MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/353 E., 2025/2799 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 3. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/171 E., 2024/382 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ilk defa 01.06.1997 tarihinde 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olarak çalışmaya başladığını, tahsis talebinde bulunduğu 31.10.2023 tarihine kadar 180 gün askerlik borçlanması ile 5900 üzerinde prim günü olduğunu, talebinin Kurumca 14.12.2023 tarihli yazı ile hizmet birleştirmeye zorlayarak reddedildiğini, tahsis talep tarihi itibariyle 25 yıllık sigortalılık ve borçlanma ile 5974 gün koşulunu yerine getirdiğini, 5510/95. md. ile getirilen EYT ile yaş koşulu kaldırıldığından hizmet birleştirmeye zorlanarak aylığının bağlanmadığını, Kurumca şifahi aylık bağlanmayacağı belirtildiğinden 01.11.2023 tarihi itibariyle tekrar çalışmaya başlayıp 28.03.2024 tarihinde tekrar Kurumdan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğunu, bu talebinin de 30.04.2024 tarihli yazı ile reddedildiğini, emsal içtihatlarda sosyal kurumlardan birisine tabi hizmet süresinin aylık bağlamaya yetmesi halinde hizmet birleştirmeye zorlanamayacağının belirtildiğini beyanla, davacının 4/1-a maddesine göre geçen hizmetleri dikkate alınarak 31.10.2023 tarihli talebine, bu mümkün olmaz ise 29.03.2024 tarihli talebine göre takip eden aydan itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, aylıkların yasal faizi ile ödenmesine, 4/1-b kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesine zorlanamayacağının tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarına göre davacının 01.06.1997-30.10.20 23... prim ödeme günü bulunduğu, 2829 sayılı Yasa'ya göre 4/1-b / Bağ-Kur kapsamına tabi çalışmalarının sona erdiği 28.09.2021 tarihinden itibaren 4/1-a kapsamındaki 119 olan prim ödeme gün sayısını 1260 a tamamlaması gerektiğinin tespit edildiğini, 28.03.2024 tarihli talebine istinaden yapılan incelemede ise 4/1-a kapsamındaki 240 gün olan prim ödeme gün sayısını 1260 tamamlamadığının tespit edildiğini, 2929 sayılı K. 8 de hizmetlerin birleştirileceği öngörüldüğünden talebinin reddedildiğini, 4/1-b hizmeti dikkate alınmaksızın şartları taşısa dahi hizmet birleştirilmesi yapılmaksızın aylık bağlama imkanının bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
Davacının 28.03.2024 tarihli tahsis talebine istinaden, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi kapsamındaki hizmetleriyle birleştirmeye zorlanmaksızın, 4/1-a kapsamındaki hizmetlerine göre takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile ödenmeyen her bir yaşlılık aylığının işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, aksine 14.12.2023 tarih E- 78834159-205.02.02-86204400 sayılı Kurum işleminin iptaline, şeklinde karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamına göre; 2829 sayılı Yasa'nın amacı hiçbir Kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine aylık bağlanmasını sağlamak ve değişik kurumlardaki hizmetlerin birleştirilerek ziyan olmasını önlemektir. Yasa ile vatandaşlara sosyal güvenlik sağlanarak, kişileri yaşadıkları toplum içinde insan onuruna yaraşır şekilde onları başkalarına muhtaç etmeyecek asgari bir hayat standardı sağlanmak istenmiştir. Aksinin düşünülmesi Anayasa'nın sosyal güvenliğin bir insan hakkı olduğuna ilişkin ilkesine aykırılık oluşturur. Nitekim aynı ilkeden hareket edilerek kişilere askerlik hizmetinden veya yurt dışı hizmetlerinden yaşlılık aylığı bağlanmasına yetecek kadar süreyi borçlanarak değerlendirme olanağı tanınmış, tüm süreyi borçlanma zorunluluğu konmamıştır. Söz ve deyimlerin lafzi anlamına sıkı sıkıya bağlanarak, 2829 sayılı Yasa'dan yararlanabilmek için kişiyi tüm sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmet sürelerini birleştirmeye zorlamanın sosyal güvenlik sistemi ve yasanın amacı ile bağdaşmadığı gerçeği karşısında, kişiye tek bir yasaya tabi çalışması ya da borçlanması ile aylık bağlanabiliyorken, ikinci bir Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi hizmetin birleştirilmesine zorlamak uygun olmayacaktır (HGK'nın 06/03/2002 tarih, 2002/132 Esas ve 2002/139 Karar sayılı ilamı da aynı doğrultudadır.). Yine Mahkemece davacının 28.03.2024 tarihli talebinin değerlendirilerek karar verilmiş olması da yerinde olup bu açıklama ışığında; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, yukarıdaki açıklamalar değerlendirilerek yatırılan primlerin iadesinin değerlendirilmiş olmasına göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı Kurumun hatayı düzeltmesini gerektiğini ileri sürmüştür.
2-Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının emeklilik için gerekli koşulları sağlamadığı dosyadaki bilirkişi raporu ile de açık olduğunu, Mahkeme kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.