MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2823 E., 2025/1681 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/1 E., 2023/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1997-2002 dönemi sözlü kira sözleşmesi ve teyamüllere göre tarımsal faaliyette bulunduğu aile topraklarında şeker pancarı ektiğini, ürünleri ... Fabrikaları A.Ş. ne teslim ettiğini, ancak müstahsil makbuzu verilmediğini, resen prim kesildiğini ve tescilinin yapıldığını düşünürken kayıtları kontrol ettiklerinde tescilin yapılmadığının anlaşıldığını, şeker fabrikalarına başvurulduğunu, 1998 yılında pancar bedelinde tevkifat yapılmadığını, 2002 yılında ise yapıldığının belirtildiğini, Kuruma 10.11.2022 tarihinde başvurduklarını, Kurumun sadece 2003 yılına ait kesintilerin işlendiğini, 1998 yılı için ise kesinti yapılmadığından işlem yapılmayacağının 30.11.2022 tarihli yazı ile bildirildiğini, oysa tevkifat kesilmese bile resen sigortalı sayılması gerektiğini, yasa gereği kendi ad ve hesabına tarımsal faaliyette bulunmasının sigortalı olmaya yeteceğini, Kurumun kanunun gereğini yerine getirmediğini, sigortalılık hakkından vazgeçilemeyeceğini belirterek sigortalılık niteliğini kazandığı Aralık 1998 döneminde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi ve tescilinin yapılması, ilk tescil tarihinin düzeltilmesi ile geriye dönük hizmetlerin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yetki, süre, husumet itirazında bulunduklarını, Kuruma başvuru şartı bulunduğunu, davanın ispatlanması gerektiğini, kesintinin 21.04.2003 tarihinde yapıldığını, sigortalılığın 01.05.2003 tarihinde başlatıldığını, önceki dönem ile ilgili kesinti bulunmadığını, kesinti yapılmadan Bağ-Kur'lu sayılmasının imkanı olmadığını bu görevin de ürünü alan kuruluşlara ait olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Fabrikaları tarafından 1998 yılında sözleşme yapıldığı belirtilse de sözleşmenin yapılmış olması ilgili dönemde tarım ile uğraşıldığını göstermediği gibi davacı ekim yapmış ve fabrikaya teslim etmiş olsa dahi tevkifat kesintisi yapılmadığından geçmişe yönelik dava konusu dönemde Tarım Bağ-Kur'lu sayılamayacağı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tevkifata bağlı olmaksızın tescil işlemlerinin davalı Kurumca resen yapılacağı ve Tarım Bağ-Kur sigortalılığının kanıtlanması yönünden hangi kayıtların esas alınacağının Kanun'da açıkça belirtilmesi karşısında; tarım işi ile uğraşıldığının ispatına dair ... Fabrikaları A.Ş. yazısı, ... kayıtları, tanık anlatımları ve sair hususlar çerçevesinde, Kanun hükümleri gereği ilgili dönemde davacının Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edilmesi hususunda gerekli tescil işlemlerinin yapılması ve buna göre sigortalılık ilk tescil tarihinin düzeltilmesi için açılan davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 31.12.1998 - 31.12.2002 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.