MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1589 E., 2025/1619 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/481 E., 2024/70 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.07.2020 tarihli tahsis talebinin yurtdışında geçen hizmet süreleri ile çakışan İBS sürelerinin iptal edilmesi üzerine aylık bağlanma koşullarının oluşmadığı belirtilerek reddine dair Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitini, her bir aylığının ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 02.07.2020 tarihli talep dilekçesine istinaden ikamet adresi Almanya göründüğü için yurtdışı çalışmasının olup olmadığı ve Türkiye'deki çalışmalarının geçerli olup olmadığının tespiti için Almanya'dan hizmet belgesi istenmesi üzerine, Almanya'daki çalışma süreleri ile Türkiye'deki isteğe bağlı sigortalılığa ait ödemelerin çakıştığının tespit edildiğini ve 01.09.1999 - 30.09.2008 tarihleri arasındaki isteğe bağlı ödemelerinin iptal edildiğini, 3600 gün koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle aylık talebini reddeden Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kabulü ile,
Davacının Yurtdışı mecburi sigortalılık süreleri ile çakışan isteğe bağlı sigortalılık ödemelerinin iptaline dair Kurum işleminin ve 19.10.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline,
Davacı 3...2 TC kimlik numaralı ...'ın 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
Yaşlılık aylıklarının hak ediş dönemlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 9. İş Mahkemesi'nden verilen 19.02.2024 tarih, 2022/481 Esas ve 2024/70 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; isteğe bağlı sigortalılığın devam ettiği süre içerisinde Sosyal Güvenlik Sözleşmesi olan ülkelerde ev kadınlığı süreleri olanların aksine bir talebi olmadığı sürece isteğe bağlı sigortalılıklarının geçerli kabul edilmediğini, davacının isteğe bağlı ödeme gün sayılarının iptalinden sonra 1917 sigortalı gün sayısının kaldığını, talebin bu nedenle 15... yaş ve 3600 gün gerektiği için reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerini iptal eden Kurum işleminin iptali ile 02.07.2020 tarihli tahsis talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; 15.08.1969 doğumlu davacının, hizmet döküm cetveline göre; ilk kez 31.08.1981 tarihinde 4/1-a sigorta kapsamında bildiriminin bulunduğu, 31.08.1981 - 22.10.1984 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında 147 gün hizmetinin bulunduğu, 01.10.1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında İsteğe Bağlı Sigortalılığının başladığı, 2008/9. ayına kadar isteğe bağlı sigorta ödemelerinin devam ettiği, öte yandan davacının 01.09.1999 tarihinden itibaren Alman Sigortalılık sürelerinin başladığı, davacının 02.07.2020 tarihinde Kuruma tahsis talebinde bulunduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 19.10.2022 tarihli yazısı ile davacının 31.08.1981 - 31.08.1999 tarihleri arasında toplam 1917 prim günü olduğu, 3600 prim gün sayısı koşulunu sağlayamadığından talebinin reddedildiğinin bildirildiği, davacının Almanya'da geçen sigortalılık süreleri ile Türkiye'deki isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin çakışması sebebiyle davacının 01.09.1999 tarihinden sonraki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline yönelik Kurum işleminin hatalı olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığı tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptali ve davacıya 02.07.2020 tarihli tahsis talebine istinaden aylık bağlanması talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan mülga 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Maddedeki "malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanlar" sözcüklerinin, sigortalılar yararına bir yorumla, tâbi olması gerekenleri de kapsadığının kabulü gerekir. Öte yandan, aynı kanunun Geçici 54 üncü maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunanlar için bu maddenin yani 18 yaş sınırının uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; mahkemece yurtdışında mecburi sigortalılık süreleri ile çakışan isteğe bağlı sigortalılık ödemelerinin iptaline dair Kurum işleminin yerinde olmadığı, davacının 02.07.2020 tahsis talep tarihinde 20 yıl, 40 yaş, 5000 gün koşulunu yerine getirdiği, bu nedenle davalı Kurumun tahsis talebinin reddine ilişkin 19.10.2022 tarihli Kurum işleminin iptalinin gerektiği, davacıya 01.08.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmişse de; 15.08.1969 doğumlu olan davacının 18 yaşından önce, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 54 üncü maddesi gereğince 01.04.1981 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başladığı sabit olmakla, davacı yanın tahsis koşullarının incelenmesinde 18 yaşını doldurduğu 15.08.1987 tarihi dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının sigortalılık başlangıcının 15.08.1987 tarihi olarak kabul edilmesi durumunda 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-e maddesi gereğince 20 yıllık sigortalılık süresini ve 44 yaşını doldurması ve en az 5225 gün prim gün sayısının bulunmasına ihtiyaç bulunduğu, davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli olduğunun kabulüyle beraber 5157 gün prim gününün bulunduğunun gözetilmesi halinde tam aylık koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmış olup, Mahkemece mevcut prim gün sayısına göre yargılama sırasında yaş koşulunu tamamladığı gözetilerek davacının 506 sayılı Kanun'un geçici 81/C maddesi kapsamında aylık talebinin olup olmadığı açıklatılmak suretiyle, tahsis talebi yönünden yaş koşulunun gerçekleştiği tarihe göre aylık bağlanması koşulları değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.