MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/391 E., 2025/564 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/181 E., 2021/546 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının iş yerinde çalışırken 12.08.2014 tarihinde uğradığı iş kazası sonucu yaralandığını, bu nedenle de maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00TL maddi tazminatın ve 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminata ilişkin talebini 283.129,42 TL olarak arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde işverenin kusuru bulunmadığını, davacının tedavisinin yaptırıldığını ve kalıcı maluliyeti olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli 2015/181 E., 2021/546 K. kararıyla; davanın kabulüne, davacı için 283.129,42 TL maddi tazminatın, 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2022 tarihli 2022/1520 E., 2022/1150 K. kararıyla davalının istinaf başvurusunun manevi tazminat davası yönünden kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 283.129,42-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece , " davacı ...'in yargılama sırasında 19.05.2022 tarihinde vefat ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince 22.06.2022 tarihli hüküm ile, ölü davacının mirasçıları davaya dahil edilmeksizin ve karar başlığında ... taraf gösterilmek suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi kararı usulüne uygun olarak davalı şirketin vekiline tebliğ edilmiş ve karar davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmişse de, davalı şirketin 22.12.2022 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilen kararla anılan tarihte terkin edildiği görülmektedir. Bu nedenle usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı söylenemez. Mahkemece yapılacak iş; ...'in mirasçılarının davaya katılımı sağlanarak usulünce taraf teşkiline ilişkin noksanlığı gidermek; ayrıca davacı tarafa davalı şirketi iş bu dava nedeniyle ihya etmesi için önel vermek, ihya davası açıldığı takdirde davanın sonucunu beklemek, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. "gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonrasında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 283.129,42-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacı mirasçılarına verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacı mirasçılarına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine "karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maluliyet oranının çelişkili olduğunu, bu yönde yeniden bir rapor alınıp çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kaza tarihi üzerinden geçen sürede müteveffanın iyileşme durumu göz önüne alınarak ilgili merciiden yeniden iş görmezlik oranının tespitinin yapılması gerektiğini, kazalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak kazanın yaşanmasına kendi kusuruyla neden olduğunu, davalı şirketin şantiyelerinde meydana gelebilecek kazaların önüne geçmek için alabileceği azami önlemleri aldığını ve iş güvenliği uzmanları tahsis ettiğini, işçinin bağışlanamaz kusurunun, zarar ve sonucun meydana gelmesindeki illiyet bağını kestiğini, müvekkiline kusur izafesinin mümkün olmadığını belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.