MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1236 E., 2025/904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/347 E., 2022/192 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili, .... San. A.Ş.'ye ait 1027707 sayılı iş yeri sicil numarasından, müvekkili şirketin üçüncü şahıs ... Ltd. Şti. ile birlikte işlem görmesinin ve bu iş yeri dolasıyla müvekkili şirkete müşterek müteselsil sorumluluk esası getirilmesi yönündeki Kurumun dayanaksız işlem ve uygulamanın açıkça hukuka ve Kanuna aykırı olduğunu belirterek, dava konusu işlem ve uygulamanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, yasal dayanak ve delillerden yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya ... belgeler, idare mahkemesi kararları, Mahkemece uzman bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi heyet raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile dava dışı ... Limited Şirketinin 25.09.2014 tarihinde aynı binada faaliyet gösterdikleri, davacının yukarıda belirtilen faturalar ve noter tarafından düzenlenen sözleşmeler uyarınca ruhsatını, hastane demirbaşlarını makine ve cihazlarını dava dışı adı geçen şirkete devrettiği, dava dışı ... Şirketi tarafından, davacı işveren tarafından çalışmasına son verilen sigortalıların büyük çoğunluğunun işe giriş bildirgelerinin Kuruma bildirildiği, davacının işten ayrılış bildirgesi sunmasının akabinde aynı sigortalılar için ... Şirketi nezdinde çalıştıklarına dair işe giriş bildirgesi sunulmasının devre karine teşkil edeceği, nitekim sigortalı ... ve ...'ın işten ayrılış bildirgelerinin de 34- işyeri devri kodu ile Kuruma bildirildiği, bahse konu iki şirketin aynı adreste, aynı iş kolunda, aynı makine ... ile ve aynı sigortalılar ile hizmetlerini sürdürmesinin 5510 sayılı Kanun uyarınca işyeri devri niteliğinde olduğu kanaatine varılmış, Kurum işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş; nitekim İstanbul 13 İdare Mahkemesinin 2016/81 E. 2016/1179 K. sayılı ilamında da bunun aksine bir belirleme yapılmadığı, "davacı şirketin özel hastane olarak işlettiği ve dava dışı ... Ltd. Şti.'ye devrettiği özel hastanede yapılan denetime ilişkin" değerlendirmelerde bulunulduğu, işletme devri kabulüne yönelik Kurum işlemine karşı İstanbul 4 İdare Mahkemesi nezdinde yürütülen 2015/2031 E. sayılı dosya kapsamında verilen 2016/1282 K. sayılı ilamda ise davalı Kurumun yapmış olduğu inceleme sonucunda işletme devrine yönelik belirlemenin soruşturmacının kişisel görüşüne dayalı olup somut verilere dayanmadığı kabul edilmiş ise de Mahkememizce bilirkişiler marifetiyle yerinde yapılan incelemeler sonucunda şirketin aktifine dahil makine, teçhizat, ruhsatlarının dava dışı işveren tarafından devralındığı, sigortalıların büyük çoğunluğunun (52 sigortalıdan 41'inin) da dava dışı şirket nezdinde fiilen çalışmalarını sürdürdüğü sabit olmakla; şirketin ticaret siciline işyeri devri yaptığını bildirmemiş olmasının ya da bu yönde bir yazılı sözleşme akdedilmemesinin yapılan işlemin işyeri devri olmadığını kabule imkan tanımadığı, İdare Mahkemesi dosyası kapsamındaki deliller dışında işbu dosyaya ... deliller değerlendirildiğinde mevcut işlemin işyeri devri olarak kabulü gerektiği sonucuna varılmakla davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerinde yapılan inceleme ve bu incelemeye dayalı olarak tanzim edilen raporun eksik düzenlendiğini, yerinde yapılan incelemeye ve bu incelemeye dayalı olarak tanzim edilen rapora ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, bu nedenle de verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.