MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/671 E., 2025/766 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/120 E., 2021/697 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacı ...'ün 03.08.1987 tarihinde, minübüsçü olarak Kahramanmaraş ili ... İlçesinde mesleki faaliyetine başladığını, söz konusu faaliyetini 03.08.1987-02.03.19 94... .05.1996-23.09.2002 tarihleri arasında sürdürdüğünü, çalışma süreleri olarak Bağ-kur’da var olması gereken kayıtların bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 05.01.2018 tarih ve Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı tespiti konulu tarafına verilen belgeden öğrendiğini, müvekkilinin mesleki faaliyeti nedeniyle mükellef olduğu vergileri düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin 10.01.2018 tarihin de “Sigortalılığın Tespiti ve Emekli İşlemlerin SGK 10.01.2018 müracaat tarihi itibariyle başlatılması ve maaş ve hakların ödenmesi talebiyle” ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuru Kurum tarafından reddedildiğini, emekli işlemlerin 10.01.2018 tarihinde SGK müracaatından başlatılması ve 10.01.2018 tarihinden itibaran hesaplanarak maaş ve hakların yasal faizleri ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, hizmet tespitinde geriye doğru ancak 5 yıllık süre hizmet tespitinin konusu olabileceğini, kurumlarının bilgi işlem kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacının 1479 sayılı Kanuna göre Bağ-Kur kaydına rastlanılmadığını, ...'ün 04.10.2000 tarihinden önceki vergi kaydı ve Esnaf Odası kaydına istinaden geriye dönük Bağ-Kur sigortalısı yapılmasının mümkün bulunmadığını, yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 03.08.1987-02.03.19 94... .05.1996 -03.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalığı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 04.10.2000-23.09.2002 tarihleri arası için davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; gerekçe kısmında dayanak olan kanun hükmü bu kapsamda davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun'un 4956 sayılı Kanun ile ek geçici 18. maddesi kanun hükmü eksik değerlendirildiğini, Kanun hükmünde açıkça sürelerin sigortalılık süresi olarak sayılması için şartlar sayıldığını, bunların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmaları, 20.04.1982 - 04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek, belgelenen bu sürelere ilişkin olarak 49. ve ek 15. maddelere göre hesaplanacak prim borçlarının tamamını, tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağının yürürlükte olan prim tutarı üzerinden ödemek olduğunu, mahkeme kararına bakıldığında yalnızca vergi kayıtlarının belgelendiğinin izah edildiğini, ancak süresi içerisinde kuruma başvuru yapılmadığını, başvuru yapılmadığı gibi prim borcunun da ödenmediğini, kararda prim borcu ödenmesine dair bir çekince yahut şerhin de konulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hükme esas almaya elverişli olmadığını, doğrudan sigortalılığın tespitine dair karar verildiğini, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 03.08.1987-02.03.19 94... .05.1996-23.09.2002 tarihleri arasında, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasından dolayı esnaf Bağ-Kur sigortalısı olarak tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.