MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1858 E., 2025/605 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/119 E., 2022/220 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'ın, müvekkili şirkete ait iş yerindeki görevi sırasında müvekkil şirketin çalışma ortamında gerekli önlemleri almayarak meslek hastalığına yakalanmasına sebebiyet verdiğini iddia ederek müvekkil şirket aleyhine meslek hastalığı veya iş gücü kaybı tazminatı ve manevi tazminat talepli olarak Bakırköy 44. İş Mahkemesinin 2021/42 Esasına kayden dava açtığını, bu davada alınan ATK İkinci Üst Kurulunun 03.02.2022-467 Karar numaralı raporunda; kişinin yaptığı iş ile rahatsızlıkları arasında illiyet bağının (nedensellik ilişkisinin) kurulamadığı, bu rahatsızlıkların en baştan beri mesleki olmadığının mütalaa edildiğini, Mahkemece 17.06.2022 günlü ara karar ile davacının meslek hastalığının olmadığının tespiti için dava açmak üzere kendilerine süre verdiğini belirterek; ATK İkinci Üst Kurulunun raporu doğrultusunda davalı ...'ın meslek hastalığının olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davalı Kurum vekili; müvekkili Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranlarının belirlenmesi için yapılan tespitlerin 5 06... sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre yapıldığını, davacının dilekçesinin ekinde sunmuş olduğu Yargıtay kararının diğer raporlarla çeliştiğini, öncelikle bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müvekkili Kurum tarafından gönderilecek kayıtlar incelendiğinde yapılan işlemin usule uygun olduğunun ortaya çıkacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olma ihtimaline binaen zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davanın Kuruma başvuru şartı gerçekleştirilmeden açılması nedeniyle reddine karar verilmesi kanaatinde olmakla beraber aksi halde dahi zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili Kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerin usul ve esas bakımından yerinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davalı ...’ın sinovit ve tenosinovit rahatsızlığının meslek hastalığı niteliğinde olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; davacı tarafından, Bakırköy 44. İş Mahkemesi 2021/42 E. sayılı dosyada alınan Adli Tıp Raporu doğrultusunda kazalı ...'ın meslek hastalığı olmadığı tespit edildiğini, müvekkil Kurum tarafından sürekli iş göremezlik oranlarının belirlenmesi için yapılan tespitlerin 5 06... sayılı Kanun uyarınca Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre yapıldığını, İlk Derece Mahkemesinin dosyayı ATK'na göndermeden hüküm verdiğini, halbuki ilgili dosyada henüz karar dahi verilmemiş olup Adli Tıp Kurumu raporunun işbu dosya yönünden bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigortalının sinovit ve tenosinovit rahatsızlıklarının meslek hastalığı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.