MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/3698 E., 2025/1535 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/574 E., 2024/226 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Mart 2007 tarihinden iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedildiğini, 06.04.2017 tarihine kadar davalı şirket bünyesinde şoför ve montaj işlerinde aralıksız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshine müteakip haklarını alamadığını, müvekkilinin işçilik alacakları için davalıya karşı dava ikame ettiğini, bu yargılama sürecinde toplanan delillerle müvekkilinin aldığı ücretin asgari ücret kısmının bankadan, üstünü elden aldığının tespit edildiğini, yine bu dosyada alınan 19.08.2019 tarihli bilirkişi raporunda da dikkate alınarak müvekkilinin ücret alacaklısı olduğunun hesaplandığını, bilirkişi raporunda da müvekkilinin ilgili yıllara ilişkin olması gereken ücretlerinin 01.07.2014-31.12.2014 tarihleri arasında aylık 1.651,00 TL/brüt olduğunun, 01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında aylık, 1.749,27 TL/brüt olduğunun, 01.07.2015-31.12.2015 tarihleri arasında aylık, 1.854,10 TL/brüt olduğunun, 01.01.2016-31.12.2016 tarihleri arasında aylık, 2.397,88 TL/brüt olduğunun, 01.01.2017-31.12.2017 tarihleri arasında aylık 2.587,88 TL/brüt olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan bu tespit üzerine müvekkilinin ücret alacağının elden ödeme yapıldığının kabulüyle hesaplandığını, hesaplama bu haliyle İzmir 15. İş Mahkemesinin 2018/251 E., 2019/561 K. ve 14.11.2019 tarihli kararında da ücret alacağına ilişkin taleplerinin tam kabul görüldüğünü, İzmir 15. İş Mahkemesi kararı uyarınca, müvekkilinin gerçek ücretinin bilirkişi raporunda anılan dönemler için anılan şekilde olduğu tespitinin kesinleştiğini, yani elden ödeme yapıldığının sabit olduğunu, müvekkilinin bu ücretler üzerinden prime esas kazanç değerlerinin güncellenmesinin gerektiğini, aksi durumun müvekkilinin ileride emekli olduğunda daha düşük yaşlılık aylığı almasına sebep olacağını, her ne kadar bu gerekçelerle işlem tesis edilmesi için SGK'ya başvurulmuş ise de SGK tarafından süresinde kendilerine herhangi bir cevabın verilmediğini belirterek davanın SGK'ya ihbar edilmesini, gerçek ücreti kesinleşmiş olan müvekkilinin bu ücretler üzerinden prime esas kazanç değerlerinin güncellenmesi yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkik edildiğinde davacının ... sicil numarasında işlem gören davalı işyerine karşı işçilik alacakları için dava açmış olduğunu, kesinleşen İzmir 15. İş Mahkemesi 2018/251 E.-2019/561 K. sayılı kararı kapsamında gereğinin yapılması için davacı vekilinin 18.08.20 23... 873 sayı ile müvekkili Kuruma başvurduğunu, bu başvuru üzerine müvekkili Kurumca anılan kararın gereğinin yapılması için davalı işverenden Mahkeme kararı ile tespit edilen 2013/07-12, 2014/01-12, 2015/01-12, 2016/01-12, 2017/01-04. dönemlerindeki eksik bildirilen prime esas kazançlara ait ek nitelikteki aylık prim hizmet belgelerinin düzenlenerek müvekkili Kuruma gönderilmesinin istendiğini, davalı işveren tarafından 03.11.2023 tarihli dilekçe eklerinde belgelerin sunulması üzerine müvekkili Kurumca gerekli güncellemelerin yapıldığını ve ilgili düzeltmelerin sigortalının hizmet dökümüne işlendiğini, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın konusunun "prime esas kazancın tespiti" olduğunu, SGK'nın davada feri müdahil olarak değil davalı taraf olarak dahil edilmesi gerektiğini, bu hususta davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın reddedilmesini talep ettiğini, davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, İzmir 15. İş Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli, 2018/251 Esas ve 2019/561 Karar sayılı dosyasındaki cevap ve savunmalarında da davanın haksız olduğunu ve iddia edilen alacaklar ile prime esas kazançların gerçeği yansıtmadığını belirttiklerini, bu iddialarını huzurdaki davada da yenilediklerini, SGK tarafından müvekkiline gönderilen söz konusu müzekkerelerin gereklerinin müvekkili şirketçe yerine getirildiğini, talep edilen evrakların sunulduğunun, ek APHB düzenlendiğini, ödenmesi ihtar edilen cezaların ve prim borçlarının ödenmesine başlanıldığını, davacının iddia ettiği ilgili yıllara ilişkin prime esas kazançların SGK tarafından güncellendiğini veya prosedürlerinin tamamlanınca güncellenecek olduğunu, hal böyleyken davacı tarafça hangi sebeple işbu davanın ikame edildiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafça bu hususta dava öncesinde SGK'ya başvurulduğunu, ancak yazılı cevap alınamadığı beyan edilmişse de müvekkili şirket hakkında yürütülen işlemlerin ve kesilen idari para cezası ile tahakkuk ettirilen prim borcunun açık olduğunu, SGK'nın ve müvekkili şirketin Mahkeme kararı doğrultusunda gereğini yerine getirdiğinin sabit olduğunu, SGK'nın davacının prime esas kazancının güncellenmesine/tespitine ilişkin "ret iradesi"nin bulunmadığını, tam aksine "kabul iradesi" göstererek müvekkili şirket hakkında işlem başlattığını ve ilgili yıllara ilişkin davacının prime esas kazancının güncellendiğini veya SGK'nın prosedürleri tamamlanınca güncelleneceğinin sabit olduğunu, bu doğrultuda dava şartının ve hukuki bir yararın bulunmaması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için SGK'nın davacının prime esas kazancının güncellenmesinde/tespitinde herhangi bir hataya düştüğünü ve işbu davaya sebebiyet verdiğinin anlaşılması halinde, SGK tarafından müvekkili şirkete bu hususta bildirimde bulunulduğunu, yasal bildirim üzerine müvekkilinin "EK APHB" düzenlediğini ve diğer usulü işlemleri tamamladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından sunulan ek aylık prim hizmet belgelerine istinaden 14.11.20 23... .11.2023 tarihlerinde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin talep doğrultusunda sigorta primine esas kazanç tutarının tescil edildiği, bu duruma göre davanın konusuz kaldığı değerlendirilerek konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 14. İş Mahkemesinden verilen 16.04.2024 tarih, 2023/574 Esas ve 2024/226 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı ... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın açıkça davacı olduğunu, bu nedenle davalı şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
2- Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça Kurum tarafından yapılan işlem sonucu beklenilmeksizin dava açıldığını, buna göre Kurum tarafından dava açılmasına sebebiyet verilmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalı Kuruma eksik bildirilen prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.