MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1921 E., 2025/445 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tonya Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/72 E., 2023/48 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan Sağlık Bakanlığına bağlı ... Sağlık Meslek lisesinde 1991 yılı Eylül ayının ilk haftasında temizlik görevlisi olarak işe başladığını, bu işte 31.12.2000 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, davalı Bakanlık tarafından işe giriş bildirgesi ve diğer belgelerin davalı tarafından fiilen işe başlatıldığı tarihte değil de 1995 tarihinde SGK'ya verildiğini, ilk işe girdiği tarih ve işten ayrıldığı tarihler arasında kesintisiz çalıştığı halde çalışmalarının Kuruma kesintili ve eksik bildirildiğini, SGK'ya başvuru yaptığını ve işe giriş tarihinin ve prim gün sayısının eksik olduğunu öğrendiğini, bu nedenlerle kendisinin işe başlangıç tarihinin 04.09.1991 tarihi olarak tespitini ve işten ayrıldığı 31.12.2000 tarihleri arasında fiilen çalıştığının tespitine, çalıştığı süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davada husumetin müvekkili idareye yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idare kayıtlarında yapılan araştırmada davacının 1991-2000 tarihleri arasında ... Sağlık Meslek Lisesinde çalıştığını gösterir herhangi bir kayda rastlanılmadığını, 5450 sayılı Kanun gereği Sağlık Meslek Liselerinin Milli Eğitim Bakanlığına devredilmesi nedeniyle müvekkili Kurum arşivinde ve eski arşivde bulunan Sağlık Meslek Liselerinde görevli olan tüm personele ait özlük dosyalarının görev yaptıkları İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderildiğini ancak gönderilen özlük dosyaları arasında da davacının ismine rastlanmadığını, müvekkili idarede kesintisiz çalışması olsa bile müvekkili idareden ayrıldığını belirttiği 31.12.2000 tarihinden sonra 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, bu nedenlerle davanın reddini, usul yönünden red kararı verilmeyecekse nihayetinde açılan davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin tespiti için açılan davanın 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, söz konusu süresinin hak düşürücü bir süre olduğunu, davacının 1995-2000 tarihleri arasındaki dönemlerde işe giriş bildirgeleri bulunmakla birlikte, prim ödemelerinin düzenli olmadığını, yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının sigortalılığın ispatı için yeterli sayılamayacağını, bu nedenlerle haksız olarak açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Somut olayda; davacının 04.09.1991 - 31.12.2000 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz olarak olarak çalıştığı iddia edilmiş olup; 01.11.1995- 31.12.2000 tarihleri arasında davacının 1995 yılında 56 gün, 1996 yılında 240 gün, 19 97... dönemde 120 gün, 19 98... ve 3 . dönemde 231 gün, 19 99... ve 3. dönemde 117 gün, 20 00... ve 3. dönemlerinde 115 gün olarak çalışmaları Kuruma bildirilmiş bulunmaktadır. Davalı işveren nezdindeki çalışması 31.12.2000 tarihinde sonlanmış bulunmaktadır.
Davacı yönünden ilk bildirim 01.11.1995 tarihinde yapılmış olup; 04.09.1991-01.11.1995 tarihleri arasındaki dönem yönünden talebi eldeki davanın 19.12.2016 tarihinde açılmış olması dikkate alındığında ilk bildirim öncesindeki dönem hak düşürücü süreye uğramış bulunmaktadır.
İlk bildirimin yapıldığı 01.11.1995 tarihi ile çalışmanın sonlandığı 31.12.2000 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise 01.10.1996 tarihinde işe başladığına ilişkin 30.10.1996 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi; 01.09.1997 tarihinde işe başladığına ilişkin 08.09.1997 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi; 01.05.1999 tarihinde işe başladığına ilişkin 10.05.1999 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi; 08.11.1999 tarihinde işe başladığına ilişkin 08.11.1999 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi; 01.05.2000 tarihinde işe başladığına ilişkin 25.04.2000 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi; 01.10.2000 tarihinde işe başladığına ilişkin 27.09.2000 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi;
01.12.2000 tarihinde işe başladığına ilişkin 05.12.2000 tarihinde Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesi davacının imzasını taşımakta olup, söz konusu belgelerdeki imzalar inkar edilmiş ise de yaptırılan inceleme sonucunda işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğu hususu tespit edilmiş bulunmaktadır. Söz konusu belgelerin aksini ispatlar şekilde davacı yanca herhangi bir yazılı delil dosyaya sunulmadığı gibi, çalışmanın gerçekleştiği işyerinin kamu kuruluşu olduğu, çalışmaların kayda geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgeye dayanmasının asıl olduğu, davacının 01.11.1995 - 31.12.2000 tarihleri arasında Kuruma bildirilen sürelerden daha fazla sürelerle çalıştığı ve çalışmasının kesintisiz olduğunu kanıtlar mahiyette ücret bordrosu, davacıya ücret ödemesi yapıldığı, yapılan ücret ödemelerinden prim kesintisi yapıldığı hususlarında dosya kapsamında herhangi bir yazılı delil bulunmadığı, kesintisiz çalışma olgusunun ispatlanamadığı gözetildiğinde davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kabulünde sonuç itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde özetle,
1.Davacının davalı Bakanlığa ait okul işyerinde Eylül-1991-30.12.2000 tarihleri arasında fiilen, kesintisiz çalıştığını, fiilen kesintisiz çalışmanın o dönemdeki okul müdürlüğü tarafından davalı Kuruma verilen işten çıkış ve işe giriş bildirgeleri ile fiili çalışmayı yansıtmayacak şekilde bildirildiğini, işe giriş veya işten çıkış bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olduğuna ilişkin kendi içinde çelişki barındıran Adli Tıp Raporunun Mahkemece hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu,
2. Bir an için işveren tarafından davalı Kuruma sunulan bildirgelerdeki imzaların davacıya ait olduğu varsayılsa bile söz konusu imzaların resmi Kurum olan davalı işveren tarafından kamu gücü kullanılmak suretiyle ve davacıya bilgi verilmeden hile ile imzalatıldığını,
3. Dinlenen tanık beyanlarına göre davacının okul işyerinde bir bütün olarak yaz tatilleri de dahil olmak üzere bilfiil hizmet akdi ile çalıştığını, fiilen çalışmanın kesintisiz olması ve bir kısım bildirgelerin Kuruma verilmiş olması halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.