MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1176 E., 2025/2796 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/622 E., 2024/115 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu dava dışı ... Tic. ve .... A.Ş.’nin ... ... ... sicil numaralı işyerine ait; 2015/10, 2016/2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11, 2017/3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12, 2018/1 dönemlerine ilişkin prim ve gecikme zammı, 2015/10, 2016/2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12, 2017/1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12, 2018/1 dönemlerine ilişkin işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borcu nedeniyle borçlu şirket yetkilisi ...'in mirasçısı sıfatıyla, müteveffanın eşi davacı ... ve kızları ... ile ... aleyhine 21.11.2023 tarihli 2018/10493, 2018/... /... takip numaralı dosyalarından takip başlatıldığını, gönderilen ödeme emirlerinin ...'e 27.11.2023 tarihinde, ...'na 02.12.2013 tarihinde ve ...'na ise 28.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu ödeme emirlerinin iptalinin gerektiğini, davacıların ödeme emirlerine konu kamu alacağından müşterek müteselsil sorumlu olan yönetim kurulu üyesi ...'in mirasını reddettiklerini, ...'in yönetim kurulu üyesi iken 09.01.2018 tarihinde vefat ettiğini, davalı kurumun mirasın reddi hususundan haberdar olduğunu beyan ederek davalı Kurum borçlusu şirketin yetkilisi ... ...'in mirasçısı sıfatıyla davacılar hakkında başlatılan takipte, mirası reddeden davacıların murisin borçlarından dolayı sorumlu olmadığının ve dolayısıyla davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, 21.11.2023 tarih ve ...... /... takip numaralı takiplerin ve bu takiplere bağlı olarak gönderilen ödeme emirlerinin davacılar yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların Kuruma borçlu olan ve şube olarak davalı Kurumun ...-25 iş yeri sicil numarasında işlem gören.... Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı ve yöneticisi olduğunu, borçlu şirketin dava konusu dönem bakımından Kuruma karşı işsizlik sigortası primi ve gecikme zammı borçlarının bulunduğunu, davacıların borcun doğumu tarihinde şirketin ortağı ve yetkilisi durumunda olup, davaya konu ödenmeyen prim ve diğer gecikme zammı borçlarından diğer ortak ve yöneticilerle birlikte müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı Kurumun davacılara karşı uyguladığı borç tahakkuk işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı Kurumun davaya konu borçları kanunen şirketin iflas ve yapılan mirası ret süreçlerinden önce doğduğunu ve davaya konu ödeme emirlerinin iptalinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusuz kaldığından esasa dair bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hakkında istinaf başvurusunda bulunulan İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, dava konusuz kaldığından esasa dair bir karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; karar tarihi 30.05.2025 tarihinde, AAÜT uyarınca maktu vekalet ücreti 30.000,00 TL iken Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir önceki senenin AAÜT'si uyarınca hatalı olarak 17.900,00 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, dosyada üç davacı arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan üç farklı dava olduğunu, her bir davacı için ayrı ayrı 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken AAÜT'ye aykırı şekilde 17.900,00 TL tutarında tek bir vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına mirasın reddi kararını zamanında davalı Kuruma bildirmeyen davacıların sebebiyet verdiğini, davalı Kuruma bildirilen bir mirasın reddi kararı bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuşturB. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ödeme emri iptaline ilişkindir.
1.Mirasın reddi, Türk Medeni Kanunu'nun 605 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan Kanun'un 605. maddesinde, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri belirtilmiştir. Yasal ve atanmış mirasçılar mirası, Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilirler. Mirası reddeden kişi miras bırakanın borçlarından ve alacaklarından hiçbir şekilde sorumlu olmaz.
2.Somut olayda, müteselsil prim borçlusu olan muris ...in 09.01.2018 tarihinde vefat ettiği, davacıların ise Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/125 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararıyla mirası kayıtsız ve şartsız reddettiği anlaşılmaktadır. Söz konusu ret kararı, 06.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Buna rağmen, davaya konu ödeme emirleri, davacılara tebliğ edilmiş, davacılar da yasal süresi içinde açtığı bu dava ile ödeme emirlerinin iptalini talep etmiştir. Davalı Kurum, dava sırasında ödeme emirlerini mirasın reddi sebebiyle iptal etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, ancak davalı Kurum lehine maktu vekalet ücretine hükmetmiştir. Davacı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
2.Her ne kadar mirasın reddine ilişkin karar 2018 yılında kesinleşmiş ve eldeki dava 11.12.2023 tarihinde açılmış olsa da; daha önce davalı Kurumun diğer şehirlerdeki birimlerine karşı açılan benzer davalarda verilen kararların, Kurumun mirasın reddinden haberdar olduğu şeklinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, Kurumun mirasın reddinden ancak dava dilekçesinin tebliğiyle haberdar olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu durumda, taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bu husus kararın bozulmasını gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.