MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/125 E., 2025/2772 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/79 E., 2024/545 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde şekerhane bölümünde çalışmakta iken 24.09.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini, 2 kişinin yapması gereken işi tek başına yapmak zorunda bırakılması sebebiyle davacının sürekli iş gücü kaybı oluştuğunu ve kaza esnasında belinde kitlenme meydana geldiğinden bel bölgesine 8 adet platin takılmak zorunda kaldığını, kaza sonrasında davalı işyeri tarafından ... SGK İl Müdürlüğüne iş kazası bildirimi yapıldığını, davacının başvurusu neticesinde ... Bölge Sağlık Kurulu tarafından ... %40 olarak tespit edildiğini ve SSYSK'nın 29.11.2021 tarihli 2021/20103 sayılı kararı ile %40 ... belirlendiğini, davacının maluliyetinin çok daha yüksek olduğunu, İş kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli dava açılmış olduğu, ... 1. İş mahkemesi 2021/768 Esas sayılı dosyada Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 69365276-101.01.02.-2022/1 ... numaralı 10.04.2023/7404 Karar numaralı raporu ile iş kazası ile maluliyet durumu illiyet bağı kurulamadığı gerekçesi ile %0 olarak belirlendiğini, Adli tıp 2. Üst Kurulu 32984685/101.01.01/2023/91303-2431 sayı ve 26.10. ... numaralı Kararı ile de benzer gerekçeler ile iş kazası ile maluliyet durumu arasında illiyet bağı bulunmadığı yönünde raporun tanzim edildiğini, ATK raporlarının denetime elverişli olmayıp Mahkeme tarafından re'sen belirlenecek Üniversite Hastanesi Adli Tıp Anabilim dalına davacının sevkinin sağlanarak ATK ve SSYSK raporlarını irdeleyen raporun alınmasını ve davacının iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan tazminat davasının derdest olduğunu, tazminat davasında maluliyet durumunun tespit edildiğini, davacının dava konusu rahatsızlığının iş kazası öncesine dayalı geçmişinin bulunduğunu, böyle bir işte çalışmayan kişilerde ve toplumda sık olarak görüldüğünü, iş kazası ile arasında illiyet bağının bulunmadığını beyan ederek, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun öncelikle dava şartı yokluğundan aksi halde esastan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sigortalının iş kazası geçirmesi nedeniyle kurum tarafından maluliyet oranının tespit edilerek iş göremezlik gelirinin bağlandığını, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından da aynı maluliyet oranının tespit edildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından maluliyet derecesinin tespit edildiğini, maluliyet oranına karşı yapılan itirazın ve davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini beyan ederek, itirazın haksız olması nedeniyle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama neticesinde; davacının davalı şirket işçisi olarak çalışırken 24.09.2018 tarihinde iş kazası geçirdiği, Mahkemenin 2021/768 Esas sayılı dosyası ile iş kazası nedeniyle davalı şirkete karşı tazminat talepli dava açıldığı, bu dosyada alınan maluliyet raporlarına göre; SGK'nın 03.08.2021 tarihli raporunda davacının 24.09.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik derecesinin E cetveline göre %40,0 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğinin tespit edildiği, SSYSK'nın 29.11.2021 tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeni ile maluliyet oranının %40,0 olduğu, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, kontrol muayenesi gerekmediğinin tespit edildiği, SGK ve SSYSK tarafından bildirilen maluliyet oranına itiraz olması nedeni ile dosyanın ATK 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, ATK 3. İhtisas Kurulunun 10.04.2023 tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında, maluliyetine neden olarak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin % 0 olduğu, başka birisinin sürekli bakımına ve yardımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, SSYSK raporu ile ATK 3. İhtisas Kurulu raporunda belirtilen maluliyet oranlarında çelişki oluşması nedeni ile dosyanın ATK 2. Üst Kuruluna gönderildiği, ATK 2. Üst Kurulunun 26.10.2023 tarihli raporunda davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında, maluliyetine neden olarak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin % 0 olduğu, başka birisinin sürekli bakımına ve yardımına muhtaç durumda olmadığının tespit edildiği, ATK 2. Üst Kurul raporunda belirlenen maluliyet oranı tazminat davasında taraflar açısından kesinleşmiş olup SGK tarafından belirlenen maluliyet oranının farklı olması ve SGK'nın ATK raporunu kabul etmemesi nedeniyle kesinleşen maluliyet oranına göre işlem yapmadığı anlaşıldığından davacının dava açmada hukuki yararının bulunduğu, sonuç olarak ATK 2. Üst Kurulunun raporunda davacının 24.09.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle iş göremezlik oranının %0 olduğunun tespit edildiği, davacının iddiasının ispat edilemediğ tespit edilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosya kapsamına göre davacı tarafından sürekli iş göremezlik oranı yönünden istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına ve özellikle mahkemece sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolu belirleyen 5510 sayılı Kanun'un “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesine göre değerlendirme yapılmış olmasına, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun birbirini teyit eden kararlarında davacının geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyetinin % 0 olduğu, başka birisinin sürekli bakımına ve yardımına muhtaç durumda olmadığının tespit edilmesine göre Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin belinde meydana gelen maluliyetin iş kazası sonucu meydana geldiğinin Kurumca ve işverenin tazminat davasında illiyet bağına itirazda bulunmamasıyla sabit olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının yeniden belirlenmesi gerektiğini belirterek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.