MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2031 E., 2025/2505 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/440 E., 2024/233 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2001 yılında sigortalı olarak 0...1 sicil numarasıyla çalışmaya başladığı, bu kapsamda da sigorta primlerini eksiksiz ve gecikmesiz olarak yatırdığını, müvekkilinin hizmet dökümünde toplam prim ödeme gün sayısı 4.588 gün olduğunu, emeklilik için Kuruma başvurduğunu, ancak Kurum tarafından müvekkilinin 1779 prim ödeme gün sayısı olduğu ve 5975 gün şartını yerine getirmediği gerekçesiyle emeklilik talebini reddettiğini, davalı Kurum tarafından müvekkilin primlerinin usul ve yasaya aykırı bir şekilde silindiğini, müvekkilinin silinmeden önceki hizmet dökümünde de görüldüğü üzere, 2016-2017 yılları arasında prim gün ve yıl sayısını tamamladığını, ancak müvekkilin güncel hizmet döküm kaydında bir kısım prim günleri silinmiş olduğunu, müvekkiline şifahen silinen prim günlerinin 2019/9 sayılı genelge nedeniyle silindiği belirtilmiş ise de müvekkilinin bu genelgenin yayınlanmasından itibaren yurt dışında kesintisiz olarak 1 yılı aşacak şekilde bulunmadığını, müvekkilin genelgenin yayınlanmasından önce yurt dışına giriş - çıkış kayıtları olsa da bu durum Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce olup müvekkilin 2925 sayılı Kanun kapsamından faydalanmasına engel olmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; prim gün sayılarının hizmetine eklenmesine ve müvekkilinin emeklilik şartlarını sağladığı tarihten itibaren emekliliğe hak kazandığının tespit edilmesi ile müvekkiline emeklilik aylığı bağlanması, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkladığı ve ileri sürdüğü nedenlerle prim gün sayılarının hizmetine eklenmesi, müvekkilinin emeklilik şartlarını sağladığı tarihten itibaren emekliliğe hak kazandığının tespit edilmesi ile müvekkiline emeklilik aylığı bağlanması taleplerini kabul etmediklerini, 2925 sayılı Kanun kapsamında tarımsal faaliyetlerde hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar yurt içinde olmak ve tarımsal faaliyetlerde çalışmanın bu sigortaya tabi olmak bakımından asıl olduğunu, ... İl Emniyet Müdürlüğünün 26.05.2023 tarihli yazı ekindeki yurda giriş çıkış tarihlerinin tetkiki sonucunda 01.01.2001 tarihinde tescili yapılan 2925 sayılı tarım sigortalılığı geçerliliği yönünden incelendiğini, sigortalının 2013/ 11... /09 genelgede; "yurt dışına çıkış tarihinden itibaren aralıksız bir yıl Türkiye’de hiç bulunmayanların süreksiz çalışmalarından söz edilemeyeceğinden, yurt dışına çıkış yapılan tarih itibariyle sigortalılıkları sonlandırılacaktır." denilmiş olduğundan ve sigortalının 1 yıldan fazla yurt dışında bulunması sebebi ile süreksiz 2925 tarım işçiliği sigortalılığından söz edilemeyeceğinden dolayı yurt dışına çıkış tarihinden sonraki 2925 tarım işçiliği sigortalılığı primlerinin iptal edildiğini, bir yıldan fazla süredir yurt dışında olan kişinin yurt içinde tarımsal faaliyetlerde hizmet akdiyle süreksiz bir çalışmadan söz edilemeyeceğini, davacının hangi şartları taşıyor ise o iş kolunda kendisini sigorta ettirmesi gerekmekte iken farklı iş kollarında faaliyette bulunmuş olduğunu, şartları taşımadığından emekli olması mümkün olmadığını, davacı kötüniyetli olarak fiili ve kanuni olarak çalışmadığı sigorta kolunda kendini çalışıyor göstermiş olduğunu, Kurum işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddi talep edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; 5510 sayılı Kanun'un 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesini ortadan kaldırmadığı, buna göre 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki dönemlerde 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olanların, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında sigortalılık şartlarını devam ettirdiği ve sigortalılığın sona ermesi hallerini içermediği müddetçe, 5510 sayılı Kanun'un ek 5. maddesi kapsamında değil, yine 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olmaya devam edeceklerinin açık olduğu, davacının da 01.10.2008 tarihinden daha önce 2925 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan sebeplerin mevcut olmaması halinde sigortalılığının devam etmesi gerektiği, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde 1 yıldan daha fazla süre ile yurt dışında olunmasının 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığı sona erdiren bir sebep olarak düzenlenmemesine rağmen davalı Kurum tarafından bu gerekçe ile 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının sona ermesini gerekçe göstererek davacının 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığını iptal ettiği, 2925 sayılı Kanun'a göre alt kademede yer alan genelgelerin üst kademedeki norma aykırı olmasının ya da onun kapsamını aşan düzenlemeler içermesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla normlar hiyerarşisinde üst kademede yer alan yasa hükmüne aykırı olarak kanunda yer almayan sigortalılığın sona erme sebeplerinin kanuna göre alt kademede yer alan davalı Kurum tarafından düzenlenen genelge ile yürürlüğe konulmasının ve uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, davalı Kurumun iptal işleminin yersiz ve dayanaksız olduğu, 2925 sayılı Kanun'un 6. maddesinde yer alan sigortalılığın sona erme sebeplerinin de mevcut olmadığı, buna göre bilirkişi raporunda yer alan 15.07.2004-01.08.2005 tarihleri, 25.09.2010-28.10.2011 tarihleri ve 14.02.2018-04.05.2019 tarihleri arasındaki 422 günlük sürenin de eklenmesi ile davacının 4588 gün hizmetinin olduğu, 15 yıl ve 3600 gün şartını sağladığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının emeklilik tahsis talep tarihi olan 04/03/2023 tarihini takip eden aybaşından itibaren emekliliğe hak kazandığının ve davacıya emeklilik tahsis talep tarihi olan 04.03.2023 tarihini takip eden aybaşından itibaren emeklilik aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiş davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının kötüniyetli olarak fiili ve kanuni olarak çalışmadığı sigorta kolunda çalışıyor gibi gösterildiğini, Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.