MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/395 E., 2025/1004 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/274 E., 2023/458 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıya 21.11.2022 tarihinde tebliğ edilen SGK'nın 2017/11010 icra haciz dosyasındaki kıymet takdiri raporuna itiraz ettiklerini, söz konusu raporun müvekkili ve müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiği şirket olan ... A.Ş. adına düzenlendiğini, raporun düzenlenme amacı ise söz konusu şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından kaynaklandığını, borçlara ilişkin öncelikle şirkete gidilmesi gerektiğini, borçların tahsil edilememesi halinde yönetim kuruluna gidilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunun hukuka aykırı olarak hareket ettiğini, şirket üzerinde kayıtlı yaklaşık kırktan (40) fazla ... marka kamyon niteliğinde araçların olduğunu, sadece araç satışlarıyla bile şirket borcunun kapanabileceğinin incelendiğinde görüleceğini, piyasa koşulları dikkate alındığında gerekli incelemeler yapıldığında bu miktarın taşınmazın gerçek değeri olmadığının görüleceğini, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 159 78... parsel, 928/60 arsa paylı tam hisseli 1. kat 1 numaralı bağımsız bölümdeki taşınmazın kıymet takdiri 1.010.000,00-TL olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, yeniden bilirkişiler aracılığıyla tespit yapılması gerektiğini belirterek, söz konusu taşınmazın kıymetinin takdirinin yapılmasını talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti açısından mahallinde ... ... Uzmanı, Harita Mühendisi keşif yapılmış, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu ile davaya konu taşınmazın bulunduğu muhitin özellikleri, şehir merkezine olan mesafesi, imar planındaki konumu, kıymet takdirinin yapıldığı keşif tarihi itibariyle taşınmazın değerinin 1.071.000 TL olduğunun tespit edildiği, 10.06.2022 tarihi itibariyle değerinin: Çevre Şehircilik Bakanlığı 2023 Yılı Birim Fiyatları (1-Haziran-20 22... -Temmuz-2022
arası) dikkate alınarak 3-B yapı sınıfında: 119m² X 3.000 TL/m²=357.000,00TL
(ÜçyüzelliyedibinTürkLirası) olarak takdir edildiği, dava konusu Ankara ili ... ilçesi, ... Mahallesi 159 78... parsel, 928/60 arsa paylı tam hisseli taşınmaza takdir edilen kıymetin hukuka aykırı olduğundan bahisle yeni bir kıymet takdiri tespiti yapılması istenmişse de bu talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu raporun müvekkil ve müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiği şirket adına düzenlendiğini, raporun düzenlenme amacının ise söz konusu şirketin Sosyal Güvenlik Kurumuna olan borçlarından kaynaklandığını, borçlara ilişkin öncelikle şirkete gidilmesi gerektiğini, borçların tahsil edilememesi halinde yönetim kuruluna gidilmesi gerektiğini, söz konusu satışa çıkarılan taşınmaza biçilen kıymet takdirinin yerinde olmadığını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri, üçüncü kişilerden olan alacaklarını “kamu gücü”nün yardımını kullanarak tahsil edebilirler. Söz konusu kamu gücünün yardım ve kullanımına ilişkin usul ve esaslar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. Şüphesiz Devlet de özel hukuk kişisi olarak davrandığında, anılan kanun hükümlerinden yararlanarak alacağını tahsil edecektir. Ancak kamu hizmetinin karşılanması amacıyla Devletin kamu gücüne göre koyduğu mali yükümlerden doğan alacaklar olarak tanımlanan kamu alacaklarının tahsilinde Devlet kamu gücünün kullanımını Özel Hukuk’tan doğan alacaklar bakımından yetkili kılınan mercilerden istemez. Kamu gücünü Devlet bizzat kendisi kullanır. Bu konudaki usul ile ilgililerin hak ve ödevleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’la düzenlenmiştir. (...; Açıklamalı .... Maliye ve Hukuk Yayınları, Mart 2007, s;3)
3.6183 sayılı Kanun kapsamında haczedilenlerin kıymet takdiri anılan Kanun’un 91. maddesinde düzenlenmiş olup, kıymet takdirine karşı başvurulacak kanun yolu gösterilmemiştir. Ancak bu yönde, Danıştay 3. Dairesinin 27.09.2013 tarih, 2013/7453 Esas, 2013/3731 Karar sayılı ilamında benimsendiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Gayrimenkul Malların Haczi ve Satışı" başlıklı üçüncü bölümünde, satış öncesinde, haciz, satış komisyonlarının oluşturulması, değer biçme, satış şartnamesinin hazırlanması, satış ilanı ve ihale yapılması gibi bazı işlemlere ilişkin yasal düzenlemelere yer verilmiş olup, söz konusu işlemlerin herbirinin idarenin tek taraflı olarak idari icra gücüyle tesis edilen zincir işlem niteliğinde olduğu tartışmasız olup, satış komisyonunca takdir edilen bedel üzerinden taşınmazların satışa çıkarılacağı ve satış bedeli üzerinden vergi/prim borcunun karşılanacak olması nedeniyle davacının hukuksal durumunun etkilendiğinin açık olduğu göz önüne alındığında ortada iptal/itiraz davasına konu olabilecek nitelikte, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunduğu sonucuna varıldığından, söz konusu işleme karşı dava yoluyla iptal/itiraz ve yeniden bedel tespiti istenebileceği kabul edilmesi gerekmektedir.
