MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2519 E., 2025/978 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/258 E., 2023/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç ettiğini, Türk vatandaşlığına hak kazandığını, Bulgaristan resmi kayıtlarında 26.07.1972 olan doğum tarihinin Türkiye nüfus kayıtlarına sehven 18.02.1976 olarak geçmesi nedeniyle açılan Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/281 Esas sayılı davasında nüfus tashihine karar verildiğini, kesinleşen karara istinaden ...'ye yapılan başvurunun yaş tashihinin ilk işe girişten sonra yapıldığı gerekçesiyle reddedildiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigorta başlangıç tarihinden sonra yapılan yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacıya tahsis talebini takip eden 01.09.2021 tarihinden geçerli olmak üzere aylık bağlanması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının E-47492510-203.06.99-43646821 sayılı 11.04.2022 tarihli yazısı ile 07.10.2021 tarih ve E-47492510-203.06.99-... sayılı Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı hakkında düzenlenen belgelerden Bulgaristan doğum belgesi içeriğinde doğum tarihinin 26.07.1972 olduğu, ayrıca davacının açtığı ve 13.01.2017 tarihinde kesinleşen Mahkeme kararında davacı hakkındaki doğum tarihinin maddi hata ile nüfus kayıtlarına geçirilirken 26.07.1972 yerine 18.02.1976 olarak tescil ve kayıt edildiği hususu belirgin olmakla, yaş tahsisi ile ilgili olmayıp kayıt tahsisi ile ilgili olduğu açık olan mahkeme kararının tahsis şartları bakımından dikkate alınması, sonucuna göre bir irdeleme yapılması yerindedir.
Somut olayda, 26.07.1972 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihi 17.10.19 92... sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin B bendinin (j) alt bendine göre 20 yıl sigortalılık süresi, 49 yaş koşuluyla yaşlılık aylığına hak kazanacağı, 19.08.2021 tahsis talep tarihi itibariyle sigortalılık süresi ve yaş koşulunu sağladığı,19.08.2021 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 01.09.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/281 Esas- 2016/399 Karar sayılı ilamı kayıt tashihi ile ilgili olduğundan yaşlılık aylığı bağlanması koşullarının oluşmasında mahkemece de tespit edilen bu yaşın dikkate alınması gerektiği kabul edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun’un 57. maddesi gereğince uzun ve kısa vadeli sigortalar ile genel sağlık sigortasından yararlanmada sigortalının yararlanmaya başlamadan önceki yaş düzeltmelerinin kabul edileceğinin, sigortalıkları başlatılanların sigorta başlangıç tarihinden sonra yaptıkları yaş düzeltmelerinin ise dikkate alınmayacağının öngörüldüğünü, buna göre davacının tahsis işlemlerinde yaş tashihi yaptırmadan önceki yaşı dikkate alınacağı için 20 yıl, 49... gün şartlarına tabi olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.