MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1299 E., 2025/595 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/121 E., 2024/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalılar murisi ...'na ait "..." unvanlı iş yerinde 01.06.1999-14.02.2004 tarihleri arasında saat, gözlük tamir işçisi ve satış elamanı olarak kesintisiz çalıştığını, ancak Kuruma ilk bildiriminin 04.02.2003 tarihinde yapıldığını ileri sürerek, davacının 01.06.1999 – 04.02.2003 tarihleri arasında davalılar murisine ait iş yerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacının çalışmasının 04.02.2003 tarihinde başladığını, iş yerinin 2002 yılına kadar muris ...
... adına kayıtlı iken, 2002 yılından sonra oğlu davalı ...'na devredildiğini, davacının ...'nun işveren olduğu dönem olan 2003 yılında işyerinde çalıştığını, SGK'ya da 04.02.2003 tarihinde bildirim yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden ve esastan reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının, dava konusu dönemde davalı veya başka bir iş yerinden bildiriminin yapılmadığı, 04.02.2003-14.02.2004 tarihleri arasında "..." unvanlı iş yerinden bildirimlerinin yapıldığı, dava konusu döneme ilişkin Kurum kayıtlarına yansıyan herhangi bir delilin bulunmadığı, uyuşmazlık konusunu oluşturan 01.06.1999-04.02.2003 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin davanın blok çalışma dönemi olan 01.06.1999-14.02.2004 tarihleri arasındaki çalışma döneminin sona erdiği yılın sonundan (01.01.2005 tarihinden) itibaren 5 yıl içinde dava açılması gerektiği, eldeki davanın ise 26.04.2023 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacının blok çalışmasının varlığı durumunda hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacının çalışmasının bu şekilde gerçekleştiği nazarında işbu dava ile hizmetinin tespitini isteme hakkının henüz yitirilmediğini, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan vekili ... ile üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve çokluğuyla,
17.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık hizmet tespit davasında 01.06.1999-14.02.2004 tarihleri arasında blok çalışması olduğunu iddia eden, ancak 04.02.2003 tarihinden sonra hizmeti Kuruma bildirilen davacı sigortalının bildirim tarihi 04.02.2003 öncesi hizmetinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
2.Somut uyuşmazlıkta davacının hizmeti 04.02.2003 tarihinde davalı işveren üzerinden Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Mahkemece blok çalışmada kayıt öncesi hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
3.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine çoğunluk tarafından blok çalışmada kayıt öncesi 04.02.2003 öncesinin hak düşürücü süreye uğradığı, gerekçesi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
4.Çalışmanın blok çalışma niteliğinde olması yani kesintisiz devam etmesi halinde hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerekir (Y. HGK. 01.07.2019 tarih ve 2016/21-1238 E., 2019/834 K.). Belirtmek gerekir ki “hak düşürücü süre, bildirimsiz kalan çalışmalar yönünden öngörülmüştür. Belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti hâlinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Sigortalının kayda dayanan çalışması bildirilmiş veya Kurumca saptanan çalışması var ise bu bildirilen veya saptanan hizmeti ile blok çalışmanın da zamanaşımına uğramadığı kabul edilmelidir.
5.Dairemizin 2021/10293 E., 2022/1056 Karar sayılı karşı oy gerekçelerinde ayrıntılı olarak açıklandığı gibi blok çalışmalarda kuruma bildirilen süre var ise sonraki çalışma için hak düşürücü süreye uğramaz kabulü önceki çalışma içinde kabul edilmeli ve hak düşürücü süre uygulanmamalıdır. Davacının 01.06.1999 tarihi ile sonrası kayda giren 04.02.2003 tarihini takip eden çalışmaları blok çalışmaya dayanmaktadır. Bu blok çalışma içinde Kuruma intikal eden süreler olduğuna göre hak düşürücü süre önceleri içinde geçerli olmayacaktır. Blok çalışmanın bölünmezliği söz konusudur. Bu nedenle çoğunluğun hak düşürücü süre yönündeki onama gerekçesine katılınmamıştır.