4.Somut olayda; Mahkeme tarafından alınan 08.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava konusu taşınmazın değerinin 27.03.2023 keşif tarihinde 1.325.000,00-TL olduğu, 24.11.2022 dava tarihinde 1.250.000,00-TL olduğu, 14.11.2022 itiraz edilen rapor tarihinde ise 1.250.000,00-TL olduğu yönünde görüş bildirmiş, akabinde yeniden 29.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Mahallesi, ....Cadde, ... 78... Parsel, ... Apt. No:.../1 ... - Ankara posta adresinde konumlu, imarın 159 78... parseli teşkil eden 928m² yüzölçümündeki
“Arsa” niteliğindeki ana gayrimenkulde, 60/928 arsa paylı, 1.kat, 1 numaralı “Konut” nitelikli bağımsız bölümün bulunduğu semt ve lokasyon, arsa değeri açısından da emsallerinin alım-satım rayiçleri, inşaat
tarz ve evsafı, yüzölçümü, reklamasyon kabiliyeti, değerine tesir edecek tüm etkenler ile günün
ekonomik koşulları da nazara alındığında yerinde hesaplanan alanı ile hali hazır durumu itibariyle arsa
payı dahil olacak şekilde; rapor tarihi olan 29.09.2023 tarihi itibariyle değerinin Çevre Şehircilik Bakanlığı 2023 yılı birim fiyatları
dikkate alınarak 3-B yapı sınıfında: 119 m² x 9.000 TL/m² = 1.071.000 TL (Birmilyonyetmişbirbin Türk Lirası) olarak takdir edildiğini, emsal değerleme yöntemine göre ise rapor tarihi 29.09.2023 itibariyle ortalama fiyat 12.832, 25... m2= 1.527.037,75 TL (Birmilyonbeşyüzyirmiyedibinotuzyedibinyetmişbeş kuruş TürkLirası) olarak takdir edildiği yönünde görüş bildirmiş, yapılan itirazlar neticesinde ek rapor alınmış ve 10.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; dava konusu taşınmazın değeri SGK kıymet takdiri tarihi 10.06.2022 tarihi itibariyle değerinin: Çevre Şehircilik Bakanlığı 2023 Yılı Birim Fiyatları (1-Haziran-20 22... -Temmuz-2022
arası) dikkate alınarak 3-B yapı sınıfında: 119m² X 3.000 TL/m²=357.000,00TL
(ÜçyüzelliyedibinTürkLirası) olarak takdir edildiği, emsal değerleme yöntemine göre 2022 yılı fiyatını tespit edilirken sağlıklı bir veri elde edilemeyeceğinden bu yöntemde yeniden hesaplama yapılamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
5.Yukarıda açıklandığı üzere; her iki raporda da denetime elverişli emsal değerlendirmesi yapılmadığı ve takdir edilen değerler arasında fark olduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zamanda yapılan benzer yüzölçümlü emsal satışları bildirmeleri için uygun süre verilmeli, ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın değeri sorulmalı, ayrıca mahkemece re’sen emsal celbi yoluna gidilmeli ve aynı bölgede benzer nitelikte mülk sahibi olan birinin de mülk bilirkişisi olarak katılımı sağlanarak ... ile mimarlardan oluşturulacak (..., ... Uzmanı, Harita Mühendisi) bilirkişi kuruluyla yapılacak keşif sonrasında, emsal satışlarla davaya konu taşınmaz nitelikleri karşılaştırılarak anılan taşınmazın değeri tespit edilip, yukarıda belirtilen çelişkinin nedenlerinin de açıklandığı rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
4.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.