MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/432 E., 2025/700 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 17. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/290 E., 2023/74 K.
Taraflar arasında iş kazası nedeniyle tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulması üzerine bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ortak vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın davacılardan ...'ın babası ...' ın boşandığı eşi olup davalılardan ... Şirketi'nin Ankara'daki iş merkezi inşaatında kalıp ustası olarak çalışırken 24.09.2011 tarihinde iş kazası sonucu vefat ettiğini, diğer davalının iş kazasının meydana geldiği inşaatın şantiye şefi olduğunu, olayda davalıların tamamen kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacılardan ...'ın küçük yaşta babasız kalıp maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldığını, davacılardan ...'ın ölenin boşandığı eşi olup boşanma kararıyla 29.12.2009 tarihinden geçerli aylık 150,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, ölüm ile davacının nafaka destekçisini yitirip maddi kayba uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacılardan ... için 50.000,00 TL manevi 20.000,00 TL maddi tazminatın, davacılardan ... için 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın tamamen ölenin psikolojik durumu ve ruh haline göre kendi kusurundan kaynaklandığını, davalı işverenin ve diğer davalı müvekkilinin kusurlu ve sorumlu olmadığını, iş güvenliğine ilişkin tüm tedbirlerin alındığını, ölenin davacılardan ... ile boşanıp maddi desteği olmadığından bu davacı için maddi tazminat talebinin yerinde olmadığını, diğer davacı ... açısından maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, davanın reddi gerektiğini bildirmiştir.
III- MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince 02.03.20 23... /290 E., 2023/74 K. sayılı kararı ile "...Yargılama ve tüm dosya kapsamına göre Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Karar ilamı doğrultusunda davacı ...'ın nafaka alacaklısı olması nedeniyle ... destek niteliğinde olduğundan bu davacı için destekten yoksun kalma tazminatı ve diğer davacı müşterek çocuk için ise 25 yaşına kadar destek zararı hesabı yapılması için 15.09.2022 tarihli uzman bilirkişi raporunun aldırıldığı, bu raporda bakiye ömür hesaplamasının TRH 2010 tablosuna göre yapıldığı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Karar ilamından önce alınan hesap raporunda bakiye ömür hesaplamasının PMF yaşam tablosuna göre yapıldığı, davacı tarafça PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasına ilişkin gerek rapora karşı itiraz dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde bir itirazının bulunmadığı, buna göre davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olması nedeniyle PMF yaşam tablosuna göre 20.12.2022 tarihli uzman bilirkişi ek raporunun aldırıldığı, ek raporunda Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak maddi zararın belirlendiği, hükme esas alınacak nitelikte olduğunun görüldüğü, bu nedenle ek raporda ayrıntısının belirtildiği üzere davacı müşterek çocuk yönünden 169.662,64 TL, davacı ... yönünden 357.944,31 TL maddi zararın bulunduğunun tespit edildiği, her ne kadar davacılar vekili tarafından 30.09.2022 tarihli ikinci ıslah dilekçesi sunulmuş ise de HMK.'nın 176. maddesinin 2. fıkrasının açık düzenlenmesi gereği 30.09.2022 tarihli ıslah talebinin kabulü mümkün olmadığından özetlenen nedenlerle davanın kısmen kabulüne yönelik ..." gerekçesiyle davacı ... yönünden maddi tazminat istemi fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat üzerinden kabul edilmiş, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile 52.964,16 TL maddi tazminat olarak kabul edilmiş, 30.000 TL manevi tazminat olarak kabul edilmiş fazlaya ilişkin istem reddedilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 11.07.20 23... /2587 E., 2023/2635 K. ile "....Dairemiz gönderme kararı ile kusur durumu ve manevi tazminat miktarı belirlenmiş olmakla bu yöne ilişkin istinaf istemleri isabetsizdir. 6100 sayılı HMK'nın 176/2. maddesi gereğince ıslah aynı davada bir kez yapılabilir. Somut olayda davacı ... yönünden 14.09.2018 tarihli dilekçe ile ıslah yapıldığından bu davacıya ilişkin olarak verilen 30.