MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1392 E., 2024/1087 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/340 E., 2024/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmek ve de duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 18.03.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacılar adına Av. ...ile davalı ... ve ...A.Ş. adına Av. ... geldiler. Davalı .... San. ve .... Şti. adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazası nedeniyle vefat ettiği, iş kazasından dolayı davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek asıl dava dosyasının dava dilekçesinde eş ... için 2.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ... ve ... için 1.000,00’er TL maddi, tüm çocuklar için 50.000,00’er TL manevi, anne ve baba için 50.000,00’er TL manevi, kardeşler için 15.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili aynı davalılara karşı birinci birleşen davayı açarak asıl davada maddi tazminat talep etmeyen ... davacı anne ... için mirasçılarına miras payları oranında ödenmek üzere toplam 650,00 TL ve davacı baba ... için 500,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davacılar vekili 21.02.2020 tarihli dilekçesi ile asıl dava dosyasında eşin maddi tazminat istemini 428.054,17 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat istemini 46.131,22 TL’ye arttırmış, aynı dilekçe ile birinci birleşen dava dosyasında davacı baba ... için talep edilen maddi tazminatı 91.915,46 TL’ye çıkardığı gibi, yine birinci birleşen dava dosyasında ... davacı annenin her bir mirasçısı için istedikleri 50,00’şer TL maddi tazminatı ... için 390,00 TL’ye, diğer mirasçılar için 130,00’ar TL’ye olmak üzere toplam 1.630,00 TL’ye arttırmıştır.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin ilk kaldırma kararından sonra eş, çocuk ... ve baba için aynı davalılara karşı ikinci birleşen dava dosyasını açarak eş için 518.037,52 TL daha maddi, çocuk ... için 31.966,85 TL daha maddi, baba için 92.988,73 TL daha maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Devam eden aşamada davacılar vekilinin 14.08.2022 tarihli dilekçesiyle ikinci birleşen dava dosyası yönünden eşin maddi tazminat talebini 801.948,96 TL’ye, çocuk ...’ın maddi tazminat talebini 49.248,70 TL’ye, babanın maddi tazminat talebini 132.983,28- TL’ye arttırmıştır.
Davacılar vekili Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci kaldırma kararından sonra eş ve çocuk ... için aynı davalılara karşı üçüncü birleşen dava dosyasını açarak eş için 2.768.942,68 TL daha maddi, çocuk ... için 158.275,94 TL daha maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 13.07.2020
tarihli ilk kararında özetle, iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalı işveren ... şirketinin ise %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; her iki davalı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde asıl dava dosyasında, davacı eş ...'in maddi tazminat isteminin kabulüne, eş lehine 80.000,00 TL manevi, davacı çocuk ... maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuklar ... ve ... maddi tazminat istemlerinin reddine, tüm davacı çocuklar lehine 30.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, ... davacı anne lehine 40.000,00 TL, baba lehine 35.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birinci birleşen dava dosyasında ... davacı anne lehine mirasçılarına miras payları oranında ödenmek üzere 1.562,68 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı babanın maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ilk kararı ile davalı ... ve ...A.Ş. husumetinin tartışılmadığını, kusur raporunda adı geçen şirkete kusur verilmemiş olmasına rağmen tazminattan sorumlu tutulmasının yerinde olmadığı, ... teftiş raporu ile Mahkeme tarafından alınan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği ve ceza dava dosyasında, haklarında mahkumiyet kararı verilen kişilere az da olsa kusur izafe edilmediği, tüm eksiklikler giderildikten sonra duruma göre yeniden hesap bilirkişisinden rapor aldırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi 09.11.2022 tarihli ikinci kararında özetle, iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalı işveren ... şirketinin ise %90 oranında kusurlu olduğu kabulünden hareketle; asıl ve birleşen dava dosyalarında davalı ... ve ...A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden asıl dava dosyasında eş ve çocuk ... maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 80.000,00 TL, çocuk ... lehine 30.000,00 TL manevi, davacı çocuklar ... ve ...'inmaddi tazminat istemlerinin reddine, çocuklar ... ve ... lehine 30.000,00'er TL, ... davacı anne lehine 40.000,00 TL, baba lehine 35.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birinci birleşen dava dosyasında; ... davacı anne lehine mirasçılarına miras payları oranında ödenmek üzere 1.475,87 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı babanın maddi tazminat isteminin kabulüne, ikinci birleşen dava dosyasında davacı eş lehine 733.615,44 TL maddi, davacı çocuk ... lehine 43.949,80 TL maddi, davacı baba lehine 120.488,90 TL maddi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin bu ikinci kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarihli kararıyla kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.07.2023 tarihli kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince yeni kusur ve hesap raporu alındıktan sonra verilen 09.05.2024 tarihli kararla iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalı ... şirketinin %80, ihbar olunan vinç operatörü ...'