MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1049 E., 2025/1426 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/55 E., 2024/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin hizmet döküm cetvelinin incelendiği zaman 27.08.2019 tarihinde ... Şirketi bünyesinde giriş tarihi eklenerek çalıştığının görüldüğünü, müvekkilinin bu şirket bünyesindeki çalışmalarının devam ettiğini, her ne kadar 17.06.2020 tarihinde ... Şirketi bünyesinden çıkış tarihi verilmiş olsa da bu tarihi izleyen 13.08.2020 tarihinde müvekkilin aynı şirket bünyesine işe giriş bildirisinin SGK'ya yapıldığını, yine müvekkilinin hizmet döküm cetveli incelendiği zaman 13.08.2020 tarihinde işe giriş bildirisi ile 06.10.2021 tarihine kadar ... Şirketi bünyesinde çalışmış gibi gösterildiğini, ancak ... Şirketi bünyesinde iken 01.05.2021 tarihinde ... iş yeri numaralı şirket bünyesinde işe giriş kaydı bildirildiğinin görülmekte olduğunu, ancak müvekkilinin ... Şirketi bünyesinde çalışmasını 2020/10 tarihi itibariyle bitirdiğini, müvekkilinin ... Şirketi yönetimine herhangi bir itirazda bulunmaksızın 2020/10 tarihinden itibaren... ...Sanayi ve ... Şirketi bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin 2020/10-2020/11 tarihlerinde ... Şirketi bünyesinde çalışmış görülse de 01.10.2020 tarihinden 01.05.2021 tarihine kadar... ...Sanayi ve ... Şirketi bünyesinde yer alan ... çalışmasını sürdürdüğünü, müvekkilinin bu durumu işçilik alacağı davası açmak üzere iken böyle bir usulsüzlüğün olduğunu üzülerek öğrendiğini, davalı şirket ve aralarında organik bağ bulunan ... şirketinin böyle bir usulsüzlük yapacaklarını müvekkilinin düşünmesinin mümkün olmadığını iddia ederek müvekkilinin 01.10.2020 tarihinden 01.05.2021 tarihine kadar hizmet dökümünde yer alan ve gün sayısının ... yerine davalı şirket... bünyesinde çalıştığının tespiti ile Kurum kayıtlarının düzeltilerek yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları doğrultusunda Kurumları kayıtlarında yapılan incelemede, ...'in 01.10.2020-01.05.2021 tarihleri arasında ... Şirketi yerine... ...Şirketinde çalıştığı belirtildiğinden dilekçeye istinaden 12.04.20 22... 421 sayıyla denetim talebi oluşturulduğu ve konuyla ilgili yapılan yazışmaların birer örneği cevap dilekçesi ekinde gönderildiğini, 506 sayılı Kanun'un 2. ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere ve Yargıtayın yerleşmiş içtihatları ile sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu ve eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça; hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, fiili ve eylemli çalışmayı ortaya koyan belgeler ise; işe giriş bildirgesi ile birlikte Kanun'un 79. maddesinde öngörülen aylık sigorta gün bildirgeleri ile ... Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kayıtlar olup, davacı davaya konu dönemde bu kayıtlara sahip olmadığından davanın reddi gerekmekte olduğunu, gerçek ve eylemli sigortalılıktan söz edebilmek için çalışmanın varlığı, Yargıtayın kabul ettiği ilkelere uygun biçimde belirlenmesi gerektiğini, ayrıca çalışıldığı iddia edilen tarihlerde işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığı, devamlılık arz edip etmediği ile çalışmanın sürekli olup olmadığı, işin başlangıç ve bitiş tarihleri, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, sigortalı sayılmayı gerektirecek işlerden olup olmadığı da araştırılması gerektiğini, davada tanık ifadelerine başvurulacak ise bu tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görünen şahıslardan olmasına özen gösterilmesini ve gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının bilgi ve görgülerine başvurularak çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer açmayacak şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiğini, Kurumlarının herhangi bir kusur veya ihmalinin olmadığı aşikar olan işbu davada, davanın açılmasına Kurumlarının sebebiyet vermediğini iddia ederek haksız ve yersiz açılan yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile davacının 08.01.2021-01.05.2021 tarihleri arasında davalı .... Ltd. Şti bünyesi yerine davalı.... A.Ş bünyesinde fiilen gerçek çalıştığının tespitine, fazlaya dair isteğin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanık beyanlarının çalışma dönemleri ile sınırlı değerlendirildiği, davacının 08.01.2021-01.05.2021 tarihleri arasında davalı.... A.Ş bünyesindeki çalışmasının fiili gerçek çalışma olduğuna yönelik beyanda bulunmaları, davacının, davalı adına ... sicil sayılı dosyada işlem gören ... Mah. Sk .../Antalya adresinde kurulu iş yerinde 13.02.2021-15.02.2021, 20.02.2021-22.02.20 21... .02.2021-01.03.2021 tarihlerinde hafta sonu çalışma yapmak üzere görevlendirilmesi, 18.02.2021, 19.03.2021 tarihli... adına düzenlenen sevk irsaliyesinde davacının imzalarının bulunması, 17.03.2021, 24.03.2021-25.03.20 21... .03.2021 tarihli ... adına düzenlenen veresiye fişlerinde davacının imzalarının bulunması, ... İş Mahkemesinin 2022/151 Esas, 2023/108 Karar sayılı kararında davalı ..... A.Ş. arasında organik bağın mevcut olduğuna karar verilmesi hususları birlikte gözetilerek davacının fiili çalışmanın ispatlandığının kabulüyle verilen karar yerinde bulunmuş, dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı SGK'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle;davacının davasının ispat edemediğini, iLk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.