MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/842 E., 2025/1037 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/5 E., 2025/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'ün davalı işverende işçi olarak çalışmakta iken 02.12.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiğini, iş kazasına ilişkin Niğde 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/552 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucunda sorumlu kişiler hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, müteveffanın davalı işyerinde 08.09.2017 tarihinde paketçi olarak işe alındığını, iş kazasının olduğu tarihe kadar işçi olarak çalıştığını ve iş kazası sonucunda vefat ettiğini, müteveffanın annesi, babası ve kardeşi tarafından Niğde İş Mahkemesinin 2021/118 Esas sayılı dosya ile iş kazasından kaynaklı maddi manevi tazminatı davası açıldığını ve iş kazasının tespiti amacıyla dava açmak üzere süre verildiğini, verilen süre içerisinde işbu davayı açtıklarını, tüm bu nedenlerle ...'ün davalı işveren nezdinde 02.12.2017 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu öldüğünün ve kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müteveffanın hayatını kaybetmesinden derin üzüntü duyduklarını ve ailesine baş sağlığı dilediklerini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacılar tarafından SGK'ya iş kazası tahkikatına ilişkin herhangi bir müracaatta bulunulmadığını, dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, dava konusu kazanın mesai saatleri dışında meydana geldiğini, iş kazası olarak değerlendirilemeyeceğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın önceden taahhüt etmiş olduğu iş sağlığı ve iş güvenliği usul ve esaslarına riayet etmediğini, kendisi için tehlikeli olabilecek davranışlardan kaçınmadığını, yüksekte yapılan çalışma alanının altında kendi şahsi can emniyeti için gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan araştırmalar neticesinde ...'ün geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davacılar tarafından herhangi bir talepte bulunulmadığını ve bu sebeple herhangi bir inceleme yapılmadığı ve rapor düzenlenmediğini, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın esası hakkında bir cevap ve savunma yapamayacaklarını, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan, kabul edilmez ise davanın esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulüne, müteveffa ...'ün 02.12.2017 tarihinde davalı Göknur Gıda bünyesinde çalışmakta iken iş kazası sonucu vefat ettiğinin ve bu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davacıların taleplerinin dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, bu yönüyle davanın reddi gerektiğini, davacılar tarafından SGK'ya iş kazası tahkikatına ilişkin herhangi bir müracaatta bulunulmadığından dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kazanın öğle arasında fabrikada çalışmanın olmadığı bir zaman diliminde meydana geldiğini, anılan kazanın iş kazası olarak tespitine hukuken imkan bulunmadığını, davaya konu kazaya ilişkin Savcılık dosyasında ki ifadelerden görüldüğü üzere davacının kaza geçirdiği makinenin etrafında korkuluk bulunduğunu, olay günü makinede herhangi bir arızanın olmadığını, gerek ceza dosyası kapsamındaki yapılan keşif, alınan tanık beyanları gerekse mevcut iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ve sair evrakların ortaya koyduğu üzere mütveffanın hayatını kaybetmesinin yaptığı işten kaynaklanmadığını, müteveffa ...'ün daha önceden taahhüt etmiş olduğu iş sağlığı ve iş güvenliği usul esaslarına riayet etmediğini, kendi şahsi can emniyeti için gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, dosyada kazanın meydana gelme anı ile ilgili herhangi bir açıklık bulunmadığı ve olayın nasıl geliştiği bilinmeyen bir kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirketin çalışma yerinde alması gereken tedbirlerini aldığı, bu halde müteveffanın kusurunun olup olmadığı anlaşılamayacağı hususu değerlendirilmeden Mahkemece iş kazası tespiti şeklinde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.