MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/357 E., 2025/965 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/183 E., 2023/231 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yaşlılık aylığı bağlanması için 25.07.2022 tarihinde davalı Kuruma tahsis talebinde bulunduğunu, Bağ-Kur hizmet günleri ile birleştirme talebi olmadığı halde, (4/1-a (SSK) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanması gerekirken kendisine 4/1-b (Bağ-Kur) statüsünden yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin ilk işe giriş tarihinin 18.02.1992 olduğunu, müvekkiline müstakilen 4/1-a (SSK) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması için gereken koşulları, yani 25 yıl hizmet süresini doldurduğunu, 5600 prim ödeme günü, 53 yaşını doldurduğunu, gerekli koşulları fazlasıyla yerine getirdiğini, tahsis talep tarihi itibariyle davalı kuruma prim borcu da bulunmadığını, müvekkilinin kendisine 4/1-b (Bağ-Kur) statüsünden maaş bağlanması üzerine 03.11.2022 tarih ve ... kayıt numaralı dilekçesi ile davalı kuruma başvurarak "4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması işleminin iptalini, 01.10.2008 tarihinden önceki SSK, Emekli Sandığı ve Borçlanmasına ait hizmet sürelerimin toplamı yeterli olduğundan ilk hak kazanma tarihinden itibaren 4/1-a (SSK) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanmasını, eksik ödenen maaş farklarının ve her bir eksik ödeme için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizinin ödenmesini" talep ettiğini, davalı Kurum'un 07.11.2022 tarih ve 55410370 sayılı işlemi ile 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince son yedi yılı esas alarak 4/1-b (Bağ-Kur) hizmetleri ile birleştirme yapmak suretiyle 4/1-b (Bağ-Kur) statütüsünden yaşlılık aylığı bağlandığını belirterek müvekkilin talebini reddettiğini, sigortalıların hizmet birleştirmeye zorlanamayacağının Yargıtayın yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, temel insan hakları dikkate alınarak lehine olan, daha yüksek miktarda aylık almasını sağlayacak işlem yapılarak 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamındaki hizmetleri dışlanarak 4/1-a (SSK) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini, davalı Kurumun halen müvekkiline 4/1-b (Bağ-Kur) statüsünden yaşlılık aylığı ödediğini, müvekkilinin 4/1-a (SSK) statüsünden yaşlılık aylığı alması halinde daha iyi emeklilik şartlarına sahip olabileceğini belirterek SGK ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 07.11.2022 tarih ve 55410370 sayılı işleminin ve hizmet birleştirmeye dair işleminin iptalini, 4/1-b (Bağ-Kur) prim günleri dışlanarak müvekkile 25.07.2022 tarihli tahsis talebini takip eden 01.08.2022 tarihinden itibaren 4/1-a (SSK) statüsünden yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitinin yapılmasını, ilk hak kazandığı tarihten beri eksik ödenen maaş farklarının ve her bir eksik ödeme için aylığa hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizlerinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 25.07.2022 varide tarihli tahsis talebine istinaden dosyasının incelendiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) (SSK), (b) (Bağ-Kur) ve (c) (Emekli Sandığı) bentleri kapsamında sigortalı hizmetlerinin bulunduğunun tespit edildiğini, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasında "Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanun'a göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir." hükmünü içerdiğini, kanun uyarınca hizmet birleştirmesinin ihtiyari değil zorunlu olduğunu, herhangi bir statüde geçen hizmetlerin tek başına aylık bağlamaya yeterli olup olmadığının bu Kanun bağlamında bir önemi bulunmadığını, 2829 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının "Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan Kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu Kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir." hükmünün bulunduğunu, 2829 sayılı Kanun'un 4 ve 8. maddeleri doğrultusunda davacının hizmet süreleri birleştirildiğini, son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde 5510 sayılı Kanun m. 4/1-(b) (Bağ-Kur) kapsamındaki fiili hizmet süresinin fazla olması sebebiyle, 01.08.2022 tarihinden itibaren kendisine bu kapsamda yaşlılık aylığı bağlandığını, davacıya yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra dosyasında yapılan incelendiğini, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce avukat olarak geçen çalışmalarının hem 506 sayılı Kanun'un 86. maddesi kapsamında topluluk sigortası hemde 506 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında zorunlu sigortalı olarak değerlendirildiğini; bu nedenle bahsi geçen hizmet süreleri ile bu sürelere karşılık gelen prime esas kazanç tutarlarının mükerrer olduğunun, davacının 25.07.2022 varide tarihli tahsis talebine istinaden kurumca yapılan işlemlerde bu mükerrer tutarların esas alındığının tespit edildiğini, davacının mükerrer hizmetleri ve prime esas kazanç tutarlarının düzeltildiğini, bu çalışma sonucunda davacının aylık bağlamaya esas verisinde değişiklik meydana geldiğinden yaşlılık aylığı da yeni duruma göre hesaplanarak güncellendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, kararın bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.