MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/428 E., 2025/969 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/94 E., 2023/362 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... (...) bünyesinde muvazzaf subay (pilot) olarak görev yaptığı ve 02.03.2012 tarihinde bu görevinden istifa ederek ...'dan ayrıldığı, istifa sonrasında davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında özel bir havacılık şirketinde çalışmaya başladığı, özel havacılık şirketinden de 13.09.2019 tarihinde ayrıldığı, 22.06.2021 tarihinde ... ... Merkezine davacının 4/a ve 4/c statüsündeki hizmet sürelerinin birleştirilmesi, yıpranmaya tabi fiili hizmet sürelerinin hesaplanarak hizmet süresine eklenmesi, fiili hizmet süresi zammına denk gelen 1395 günlük (3 yıl 10... gün) sürenin sigortalılık başlangıç tarihinden geriye çekilmesi ve tabi olduğu emeklilik yaş haddinden bu sürelerin tamamının düşülmesi suretiyle emeklilik başvuru tarihinin tespitini talep ettikleri, ... ... Merkezinin 02.07.2021 tarihli yazısıyla davacının yaşlılık aylığından yararlanabilmesi için 52 yaşını 16.06.2028 tarihinde dolduracağından hakkında şimdilik bir işlem bulunmadığının, davacının hizmetlerinin birleştirildiğinin bildirildiği, davacının hizmet başlangıç tarihinin 15.10.1992 olduğu, 1395 günlük fiili hizmet zammı süresinin işbu tarihten itibaren geriye çekilmesi gerektiği, bu durumda hizmet başlangıç tarihinin 01.01.1989 tarihi olacağı, bu başlangıç tarihine göre davacının emeklilik yaşının 51 olacağı, fiili hizmet zammı süresinin tamamının yaştan indirim yapılması gerekeceği, davacının buna göre yaşlılık aylığı almak üzere Kuruma başvuru tarihinin 01.08.2021 olarak tespit edilmesi gerektiği, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğu iddiasıyla davacının 4/a ve 4/c statüsündeki hizmet sürelerinin birleştirilmesine, yıpranmaya tabi fiili hizmet süresi zammına denk gelen 1395 günlük (3 yıl 10... gün) sürenin hem sigortalılık hizmet başlangıç tarihinden düşülmesi hem de hesaplanan yeni sigortalılık hizmet başlangıç tarihine denk gelen emeklilik yaş haddinden (51 yaş) fiili hizmet süresi zammının tamamının indirim yapılarak geriye doğru çekilmesi suretiyle yaşlılık aylığı almak üzere Kuruma başvuru tarihinin 01.08.2021 tarihi olarak tespitine, davacıya takip eden aybaşı olan 01.09.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, ödenmeyen yaşlılık aylıklarına ödenmeleri gereken tarihlerden itibaren her ay yasal faiz işletilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; ...... 03.03.2017 tarihli intra yazılarında davacının 15.10.1992 - 08.09.1999 tarihler arası 8 ay 29 gün, 09.09.1999 - 23.05.2022 tarihler arası 8 ay 4 gün, 24.05.2002 - 01.10.2008 tarihler arası 1 yıl 7 ay 2 gün, 01.10.2008 sonrası ise 10... gün olmak üzere toplam 3 yıl 10... gün (1396 gün) fiili hizmet zammı olduğunun bildirildiğinin görülmesi üzerine, 4/1-c hizmetinin başlangıcı olan 15.10.1992 tarihinden, 2018-38 sayılı genelgede belirtilen yaş hadlerinden indirim yapılması konulu bölümde belirtilen 23.05.2002 tarihine kadar olan 1 yıl 5 ay 3 gün olmak üzere toplam 513 gün sigorta başlangıcı olan 15.10.1992 tarihinden geriye çekildiğinde bulunan sigorta başlangıcı olan 12.05.1991 tarihine göre emeklilik şartı olan 52 yaşını 16.06.2026 tarihinde dolduracağını bildiren 02.07.20 21... 778 sayılı yazı ile yaşlılık aylığından yararlanma şartlarının bildirilmiş olduğu, davacının yaşlılık aylığından yararlanma şartları oluşmamış olduğu, tüm Kurum işlemleri yasal mevzuat gereği olup Kurum işlemlerinde herhangi bir aykırılık ve yanlışlık bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı taraf yargılama aşamasında 01.03.2023 tarihli, 7438 sayılı Kanun (...) hükmünden faydalandığı Kurum tarafından 01.04.2023 tarihi itibariyle davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı, yargılama aşamasında tahsis koşullarının oluştuğunun tespitinde hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesine rağmen, Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, Mahkemenin "Kurumun hatalı işlem tesis etmesi nedeniyle davanın açıldığı" gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları uyarınca hükmün gerekçeli ve tarafların haklılık durumuna uygun olması gerektiği, Mahkemenin dahi davacının sigorta başlangıcını geriye çekme talebinde haksız olduğunu ve tahsis koşullarını iddia edilen tarihte (01.08.2021) sağlamadığını açıkça tespit ettiği, davanın reddedildiği ve Kurumun işlemlerinin kanuna uygun olduğu durumlarda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve HMK uyarınca lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiili hizmet zammı süresi dikkate alınarak, yaşlılık aylığı tahsisi ve aylıkların yasal faizleri ile davalı Kurumdan tahsiline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.