ün %10 oranında kusurlu olduklarından bahisle asıl ve birleşen dava dosyalarında davalı ... ve ...A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden asıl dava dosyasında eş ve çocuk ... maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 80.000,00 TL, çocuk ... lehine 30.000,00 TL manevi, davacı çocuklar ... ve ... maddi tazminat istemlerinin reddine, çocuklar ... ve ... lehine 30.000,00'er TL, ... davacı anne lehine mirasçılarına miras payları oranında ödenmek üzere 40.000,00 TL, baba lehine 35.000,00 TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, birinci birleşen dava dosyasında; ... davacı anne lehine mirasçılarına miras payları oranında ödenmek üzere 1.475,87 TL maddi tazminat ödenmesine, davacı babanın maddi tazminat isteminin kabulüne, ikinci birleşen dava dosyasında davacı eş lehine 733.615,44 TL maddi, davacı çocuk ... lehine 43.949,80 TL maddi, davacı baba lehine 120.488,90 TL maddi tazminat ödenmesine, üçüncü birleşen dava dosyasında davacılar eş ve çocuk ... maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda 09.05.2024 tarih ve 2023/340 Esas, 2024/167 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... ve ...A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, olayda bir kusurun varlığından söz ediliyorsa işverenlik sıfatı gereği alt işverenin kusurundan asıl işverenlerin de birlikte sorumlu tutulmasının zorunlu olduğunu, yapım işinin... A.Ş.’nin asıl işinin tamamı olmayıp yalnızca uzmanlık gerektiren bütünleyici ve yardımcı bir parçası niteliğinde bulunduğunu, elektrik üretim ve dağıtım işinin bir gerekliliği olduğunu, bu nedenle yapım işinin tamamının diğer davalı ...’a verilmiş olmasının asıl işveren sıfatını ortadan kaldırmayacağını, davalı ... ve ...A.Ş.'nin ... Büyükşehir Belediyesi'nin iktisadi teşebbüsü niteliğinde bulunduğunu, belediye iktisadi teşebbüslerinin ... şirketi olarak kamu hizmeti ifa ettiklerini, özel hukuk tüzel kişisi olan ... şirketlerinin kamu hizmetini yürütürken gerçekleştirdikleri faaliyet ve işlemler nedeniyle meydana gelen zararlardan özel hukuk hükümleri kapsamında da sorumlu olduklarını, yapım işi sözleşmesinin diğer hükümleri ile Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde yüklenici ...ile davalı ... ve ...A.Ş. arasında talimat ve denetim ilişkisine dayalı bir bağımlılık ilişkisinin kurulduğunu, bu nedenle bağımsız bir iş ilişkisinden söz edilmesinin mümkün olmadığını, davalı üst işveren ... ve ...A.Ş. ile diğer davalı ...arasında imzalanan sözleşme hükümleri dikkate alındığında yüksek risk taşıyan ve çok tehlikeli iş sınıfında yer alan elektrik işinin yeterince denetlenmediğinin, işçilerin kendi kaderlerine terk edilerek işin tamamen sahadaki çalışanların inisiyatifine bırakıldığının görüldüğünü, müteveffanın ölümüne neden olan iş kazasına sebebiyet veren işin niteliğinin önemli ölçüde tehlike arz eden bir iş olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 71. maddesinde önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerin faaliyetlerinden doğan zararlardan dolayı müşterek ve müteselsil sorumluluğun benimsendiğini ve bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk niteliğinde tehlike sorumluluğu olduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere tehlike sorumluluğunun en ağır kusursuz sorumluluk hali niteliğinde bulunduğunu, işverenin tüm özen yükümlülüklerini yerine getirmiş olsa dahi meydana gelen kazadan dolayı sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda tehlike sorumluluğunun mutlak sorumluluk niteliğinde bulunduğunu ve kurtuluş beyyinesi getirilerek sorumluluktan kurtulma imkânının tanınmadığını, müvekkilleri lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 28.03.2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda gelir paylaştırma tablosu, tazminat hesaplaması, hesaplamada dikkate alınan katsayı oranları ve asgari ücret belirlemeleri yönünden hatalar bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince karara esas alınan raporun hatalı değerlendirildiğini, müvekkilleri aleyhine eksik miktarda maddi tazminata hükmedildiğini, Yargıtay kararlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere asgari ücret değişikliklerinin usuli kazanılmış hakkın en belirgin istisnasını oluşturduğunu ve asgari ücretin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın her aşamasında uygulanmasının zorunlu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince iş kazasının meydana gelişinde davacılar murisinin %10, davalı ... şirketinin %80, ihbar olunan vinç operatörü ...'ün %10 oranında kusurlu oldukları, davalı ... ve ...A.Ş.'nin ise asıl işveren sıfatının bulunmadığı, kusuru da olmadığı kabulünden hareketle sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan Kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2. maddesinin 7. fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
4857 sayılı Kanun'un 2/7. maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kurtulmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Öte yandan asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşme ile iş kazası veya meslek hastalığına bağlı maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun alt işverene ait olduğunun kararlaştırılması; bu sözleşmenin tarafı olmayan işçi veya mirasçıları bağlamaz.
Somut olayda, davalı ... ve ...A.Ş.'nin ana sözleşmesine göre faaliyet konusu belirlenmeksizin asıl işveren olmadığı kabulünden hareketle sonuca gidilmesi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı ... ve ...A.Ş.'nin kaza tarihinde geçerli olan şirket ana sözleşmesi ... Sicil Müdürlüğünden celp etmek, faaliyet konularını tespit ederek asıl işveren sayılıp sayılmayacağını değerlendirmek, asıl işveren olduğu sonucuna varıldığı takdirde farklı bir heyetten bu hususu gözeten yeni kusur raporu almak, gelinen aşamada davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ilk kararına karşı istinaf başvurusunda bulunurken kusur ve maddi tazminat istemleri yönünden bir istinaf itirazı ileri sürmediğini, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli kararına karşı da davalı .... San. ve .... Şti. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulamadığını ve bu nedenle oluşacak usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Davacılar avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.