MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1772 E., 2025/867 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 46. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/14 E., 2022/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dışı ... ... ...-... unvanlı şirket ile 10.01.2010 tarihli eser sözleşmesi akteddiğini, işbu sözleşme ile ... ... Şirketinin, davacı şirketin muhtelif iş yerlerinin sınırları içerisinde gerek açık gerek kapalı alanlarda yapılacak her türlü inşaat, tüm tahmil, tahliye, ... aksesuarları üretimi, yüklenmesi ve montajını yapmayı kabul ettiğini, anılan sözleşme kapsamında ... ...'nin kendi işçilerini görevlendirerek ... binasında çatı tamiratı işini yüklendiğini, çatı tamiratı işinde görev yapan ... ...'nin sigortalı çalışanı davalı ...'un 15.05.2010 tarihinde iş kazası geçirdiğini, kazanın gerçekleşmesi akabinde iş kazası tutanağı düzenlendiğini, tutanakta ...'un imzası ve ... ... ... ...'in imza ve kaşesinin bulunduğunu, her ne kadar iş kazası ...'ın sınırları içinde gerçekleşmiş olsa da ...'un iş ilişkisi ... ... ile olduğundan ve davacı şirketin bu ilişkinin tarafı olmadığından gerekli işlemlerin ... ... tarafından yapıldığını, davacı şirketin "2572" numaralı kilit menteşe imalatı iş kolu kodunda faaliyet gösterdiğini, kaza geçiren davalı işçinin ise farklı bir iş kolunda çalıştığını ileri sürerek, davalı ...'un 15.05.2010 tarihinde davacı şirket bünyesinde çalıştığını tespit eden Kurum işleminin iptali ile ...'un davacı işyerinde çalışmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun işbu davada fer'i müdahil olduğunu, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davalı işçinin davacı şirkette çalıştığının tespit edildiğini, iddiaların resmi kayıt ve belgeler ile kanıtlanması gerektiğini, Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, davacı şirkette ustabaşı olarak 19.11.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışması devam ederken 15.05.2010 tarihinde çatıda panel kesme işlemini yapması sırasında, kesilmiş malzemeye basması sebebiyle 3, 7 metreden düştüğünü, ardından birlikte çalışmakta olduğu işçi ...'nun davacının üzerine düştüğünü, davacının bu kaza sebebi ile yaralandığını, çalışma gücü kaybına uğradığını ve malul kaldığını, iş kazası sebebiyle maddi tazminat talepli ... 27. İş Mahkemesi 2019/182 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının bilgisi dışında 31.01.2010 tarihinde ... firması tarafından işten ayrılış bildirgesi düzenlendiğini, iş kazası geçirdiği tarihte muvazaalı olarak ... adlı şahıs firması üzerinden sigortalı gösterildiğini, oysa ki davalının 19.11.2009 tarihinden itibaren davacı işverenlikte fiilen çalıştığını, işle ilgili emir ve talimatları davacı şirketten aldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, 16.11.2020 tarihli kayıt ve belge inceleme tutanağı, Kurum inceleme raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... .... ile dava dışı ... ...-... firması arasında imzalanan sözleşme tarihinde davalı ...'un davacı şirket çalışanı olduğu, bu yönüyle ... ...-... firmasının sonradan getirdiği bir çalışan olmadığı, davacı şirket tanıkları da dahil olmak üzere tanıkların 10.01.2010 tarihli sözleşmeden sonra ... ...-... firmasından çalışmalarının bildirildiği, ancak tanıkların beyanlarında 10.01.2010 tarihli sözleşme öncesinde ve sonrasında da fiilen davacı şirket bünyesinde çalıştıklarının ifade edildiği, ayrıca davalının çatı tamir işi bittikten sonra da davacı şirkette çalışmaya devam ettiğinin ve esasen davalı ...'un davacı şirketin ana çalışanı olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, Mahkemece ihtilafın temelini oluşturan sözleşmenin hukuki nitelendirmesinin yapılmadığını, davacı şirket ile dava dışı ... ... arasında akdedilen 15.05.2010 tarihli sözleşmenin anahtar teslim niteliğinde bir eser sözleşmesi olduğunu, bu anlamda iş sahibi davacı şirketin, yüklenici ... ...'nin işçilerinden mesul tutulamayacağını, davacı şirket ile davalı ... arasında hizmet akdi ilişkisi olduğunu ortaya koyar nitelikte ücret ödemesi veya emir-talimat akışının mevcut olmadığını, yazılı delillerin göz ardı edilerek salt tanık anlatımlarıyla sonuca gidildiğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile davalı ...'un davacı şirket işyerinde çalışmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.