MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/238 E., 2025/943 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/201 E., 2023/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, iş yerinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce alınan 02.03.2022 tarihli ünite kararında olayın iş kazası sayılmadığını, 07.08.2021 tarihinde müvekkiline işverenin talimatı ile görevi kapsamı dışında transpalet isimli alet ile ürün taşıma işi yaptırılırken müvekkilinin sol tarafının üzerine düştüğünü ve çok ağır bir biçimde yaralandığını, bu kaza nedeniyle müvekkili davacıda bel fıtığı (lomber disk) rahatsızlığı meydana geldiğini, müvekkili davacının bu kazanın akabinde hemen hastaneye gitmesi gerekmesine rağmen işyerinde işlerin yoğunluğu gerekçe gösterilerek hastaneye gitmesine izin verilmediğini, davalıya ait işyerinde 07.08.2021 tarihinde iş kazası geçirmesine rağmen davalı işveren tarafından iş kazası tutanağı tutulmadığı gibi geçirdiği iş kazasının SGK’ya da bildirilmediğini, davacının 07.08.2021 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi şahsi rahatsızlığı sebebiyle uğradığı düşmeyi iş kazası görünümüne sokabilmek için çaba gösterdiğini, bu sebeple de bir takım çelişkili başvurular yaptığını, kendisinin tutarsız beyanı dışında iş kazasına işaret edebilecek hiç bir belirti dahi bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının somut ve delillerden uzak tespit talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının iş kazası iddiasına ilişkin müvekkili şirkete olay tarihinde herhangi bir bildirim yapılmadığının anlaşıldığını, kaza olup olmadığı ile ilgili araştırmada ise davacının iddia ettiği gibi kaza geçirdiği hususunda somut bir delil bulunamadığını, nitekim dava dilekçesinde belirtildiğine göre; davacının iddia ettiği kazanın üzerinden çok sonra hastaneye gittiğini, davayı ve davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının iddia ettiği maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olması gerektiğini, bu nedenle tek hekimle hazırlanan yetersiz tespitlerin dikkate alınmamasını talep ettiklerini, bu hususta illiyet bağının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı ...Ş. bünyesinde çalışırken 07.08.2021 tarihinde müvekkile işverenin talimatı ile görevi kapsamı dışında transpalet isimli alet ile ürün taşıma işi yaptırılırken müvekkil sol tarafının üzerine düşüp yaralandığını bu olay nedeni ile tedavisinin hala devam ettiğini, hareket kabiliyetini büyük oranda yitirdiğini, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 28.09.2021 tarihli sağlık kurulu raporu ile %7 oranına maluliyeti bulunduğunu, davalı işverenlikçe iş kazası bildirimi yapılmadığını, davacının arkadaşı ...’in iş kazasına bizzat şahit olduğunu, olayın açık bir şekilde iş kazası olduğunun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, davalı şirketin iş kazası sebebi ile maddi manevi tüm tazminattan sorumlu olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu ve itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri ile bodro tanık beyanları, tedavi evrakları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.