MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/722 E., 2025/833 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/143 E., 2025/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı işverene ait işyerinde 01.05.1999 tarihinde işe başladığını, 1999 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim ayları ile 2000 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında temizlik işçisi olarak toplam 10 ay belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz çalıştığını, bu çalışmasının sadece 15.07.2000-30.08.20 00... günlük kısmının Kuruma bildirildiğini ileri sürerek, davacının 01.05.1999 – 31.10.19 99... .05.2000 – 15.07.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının davalı nezdinde 15.07.2000 tarihinde çalışmaya başladığını ve tüm hizmetlerinin Kuruma eksiksiz bildirildiğini belirterek, davanın esastan reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma olgusunun yöntemince ortaya konulması gerektiğini, Kurumun işbu davada fer’i müdahilliği bulunduğundan aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı mevsimlik işçi olarak davalı işyerinde 01.05.1999 tarihinde işe başladığını, 31.10.1999 tarihinde işten ayrıldığını, 01.05.2000 tarihinde yeniden işe başladığını, 30.08.2000 tarihinde işten ayrıldığını ancak sigorta başlangıcının 15.07.2000 tarihi olarak bildirildiğini, bu tarihten önceki çalışmalarının Kuruma bildirilmediğini talep etmiş ise de davalı işveren tarafından, davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 15.07.2000 tarihinde düzenlendiği ve anılan tarih öncesi için davalı işverene ait işyerinden başkaca sigortalı hizmet bildiriminin yapılmadığı, yine 2000 yılından sonra da davacının hizmet bildiriminin yapılmadığı kaldı ki sonraki döneme ait bir talebin de bulunmadığı, bildirim öncesi hak düşürücü süreyi kesecek yönetmelikte sayılan belgelerin dosyada bulunmadığı, hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmesinden sonra 04.01.2023 tarihinde davanın açıldığı, bu bağlamda talebin dava tarihi itibariyle hak düşürücü süreye uğradığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, davacının dava konusu çalışmasının mevsimlik blok çalışma niteliğinde olduğunu, çalışılmayan dönemde hizmet akdinin askıda olduğunu, dinlenen tanık beyanları ile çalışma olgusunun ispatlandığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.