MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/640 E., 2025/1288 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/166 E., 2022/779 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ...'un 12.01.2015 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... .... ...... ... ... ...'un şirketleri çalışanı olmadığını, diğer davalı ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi de bulunmadığını, davanın iş kazası olmadığını, kazanının ... ... ...'un kusuru nedeniyle meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ....... vekili, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; ... için 647.336,82 TL maddi tazminatın, ... için 25.326,59 TL maddi tazminatın, ... için 44.827,37 TL maddi tazminatın, ... için ...TL maddi tazminatın, ... için 111.275,26 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; manevi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, ... için ... TL manevi tazminatın, ... için ... TL manevi tazminatın, ... için ... TL manevi tazminatın, ... için ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
.... Temyiz Sebepleri
Davalı ..... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların miras bırakanı ile davalı müvekkili arasındaki hukuki ilişkinin hizmet sözleşmesine değil, istisna sözleşmesine dayandığını, ... sigortalı olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ceza davasında tespit edilen ve kesinleşen maddi olguların bağlayıcı olup olayın davacılar kusurlu hareketi sebebiyle meydana geldiğinin açık olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ... asıl işveren sıfatı bulunmadığını, diğer davalıya anahtar teslim usulü iş verildiğini, tüm sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın müteveffanın kusurundan kaynaklandığını, illiyet bağının kesildiğini, jeneratörü evinin içine alarak kazaya kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile de müteveffanın kusuru ile illiyet bağının kesildiğinden bahisle beraat kararı verildiğini, işverenin tazminattan sorumlu tutulamayacağını, Mahkemece hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, hesaplanan tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davalı ... .... ......'nin baz istasyonu bakım, kurulum onarım vs. işi ile ilgili olarak diğer davalı ... ... ile sözleşme imzaladığı, ... Köyünde elektrik kesilmesi durumunda baz istasyonun çalışması amacıyla jeneratörü çalıştırması için davacılar ... ... ile anlaşıldığı, şirket görevlilerinin gelerek jeneratörü evin dışında bir yere yerleştirdiği, ancak kış şartları ve kar fırtınası nedeniyle kar 1,5 metreye ulaştığından ve 2 haftadır elektrik kesintisi olduğundan davacılar jeneratörü içeriye, kapalı alana taşıdığı, jeneratöre yakıt koymak için aşağı indiğinde karbonmonoksit gazından zehirlenerek vefat ettiği anlaşılmıştır.
... Denetmen raporunda; ... ... ...... ile ... ... arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı ve sigortalılık niteliğine haiz olduğunun tespit edildiği ve olayın iş kazası olduğunun kabul edildiği, kazanın meydana gelmesinde işveren ... ... ......'nin %80 oranında, sigortalı ... ... 'un %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, aynı kazaya ilişkin olarak ... 1. Asliye Hukuk 2025/209 Esas sayılı rücuan tazminat dava dosyasında alınan kusur raporunda meydana gelen iş kazasında davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği ve Mahkemece bu rapor esas alınarak karar verildiği, kararın kesinleşmediği görülmektedir.
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/372 E. sayılı kararı ile kesinleşen ceza davasında; "jeneratörün ilk önce ilgililer tarafından dışarıda hava alma olanağı bulunan bir yere konulduğu, ... ve eşi tarafından bu jeneratörün içeri taşındığı,müteveffanın fırtına nedeni ile kapı ve pencereleri kapattığı, daha sonra yakıt eklemek üzere geldiğinde jeneratörden sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybettiğinin anlaşılması karşısında 4-5 yıldır jeneratörün bakım ve onarım işi ile uğraşan müteveffanın jeneratörü kapalı alanda çalıştırmaması gerektiğini bilmesi gerektiği,buna rağmen jeneratörü kapalı alana taşıyarak çalıştırması sonucunda meydana gelen ölüm olayında sanıkların jeneratörün kullanımına ilişkin gerekli bilgilendirmeyi ve jeneratörün bakımını yapmamaları nedeniyle sanıkların kusurlu bulunduğu iddia edilmiş ise de bir an için sanıkların kusurlu eyleminin varlığı kabul edilse dahi müteveffanın taksirli davranışının nedensellik bağını kestiği" gerekçesiyle Şirket yetkilisi sanıklar ... ve... yönünden beraat kararı verilmiştir.