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi HMK.'nın 176/2. maddesi gereğince hükümsüz olup bu yöne ilişkin davacı istinaf istemi isabetsizdir. Somut olayda aynı davada hem sağ kalan eski eş hemde müşterek çocuk davacı olduğundan objektif dava birleşmesi söz konusudur. Dava aynı dava dilekçesi ile açılmış olmasına rağmen iki ayrı davacı ve iki ayrı dava olarak değerlendirilmesi gerekir. Davacı ... için 30.09.2022 tarihinde verilen ıslah dilekçesi ilk ıslah dilekçesi olup dairemiz gönderme kararından sonra tahkikatta devam ettiğinden bu davacı yönünden ıslah dilekçesi hukuka uygun olup davalı istinaf istemi isabetsizdir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde haksız fiil zamanaşımı zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten 2 yıl fiilin işlenme tarihinden itibaren 10 yıl olup tazminat suç teşkil eden eylemden doğmuş ise ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği düzenlenmiştir. Davamıza konu eylen taksirle adam öldürme suçunu oluşturduğundan ve bu suçun zamanaşımı 15 yıl olduğundan dava ve ıslah tarihleri itibarıyla zamanaşımı gerçekleşmemiş olup davalı istinaf istemi isabetsizdir. Dosya kapsamında PMF tablosuna göre alınan ilk hesap raporuna davacı yanın TRH 2010 tablosunun kullanılması gerektiği yönünde itirazı bulunmadığından ve ilk istinaf isteminde bu husus istinaf konusu yapılmadığından davalı lehine oluşan usuli müktesep hak gereğince TRH 2010 tablosuna göre yapılan hesaplamaya değer verilmesi hukuken olanaksız olduğundan davacı istinaf istemi isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edilip yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, duruşma yapılmadan davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile esas hakkında aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. ..." gerekçesiyle;
"1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
2- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi'nin kararının ve ek kararın HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
a- Davanın kısmen kabulüne,
b- Davacılardan ... açısından
c- Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
d-357.944,31 TL'nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
e- Davacılardan ... açısından,
f- Maddi tazminat talebinin kabulü ile
g-52.964,16 TL'nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
ğ-Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile
h-Takdiren 30.000,00 TL'nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
ı- Manevi tazminat açısından fazla istemin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararına davalılar vekilinin temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde dairemiz 05.12.20 24... /110 51... /12493 ilamı "...Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince karar ilamının gerekçesinde; gerekçe içeriğine göre davalılar vekilinin istinaf isteminin reddine karar verildiğinin anlaşıldığı ancak ne var ki gerekçede davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verildiğinin açıklandığı bu suretle gerekçe içerisinde çelişki yaratıldığı yine gerekçe kısmında davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verildiği açıklanmakla birlikte hüküm kısmında 1 nolu bentte davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verildiğinin yazılarak devamla 2 nolu bentte ise davacılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulduğu görülmekle gerekçe ile hüküm arasında çelişki meydana getirildiği anlaşılmakla açıklandığı üzere; Mahkemece gerekçe içerisinde ve hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratıldığı sonuç olarak infazı kabil hüküm tesis edilmediği açık olduğundan verilen karar isabetsiz bulunmuştur..." gerekçeleriyle bozulmuştur.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda;
"1- Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle; yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi'nin kararının ve ek kararın HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere;
a- Davanın kısmen kabulüne,
b- Davacılardan ... açısından
c- Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile
d- 357.944,31 TL nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
e- Davacılardan ... açısından,
f- Maddi tazminat talebinin kabulü ile
g- 52.964,16 TL nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına,
ğ- Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile
h- Takdiren 30.000,00 TL nin 24.09.2011 olay tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
ı- Manevi tazminat açısından fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aynı davada ikinci kez ıslah yaptığı, davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı belirlendiği, davacı istemlerinin zamanaşımına uğramış olduğu, kusur oranları ve tazminatların fahiş olduğu hususlarını belirterek yasal süresi içerisinde istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77., 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51, 52, 54, 55... . maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19... . maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u hükümleri.
3. Değerlendirme
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.