MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1470 E., 2025/863 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/107 E., 2024/145 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde 01.01.1995 tarihinden 03.12.2000 tarihine kadar aralıksız, kesintisiz ve sürekli olarak çalıştığını, SGK bildirimlerinin eksik, hatalı ve çoğunlukla hiç yapılmadığını, yaklaşık 6 sene bulunmuş olduğu çalışma süresince 01.01.1999-03.12.2000 tarihleri arasında sigorta bildirimlerinin eksik ve yanlış yapıldığını, 1999 tarihi öncesi ise sigorta bildirimleri hiç yapılmadığı için hiç prim yatırılmamış olduğunun gözüktüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla davacının 01.01.1995-03.12.2000 tarihleri arasında davalı iş yeri nezdinde kesintisiz fiili çalışmalarının tespit ve tesciline, çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi, SGK'nın davaya dahil edilmesi gerektiğini, davalı firmanın tasfiye edilerek kapatıldığını, dolayısıyla husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde ve sürede devamlı çalışmışlığının olmadığını, çalıştığı sürelerde de eksiksiz olarak sigortalı gösterildiğini, davacının sigortalı gösterilmeden çalışmış olduğuna dönük iddialarının hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, bir takım sosyal güvenceden faydalanmak özellikle de ... grubu içerisine kendisini alabilmek için işbu davanın açıldığı ve MK 2 maddesine aykırılık oluşturduğunu savunarak davalı firmanın tüzel kişiliği bulunmadığından husumet nedeniyle reddine, usul ve yasaya aykırı olarak yasal süresi içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, haksız, usul ve yasaya aykırı somut delillere dayanmayan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sicil dosyasının incelenmesi neticesinde davalı iş yerinden davacı adına verilmiş 12.10.1999 tarihli işe giriş bildirgesinin, davacının davalıya ait iş yerinde 12.10.1999 tarihinden başlayan ve 03.12.2000 tarihine kadar devam eden 411 gün çalışmasının olduğunun ayrıca tespit edildiğini, davacının tespitini talep ettiği 01.01.1995 tarihine ait davacı adına verilmiş işe giriş bildirgesine ve dönem bordrosuna rastlanılmadığını, dava davacının tespitini istediği hizmet süresinin bitimi olan 2000 yılı sonundan itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerektiğinden Kanunda öngörülen hak düşürücü süreler geçirildikten sonra açıldığından ve hak düşürücü sürelerin kesilmesine ya da durmasına sebep olabilecek bir durum bulunmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, davacının gerçek çalışmasını ispatlamak için değil sırf 7438 sayılı Kanun kapsamında emekli olabilmek için 23 yıl sonra bu davayı açtığını, Sosyal Güvenlik Hakkı kamu düzenini ilgilendirdiğinden bu konudaki araştırmanın kesin delillerle kanıtlanması gerektiğini, resmi kurum kayıtları karışsında davacının iddialarının tanık sözleriyle ispatına muvafakatleri olmadığını, müvekkili Kurumun yaptığı tüm işlemlerin hukuka ve yasalara uygun olduğunu belirterek hak düşürücü ve zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında:
"Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilli tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde dava derdest halde iken değişen içtihadın davacı aleyhine yorumlanmayacağını, eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 01.01.1995-03.12.2000 tarihleri arasında davalı iş yeri nezdinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi 1. fıkrası hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar