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri davalı işverenin kusuru oranında düşüldüğünden itibar olunan rapor doğrultusunda ek dava ve ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle 405.670,10 TL maddi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir..." gerekçeleriyle;
"1-Davanın kısmen kabulüne,
2-Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2020/508 Esas, 2020/300 Karar sayılı dosyasındaki ek davanın ise kabulü ile
a) Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle 405.670,10 TL maddi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle hastalığın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ile ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde takdiren 50.000,00 TL manevi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 07.11.20 23... /2559 E., 2023/2294 K. ile "...Dairemizce kaldırma kararı öncesi İlk Derece Mahkemesinin kararının taraflarca istinaf edildiği, istinaf sebeplerine göre Dairemizin 2023/119 Esas, 2023/599 Karar sayılı kaldırma ilamında ".. Mahkemece yapılacak iş öncelikle hesap raporunda bakiye ömür tablosu olarak TRH-2010 tablosunu esas alarak yapılacak hesaptan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 6098 sayılı TBK 55. maddesi kapsamında rücu edilebilecek kısmını tenzil ederek davacının maddi tazminat alacağını belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir..." denildiği, bu durumda Mahkemece Dairemiz kaldırma kararı öncesi aldırılan 21.09.2020 tarihli bilirkişi hesap raporundaki TRH-2010 tablosu esas alınarak belirlenecek bakiye ömre göre ve ilk peşin sermaye değerli gelirin rücu edilebilecek kısmı varsa tenzil ederek davacının maddi zararının belirlenmemesi, asgari ücretteki artışların dikkate alınması usuli kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olup hatalı olmuştur. Bu durumda Dairemiz kaldırma kararı öncesi mahkemece aldırılan 21.09.2020 tarihli hesap bilirkişi raporuna Yargıtay içtihatları gereği bakiye ömrün sürekli iş göremezlikteki artış tarihi itibarıyla TRH-2010 tablosunda ki yaşına göre 8,17 yıl eklenmesi gerektiği, böylece davacının bakiye ömrüne göre davacının toplam maddi zararının 150.721,45-TL olduğu, %60 sürekli iş göremezliğe ve davalı kusuruna karşılık nihai zararının 110.142,92-TL olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Diğer yandan davacının 10.12.2018 tarihinde maluliyet oranının artma kaydı ile %60 olduğu, sigortalının bu tarih itibariyle 75 yaşında olduğu ve 01.11.1984 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı aldığı görülmekle; sigortalının maluliyetinin %60 olması sebebiyle pasif dönem hesabı yapılması gerekmekte ise de sigortalı yaşlılık aylığı almakta olduğundan Yargıtay görüşleri doğrultusunda ilk peşin sermaye değerli gelir hesaplaması yapılmaması gerektiği nitekim Zonguldak 1. İş Mahkemesinin 15.06.20 21... /61 Esas-2021/148 Karar sayılı ilamı ile "davacı Kurumun bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak isteminin reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Sakarya 11. Hukuk Dairesinin 2021/1616 Esas, 2023/2054 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla hesaplanan maddi tazminattan peşin sermaye değeri indirimi yapılmasının hatalı olduğu, böylece davacının Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması öncesi alınan 21.09.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat alacağının kusur karşılığı peşin sermaye değerli gelir indirilmeksizin toplam 110.142,92 TL olduğu anlaşılmakla işbu maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Davalı vekili maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile arttırılamaz veya azaltılamaz. ”hükmüne yer verilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır”. TBK 55. maddesindeki emredici hüküm nedeniyle maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması mümkün değildir. (Yargıtay 21. HD'nin 2011/5275 Esas, 2012/15492 Karar sayılı, 25.09.2012 tarihli içtihadı ve diğer yerleşik içtihatları)..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında;
"II-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
1-İşbu dava dosyası ile birleştirilen Zonguldak 2. İş Mahkemesinin 2020/508 Esas, 2020/300 Karar sayılı dosyasındaki ek davanın da kısmen kabulü ile
2-Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle 110.142,92 TL maddi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle hastalığın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ile ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde takdiren 60.000,00 TL manevi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararına davacı vekilinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 06.02.2025 tarih ve 2024/1581 E- 2025/1631 K. sayılı ilamı "... Somut olayda, davacı vekilince kaldırma ilamı öncesi verilen Mahkeme hükmüne esas alınan 21.09.2020 tarihli kök hesap raporuna itiraz edildiği ve iş bu raporu hükme esas alan 1. karara karşı da maddi tazminat istemi yönünden acıkça istinaf talebinde bulunduğu dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin bilinen dönemin ileriye çekilmesinin davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiği gerekçesi yerinde değildir. Ayrıca Kurumca açılan rücuen tazminat talepli davanın reddine karar verilmesi de rücu davasında uygulanan usul ve esasa dair hükümlerin tümünün tazminat davasında esas alınmasının gerekmeyeceği, rücu davasında sürekli iş göremezlik oranının %60'ın altında kaldığı ve pasif dönem zarar hesabının bu sebeple yapılmadığı açıklanarak davanın reddine karar verildiği görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin Kurumun açtığı rücuen tazminat talepli davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle yukarıda değinilen TBK 55. madde hükmüne aykırı olarak peşin sermaye değerli gelir mahsubunun yapılmaması da hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar gereğince davacının maddi zararını tespit etmek ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınarak karar vermekten ibarettir. .." gerekçeleriyle bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda,"1-Davanın kabulü ile
2-Mahkememizin işbu dava dosyası ile birleştirilen Zonguldak 2. İş Mahkemesi'nin 2020/508 Esas, 2020/300 Karar sayılı dosyasındaki ek davanın ise kabulü ile
A)Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle 405.670,10-TL maddi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B)Davacının meslek hastalığı sonucu oluşan %60 oranındaki maluliyeti nedeniyle hastalığın oluşumundaki kusur durumu ve kaçınılmazlık, davacının yaşı ile ekonomik koşullar birlikte değerlendirildiğinde takdiren 60.000,00-TL manevi tazminatın maluliyetin tespit tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminatın hesabı yönünden asgari ücret değişikliği nedeni ile yeniden hesap raporu aldırılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hesap raporunun hatalı düzenlendiği, TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğu, maddi tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, pasif dönem zarar hesabının yapılmasının hatalı olduğu, maluliyetin hatalı belirlendiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.