MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/68 E., 2025/949 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/459 E., 2019/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nden hizmet satın aldığını, ... isimli kişinin ... Şirketi'nin işçisi olarak 08.06.2011-30.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, davacının ... Şirketi'nden satın aldığı hizmet kapsamında ...'un davacıya ait işyerinde iş görme edimini yerine getirdiğini, Kurumun 23.01.2013 tarihli yazısı ile ...'un davacı Şirketin işçisi olduğundan bahisle aylık prim ve hizmet belgesi düzenlenerek verilmesinin ve prim ödenmesinin istendiğini, ...'un ... Şirketi'nin işçisi yönünde Kuruma bilgi verildiği halde Kurumun 18.02.2013 tarihli 599605 sayılı yazısı gereğince 40.206,93 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, Kurum işleminin hatalı olduğunu belirterek, davacıdan haksız tahsil edilen 40.206,93 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesi ile idari para cezası yönünden iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, idare mahkemelerinin görevli olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 86/6. maddesinde belirtildiği üzere, işverenin prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceğini, itirazın reddi halinde iş mahkemesine başvurabileceğini, ...'un davacı işyerinde çalıştığının tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... Ltd. Şti. arasında 01.06.2011 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca ... Ltd. Şti.'nin davacıya personel sağladığını, bu kişinin işe giriş bildirgesinin ... tarafından yapıldığını, sözleşme uyarınca düzenli fatura kesildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum denetim raporunun aksinin ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.