MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3962 E., 2024/1899 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 21. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/249 E., 2022/186 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının, ... unvanlı iş yerinde 02.10.1991 tarihinde işe başlamış olduğunu ve yaklaşık 1,5 yıl çalıştığını, işe başlama tarihi 02.10.1991 olmasına rağmen, o dönemki işvereninin işe giriş bildirgesi vermiş olduğunu ancak sigorta primlerini yatırmadığını, bordroları sunmadığını, müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 02.10.1991 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 02.10.1991 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının Kuruma müracaat etmediğini, sadece tanık anlatımları ile davanın kabulünün yerinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6., 9., 79., 108. madde hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ... sicil. no.lu işyerinden 02.10.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin bina inşaatı mahiyetinde olup 02.10.1991- şeklinde kanun kapsamında olduğu, işveren adına işe giriş bildirgesindeki adreste bina inşaatı faaliyet alanında ise 30.06.1991-31.08.2000 tarihleri arasında vergi mükellefiyeti olduğunun bildirildiği, işyerinden dava konusu 1991 yılında bordro verilmediğinin bildirildiği, inşaatın yapı ve iskan ruhsatlarının araştırılmadığı, emniyet ve SGK racılığıyla yapılan komşu araştırmasında SGK tarafından dava konusu dönemde ... Eczanesi-... ile ...Bakırcılık San. A.Ş. isimli iki işyerinin bildirildiği, bunlardan ... Eczanesi-... çalışanı ...'nın komşu işyeri tanığı olarak dinlendiği, davacıyı tanımadığını beyan ettiği, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ...'nun 1991'de hiç sigortalılığının olmadığı, işyerinden adına verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığının da araştırılmadığı diğer davacı tanığı ...'nun ise hiç sigortalılığının olmadığı ve yine bu tanık adına da işyerinden adına verilmiş işe giriş bildirgesinin olup olmadığının da araştırılmadığı, böylelilkle Mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, vergi dairesi, belediye, aracılığıyla da yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri davacının beyanı alınmak suretiyle kimlerle birlikte çalıştığı,ne iş yaptığı, ustasının vs. kim olduğu da sorulmak suretiyle belirlenerek sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli, bozma öncesi dinlenen davacı tanığı olarak dinlenen ...'nun ve ...'nun işyerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri celbedilerek beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
5.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanısıra 02.10.1991 tarihinde asgari ücretle 1 gün çalıştığının tespitine şeklinde hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvan ve işyeri sicil no.sunun da belirtilerek infaza elverişli hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.