MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1242 E., 2025/1381 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/256 E., 2025/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının tevkifat kayıtlarında görüleceği üzere kendi nam ve hesabına çiftçilik yaparak geçimini sağladığını, alınan tütün üretim belgesi ile 01.01.1998 (dahil) ile 31.12.2003 (dahil) tarihleri arası Tarım Bağ-Kur'lu olarak sigortalılığın tescilinin yapılmasını için davalı kuruma başvurulduğunu, Kuruma ... numarası ile başvuruda bulunduklarını tescil taleplerinin ret edildiğini, beyanla; 01.01.19 98... .12.2001 tarihleri arasını 2926 sayılı Kanun'a göre Tarım Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, dava, tespiti istenen en son tarihten itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle tevkifata istinaden sigortalılıklarının başlatılması için Kuruma yazılı talepte bulunanlar ile tescillerini yaptırmak üzere müracaat edenlerden müstahsil makbuz ibraz edemeyenlerden talepte bulunanların da bildirim İisteleri titizlikle kontrol edilmek suretiyle araştırılarak, bildirim listelerinde kesinti yapıldığı tespit edilenlerin Tebliğde belirtildiği gibi, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi, tarımsal faaliyetinin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının da tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının da aynı tarih itibariyle sona erdirilmesi gerektiğini, ...'un vergi kayıt sürelerine istinaden 05.03.1997-31.12.1998 tarihleri arası 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 4'üncü maddesini birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi gereğince sigortalı sayıldığını, Bağkur sürelerine yapılacak işlemlere esas olmak üzere talep etmesi halinde ödeme sürelerinin ve tarihlerinin dikkate alınarak 5510 sayılı Kanun gereği 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereği isteğe bağlı statüde değerlendirileceğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nce; davanın kabulü ile davanın kabulü ile davacının 01.01.1998-31.12.2001 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dinlenen tanıkların davacının akrabası veya köylüsü olduğunu, beyanlarının çelişkili olduğu gibi açıkça taraflı olduğunu, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması gerektiği, ancak davacı tarafından yapılan ürün teslimine ilişkin tevkifatların Kuruma ulaşmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesinin ve İstinaf Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.