Davacılar tarafından ... Başkanlığı ve ... ... ......’ye husumet yöneltilerek olayın iş kazası olduğunun tespiti ve davacılara gelir bağlanması istemiyle açılan davada; Mahkemece, davanın ... yönünden konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın ... Telekominikasyon ...... yönünden kabulüne, davacıların murisi ... ...'un 12.01.2015 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiş ve karar Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Eldeki dosyada alınan kusur raporunda, bilirkişi heyeti tarafından kusur oranına dair bir belirleme yapılmaksızın, davalı ...’in olay mahallinde oluşabilecek riskleri değerlendirip planlama yapmaması, elektrik kesintisi sırasında jeneratör çalıştırma süreci ile ilgili belirgin sistemli iş organizasyonu kurmaması,çalışanları denetlememesi sebebiyle olayın meydana gelmesinde etkili olduğu, davacının iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediği, bilgisiz olduğu konunun sonuçlarını tahmin edemeyeceği gerekçesiyle kusuru bulunmadığı kanaati bildirilmiş, Mahkemece, kusur oranına dair değerlendirme resen yapılarak davalıların %80 oranında kusurlu olduğu kabulü ile karar verilmiştir.
Bilindiği üzere geniş anlamıyla sorumluluk kavramı, bir kişinin başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğü olarak açıklanmıştır. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu ... zararların giderilmesi (tazmin edilmesi) yükümlülüğünü içerir.
İşçi ve işverenin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan sıkı iş ilişkisi, işçi yönünden işverene içten bağlılık (sadakat borcu), işveren yönünden işçiyi korumak ve gözetmek borcu şeklinde ortaya çıkar. Gerçekten işçi, işverenin işi ve iş yeri ile ilgili çıkarlarını korumak, çıkarlarına zarar verebilecek davranışlardan kaçınmak, buna karşı işveren de, işçinin kişiliğine saygı göstermek, işçiyi korumak, iş yeri tehlikelerinden zarar görmemesi için iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, işçinin özlük hakları ve diğer maddi çıkarlarının gerektirdiği uygun bildirimlerde ve davranışlarda bulunmak, işçinin çıkarına aykırı davranışlardan kaçınmakla yükümlüdür.
Sanayi ve teknolojideki gelişmeler, yeni işletmelerin açılması, fabrikaların kurulması iş yerlerindeki makinalaşmanın artmasına yol açmış, bu durum iş kazaları ile meslek hastalıklarında artışlara neden olmuştur. Bu gelişme, iş yerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin daha etkili şekilde alınması gereğini ortaya çıkarmıştır.
İşveren, gözetme borcu gereği, çalıştırdığı işçileri, iş yerinde meydana gelen tehlikelerden korumak, onların yaşam, bedensel ve ruhsal sağlık bütünlüklerini korumak için iş yerinde teknik ve tıbbi önlemler dahil olmak üzere bilimsel ve teknolojik gelişmelerin gerekli kıldığı tüm önlemleri almak zorundadır.
İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu Mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır.
Somut olayda; davalı ..... tarafından davacıların murisi ile anlaşma yapıldığı, elektrik kesilmesi halinde baz istasyonuna enerji sağlamak için bir jeneratör temin edildiği, jeneratörün davalı şirket yetkilileri tarafından müteveffanın evinin önüne kurularak çalışır halde bırakıldığı, ancak davacılar murisinin yoğun kar yağışı nedeniyle jeneratörü bulunduğu yerden alarak kapalı mekana taşıdığı, jeneratörün çalışmasından dolayı oluşan karbonmonoksit gazından zehirlenmesi sonucu vefat ettiği konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Ceza davasında, davacının davalı şirketten habersiz olarak jeneratörü uygun olmayan yere taşıması nedeniyle taksirli davranışının yoğunluğunun illiyet bağını kestiği belirtilerek beraat kararı verildiği ve Mahkemece alınan kusur raporunda da davacılar murisinin jeneratörü açık alandan evin altına kendisinin alması nedeniyle kusurlu olduğu yönündeki muhalefet şerhi dikkate alındığında, kabul edilen kusur oranlarının oluşa uygun olmadığı açıktır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra Mahkemece yapılacak iş; aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle, delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporunu düzenleyen heyetten farklı, ... sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; öncelikle jeneratörün kurulup teslim edilmesi ile kaza tarihi arasındaki süre de dikkate alınarak davalı şirketin denetim görevini yerine getirip getirmediği üzerinde durularak, ceza dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile çelişkiyi gidererek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - bilirkişi raporunda sadece etkisi üzerinde durularak, ayrıca kusur oranı belirlenmeden karar verilmesinin istikrarlı içtihatlara aykırı olduğunu da dikkate alarak- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, işbu kusur oranını Mahkemece hükme esas alınan hesap raporuna uygulamak ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek (özellikle davacı tarafından istinaf ve temyiz yoluna başvurulmadığının) davacıların talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, istinaf itirazlarının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.