MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1721 E., 2025/1181 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/579 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açtığı davanın kesinleştiğini, ancak hükmedilen tazminatın enflasyon karşısında erimesinin müvekkilinin hak kayıplarının artmasına sebebiyet verdiğini belirterek, davacının yüksek enflasyon nedeniyle alacağının zaman içinde değer kaybetmesinden kaynaklı ortaya çıkan şimdilik 1 TL munzam zararın, zararın tamamına dava tarihinden işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası davasının yargılamanın belirli bir süreci gerektirmesi olağan olup davalının kötü niyetli olarak yargılamayı sürüncemede bıraktığının kanıtlanamadığı, aynı biçimde kesinleşmiş mahkeme kararına konu olan alacağa uygulanacak faiz türünün ödetilmesi yönteminin yasada düzenlendiği ve yaptırımlarının da yine yasada öngörüldüğü, şu durumda yargılama ve yerine getirme aşamasının uzamasından kaynaklandığı ileri sürülen munzam zarardan davalının sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı ayrıca davacının talebinin uğranılan somut bir zarara ilişkin olmadığı, dolaylı yönden ekonomik nedenlere (faiz, enflasyon v.s.) dayandığı, bu bağlamda davacının uğramış olduğu zarara ilişkin iddiasını somutlaştırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ,davacının iş kazası geçirdiği 04.03.2010 tarihinden bu yana 14 yıl geçtiğini, tazminat davası sonucu Mahkemece hükmedilen TL paranın ülkede yaşanan yüksek enflasyon nedeniyle yüksek miktarda değer kaybettiğini, alım gücünün de devamlı düştüğünü ve ciddi bir değer kaybı oluştuğunu, konuya ilişkin birçok Yüksek Mahkeme kararı olduğunu, hak ihlâline neden olmamak düşüncesiyle munzam zararın somut delillerle kanıtlanması gerektiği uygulamasından vazgeçildiğini, Anayasa Mahkemesi kararının dikkate alınarak talebinin değerlendirilmesi gerektiğini, delilleri toplanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.