MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3091 E., 2025/1322 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/661 E., 2022/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin 15.06.2016 tarihi ile 27.06.2017 tarihleri arasında Salı pazarında bulunan ve davalı tarafından işletilen çay bahçesinde (mutfak elemanı ve ...) çaycı sıfatı ile çalıştığını, müvekkilinin işbu çalışma esnasında işveren tarafından çalışma süresine uygun şekilde sigortalı yapılmadığını, keyfi olarak giriş ve çıkışların yapıldığını ve sigorta primlerinin tüm çalışma süresince ödenmediğini, müvekkilin belirtilen tarihler arasında yaz kış devamlı olarak gündüz saat 15:00'ten gece 01:00'e kadar bir fiil çalıştığını, müvekkilin işine son verilmesi ile birlikte davalı tarafından sigortasının 16.07.2016'da başlatıldığını, 30.09.2016'da çıkış gösterildiğini, 11.03.2017'de tekrar giriş yapıldığını ve 27.06.2017 tarihinde de müvekkilinin haberi olmadan işine son verildiğini, bu durumun müvekkilinin maddi kaybına sebebiyet verdiğini, sigortalılık sürelerinin ve sigorta başlangıcının 15.06.2016 tarihi olarak tespit edilmesi amacıyla işbu davanın açılma zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 15.06.2016-27.06.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığına ve sigorta başlangıç tarihinin 15.06.2016 tarihi olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu iş yerinin 10.05.2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığını, davacının dava konusu iş yerinde 16.07.2016-30.09.20 16... .03.2017-27.06.2017 tarihleri arası kesintisiz sigortalı olarak çalıştığının tespit edildiğini, dava konusu iş yeri adına düzenlenen herhangi bir denetmen raporuna rastlanılmadığını, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini, yazılı deliller karşısında tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini, mahkemece tanık dinlenilmesine cevaz verilecek olduğu takdirde dinlenecek tanıkların davacı ile birlikte aynı dönemlerde iş yerinde çalışmış, bordrolarda kayıtlı kişiler arasından seçilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Açılan davanın kısmen kabulü ile
1-Davacı 3...6 T.C kimlik numaralı ...'nin davalı ... Derneğine ait ... sicil numaralı iş yerinde 16.07.2016 - 27.06.2017 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı niteliğinde kesintisiz olarak 343 gün çalıştığının ve bu çalışmalarının 184 gününün kuruma bildirildiği,
2016 yılı Ekim ayında 30 gün ,
2016 yılı Kasım ayında 30 gün,
2016 yılı Aralık ayında 30 gün,
2017 yılı Ocak ayında 30 gün,
2017 yılı Şubat ayında 30 gün,
2017 yılı Mart ayında 9 gün, olmak üzere 159 gün çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1- Davalı ... Derneği vekili ile fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf taleplerinin kabulüyle; Kuşadası İş Mahkemesi'nin, 17.03.2022 tarihli, 2020/661 E, 2022/66 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2- Davanın reddine;" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde; davacının davalı işyerinde yaz kış çalışmasına devam etmesine rağmen sigorta kayıtlarında çıkış yapıldığını, davacının bu durumu ancak tanık beyanları ile ispatlayabileceğini, yazılı delil ile ispatlanamamasının aleyhine değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 15.06.2016-27.06.2017 tarihleri arasında davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı çalıştığının tespitine ilişkindir.
1.5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1 . fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
2. Hizmet tespitine ilişkin talebin Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Davacı 15.06.2016-27.06.2017 tarihleri arasında anılan işyerinde kesintisiz çalıştığını iddia etmektedir. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde, davalı dernek adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinden 16.07.2016 - 30.09.20 16... .03.2017 - 27.06.2017 tarihleri arasında tam gün bildirimli çalışmalarının bulunduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesince 16.07.2016 - 27.06.2017 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı niteliğinde kesintisiz olarak 343 gün çalıştığının tespitine karar verilmiş bildirimi yapılmayan günler bakımından hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise 16.07.20 16... .03.2017 tarihli işe giriş ve 30.09.20 16... .06.2017 tarihli işten ayrılış bildirgelerinde davacının imzasının bulunması ve özlük dosyasında bir kısım belgeye atıf yapılarak çalışmaları kesintili kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki söz konusu işe giriş ve çıkış bildirgelerindeki imzalar davacı taraftan sorulmamış dolayısıyla imzaların davacıya ait olup almadığı denetlenmemiştir. Söz konusu belgelerdeki imzalar davacı taraftan sorulmalı, inkarı halinde yöntemince imza incelemesi yapılmalı, davacıya ait olması halinde ise irade fesadı iddiası varsa bu hususta ayrıca araştırma yapılmalıdır.
Öte yandan davalı adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinin dernek hizmetleri mahiyetinde olup 10.05.2013 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, SGK'nın 14.03.2018 tarihli yazısı ekinde uyuşmazlık konusu dönem bordrolarının dosya içerisine alındığı, 2016/9-2017/4 aylarının bordrolarının bulunduğu ancak bordroların bir kısmının gönderilmediği anlaşıldığından bu bordroların da celbi ile talep konusu dönem bakımından yeteri kadar bordro tanığının tespiti ile dinlenilmesi gerekmektedir.
4. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1.Temyiz olunan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi'nin kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.