MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1414 E., 2025/584 K. vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/117 E., 2024/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının yaşamını ve geçimini herhangi bir iş verene bağlı olmaksızın hisseli payı olan tarım arazilerini kendi adına ve hesabına ekip biçip ve kendi hesabına satmak şeklinde tarım işleri ile yaptığını, davacının 01.08.1998 tarihine ait tevkifat kesintisinin bulunduğunu, bu tarihten önce 3 ay sigortasının bulunduğunu, ayrıca askerlik borçlanması talep ettiğini ve 390 gün yatırdığını, dolayısıyla 01.04.2012 tarihi itibari ile emekli olması gerektiğini, müvekkilinin 06.07.1999 tarihinden bu yana, ... Ziraat Odasına kayıtlı olduğunu, bugüne kadar üye olarak üzerine düşen sorumlukları eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve davacının 01.08.1998 tarihinden itibaren 4/1-b maddesinin 4. alt bendi kapsamında sigortalılığının tespiti suretiyle, 01.04.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle;hak düşürücü sürenin geçtiğini ve zamanaşımına uğradığını, 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın haksız olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un geçici 17. maddesi gereği ihya ödeme talebinde bulunduğunu, ilk prim ödeme tarihinin 30.06.2011, son prim ödemesi 1.585,09 TL olmak üzere 22.04.2016 tarihinde yapıldığını, bu haliyle davacının Kanun'da sayılı emeklilik şartlarını taşımadığından yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talebinin yersiz olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının 01.08.1998 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 01.04.2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti talebinin reddine,
2-)Davacının davalı Kuruma ihya borçlanma primi olarak ödediği 9.217,02 TL ve yeniden yapılandırma primi olarak ödediği 992,56 TL olmak üzere toplam 10.209,58 TL’nin 5510 sayılı Kanun'un 89/3.maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle,
1.Davacı tarafın, Kuruma başvuruda bulunarak yaşlılık aylığı bağlanmasını talep ettiğini, Kurum tarafından söz konusu talebin reddedildiğini, işbu dosyada yapılan yargılama sonucunda da davacının tespit taleplerinin reddine karar verildiğini, ancak davacı tarafın ihya borçlanma primlerinin iadesi hakkında müvekkili Kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadığını, bu sebeple iade talebinin reddi gerekirken kabule ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2.Ayrıca işbu davada davacının taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesine rağmen Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, reddedilen kısma ilişkin Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini,
3. Mahkeme tarafından davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabule ilişkin verilen kararın usul, yasa hükümleri, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tahsis talebinin reddine yönelik Kurum işleminin iptali ile aylık bağlanması gerektiğinin tespiti istemine, olmadığı takdirde, davalı Kuruma yapılandırma kapsamında yatırılan toplam 10.209,58 TL nin iadesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.